Tami nedir, Tami ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Fındık kümesi : Tamiler çok.

Bir ocaklık çay bitkisi, çay kümesi.

Tami ile ilgili Cümleler

  • Tamirciye kim ödeme yapacak?
  • Ona buzdolabını tamir ettiğimi söyle.
  • Tamir edemiyorum. Değiştirilmesi gerekecek.
  • Ali sızıntıyı buldu ve onu tamir etti.
  • Ali saatini tamir etti.
  • Tamir faturası parçaları ve işçiliği kapsıyor.
  • Kişisel bilgisayarımı tamir ettirdim.
  • Şimdiye kadar ilk defa bir halı tamir ettim.
  • Tamir edemeyeceğin bir şey var mı?
  • Isıtıcıyı tamir edebiliriz.
  • Tamir edemiyorum. Yenisiyle değiştirilmesi gerekecek.
  • Onu tamir etmek birkaç saatimi aldı.
  • O, bilgisayarları nasıl tamir edeceğini bilir.
  • “Elbiselerini bizzat yamıyorlar, ayakkabılarını tamir ediyorlar, hayvanlarını öz elleriyle sağıyorlar.”
  • “Köşk tamir görmekte olduğundan Gazi, bu küçük dairede oturuyordu.”

Tami ile ilgili Atasözü veya Deyim

tamim etmek : genellemek.

tamir etmek : onarmak Mecaz anlamı yapılan bir yanlışı düzeltmeye çalışmak.

tamir görmek : onarılmak, düzeltilmek, yenilenmek.

tamire vermek : onarılmak için bir şeyi onaracak kimse veya yere vermek.

Tami anlamı, tanımı

Osel tamivir : Viral nöraminidaz enzimini baskılayarak enflüenza A ve B virüslerinin çoğalmasını engellen, grip tedavisinde kullanılan ilaç

Tamil : Tahammül.

 

Tamilce : Tahminen.

Tamindirgeme : Bir önermeyi eşdeğeri olan tamindirgenmiş bir önermeye dönüştürme işlemi.

Tamir enzimi : Çift DNA ipliğinde kopmuş tek iplik ya da herhangi bir şekilde zarar görmüş kısımları tamir eden DNA'ya bağlı bir DNA polimeraz enzimi.

Tamizloh : Damızlık.

Yanlış kopya tamiri mekanizması : DNA sentez işleminden sonra yanlış kopyalanıp kontrolde yakalanmayan, yani hata giderme mekanizmasına yakalanmayan hataların tamiri mekanizması.

Tamik : Derinleştirme.

Tamim : Genelge, sirküler. Genelleştirme. Genelleme.

Tamir : Onarma, onarım. Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma.

Tamir takımı : Onarım işlerinde kullanılan araç ve gereçlerin hepsi veya bunları içinde bulunduran çanta. Motorlu araçlarda karbüratörün yenilenmesinde kullanılan parçalar.

Tamirat : Onarım.

Tamirci : Bir şeyi onaran kimse. Onarım yapılmış olan yer.

Tamircilik : Tamircinin işi.

Tamirhane : Genellikle teknik araçların onarıldığı yer.

Ocaklık : Bir aileye, babadan oğula geçmesi için verilen mülk. Baca. Mutfak. Bir yapının temelini veya çatısını oluşturan büyük kereste, temel direği. Ateş yakılan yer, ocak.

Bitkisi : Sonu.

Ocaklı : Ocağı olan, içinde ocağı bulunan. Ocaktan olan (yeniçeri).

Fındık : Kayıngillerden, kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun genel olarak Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen, boyu 6-7 metre, yaygın tepeli bir ağaççık (Corylus avellana). Bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı, nişastalı ürünü. Hileli zar.

Kümes : Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer. Ufak ev.

Diğer dillerde Tameşleme anlamı nedir?

İngilizce'de Tameşleme ne demek ? : bijection, one-one correspondence