Bear tales türkçesi Bear tales nedir

Bear tales ingilizcede ne demek, Bear tales nerede nasıl kullanılır?

Bear : Dayanmak. Sapmak. Kin gütmek. Çekmek. Vurguncu. Üzerinde bulunmak. Vermek. Üstlenmek. Götürmek. Aklında olmak.

Tales : Hikaye. Rivayet. Masallar. Dedikodu. Öykü. Kıssa. Masal. İlave olunan jüri üyelerinin listesi. Yalan. İlave olunan juri üyelerinin davet listesi.

Bear a grudge : Düşmanlık beslemek. Kan gütmek. Kin beslemek. Kin gütmek.

Bear a grudge against : İle düşmanlığı olmak. -e karşı kin beslemek. Kin beslemek. -e karşı düşmanlık beslemek. -e karşı kan gütmek. Kuyruk acısı olmak. Kin duymak.

Bear a hand : Yardım eli uzatmak. Yardım etmek.

Bear a load : Ağır bir yük taşımak. Ağır yükü olmak. Yük taşımak.

İngilizce Bear tales Türkçe anlamı, Bear tales eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bear tales ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fan the breezes : Havadan sudan konuşmak. Çene yarıştırmak. Çene çalmak. Laflamak. Laklak etmek.

Gossip : Bir birey ya da toplumsal küme üzerinde, yüze karşı değil arkadan sözlü saldırıda bulunmak yoluyla toplumsal denetim kurma. Dedikoducu kimse. Kov. [#geveze Gevezelik] etmek. Laf yetiştirmek. Dedikodu. Dedikodu etmek. Kaynatmak. Çene çalmak.

 

Tell tales : Hikayeler anlatmak.

Tattle : Gevezelik etmek. Boşboğazlık. Ağzından kaçırmak. Geveze. Boşboğazlık etmek. Fitlemek. Gevezelik. Gammazlamak. Dedikodu.

Gossiped : Gevezelik. Çene çalmak. Laf yetiştirmek. Gevezelik etmek. Dedikodu. Söz. Kaynatmak. Dedikodu etmek. Kov.

Rumor : Yaymak. Havadis. Rivayet. Söz. Dedikodu. Söylenti. Bkz.rumour. Şayia. Söylenti çıkarmak.

Tattled : Dedikodu. Gevezelik. Boşboğazlık etmek. Boşboğazlık. Ağzından kaçırmak. Gevezelik etmek. Gammazlamak. Fitlemek. Geveze.

Rumoring : Havadis. Söylenti çıkarmak. Rivayet. Dedikodu. Söylenti. Söz. Dedikodusunu çıkarmak. Şayia. Yaymak.

Gossips : Söz. Gevezelik. Çene çalmak. Gevezelik etmek. Kaynatmak. Kov. Dedikodu etmek. Dedikodu. Laf yetiştirmek.

Bear tales synonyms : carry tales, rumour, rumouring, talk scandal, tattles, tattling.