Tandems türkçesi Tandems nedir

  • Ardarda dizilmiş.
  • Tandem.
  • Birbiri ardına.
  • Atların birbiri ardına koşulduğu araba.
  • İkili.
  • Birbiri ardına koşulu olarak (atlar).
  • Birbiri arkasına dizilmiş.
  • Art arda dizili.
  • İki kişilik bisiklet.
  • Ardışık.
  • Çift öğeli.

Tandems ingilizcede ne demek, Tandems nerede nasıl kullanılır?

Tandem bicycle : İkili bisiklet. Tandem bisiklet.

Tandem drive : Tandem aksı. Tandem tahrik. Çift tekerlekten çekiş. Peşpeşe sürme.

Tandem hook : Benlik, başlık, ara başlık ve el oltasından oluşan ve yem takılan biçimlendirilmiş olta. Uzun olta.

Tandem office : Düzgeçiş santralı. Tandem santral.

Tandem parlor : Ard arda sağım tesisi. İneklerin birbiri ardına dizilerek sağıldığı sağım tesisi. inekler sağım sonrası işletmenin diğer tarafından dışarı alınırlar.

Grandstander : Hava atan kimse. Tribünlere oynayan oyuncu. Etkilemek için abartılı davranan. Etkileyeme çalışan kimse. Etkilemek amacıyla gösteriş yapan kimse. Tribünlere oynayan. Göstermelik davranışlar sergileyen.

Tandem switch : Düzgeçiş santralı. Omurga anahtarı. Omurga anahtar.

Rotary tandem parlor : İneklerin dönerli sağım sistemine ard arda dizilerek sağılması ve girilen yerden sistemin dönmesiyle dışarı alındığı, oldukça pahalı olan sağım sistemi. Ard arda dönerli sağım tesisi.

 

Bystanders : Görgü tanığı. Üçüncü kişi. Olaya karışmadan bir kenarda duran kişi. Bir olayı olaya karışmadan kenardan izleyen. Seyirci. Seyirci kalan. Olaya karışmadan bir kenarda duran kimse.

Dittander : Tere. Acı tere otu.

İngilizce Tandems Türkçe anlamı, Tandems eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tandems ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bilateral : Metabolik bozukluklara ve iç salgı bezi bozukluklarına bağlı olarak oluşan, çift taraflı, bakışımlı, kedi ve köpeklerde görülen kıl dökülmesi. Bilateral. İkiyanlı. İki kenarlı. Her iki tarafa, her iki yana ait. İkiyönlü. İki yönlü. Çiftyanlı. İki yanlı.

Arrangement : Düzenlenmiş şey. Uzlaşma. Plan. Tanzim. Bir müzik parçasını yeni bir düzen içinde yeniden kurma, işleme. Aranjman (çiçek için). Anlaşma. Sözleşme. Hazırlık. Kombinezon.

Bigeminal : Çift. Dual. Simetrik.

Sequencings : Sıraya koyma eylemi. Dereceleme. (genetik) polimer zincirindeki monomerlerin sırasını belirleme (özellikle dna içerisindeki nükleotidlerin). Sıralılığın korunması. Ardıştırma. Dizileme. Dizilim. Art arda gelecek şekilde düzenleme. Sıralama.

Polymer : Polimerizasyon sonucu oluşmuş molekül ağırlığı yüksek doğal veya sentetik madde, daha basit moleküllerin birbirine bağlanmasıyla oluşturulmuş yüksek molekül ağırlığına sahip kompleks bileşik. Çoğuz. Çok sayıda monomer birimin veya yapı taşlarının bir araya gelmesiyle oluşan molekül, multimer. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Örgensel özdeciklerin kendi aralarında birleşip kümelenerek oluşturdukları büyük kütleli dev özdecikler. Yinelenen yapısal kümelerin oluşturduğu, yüksek molekül ağırlıklı bileşikler, dev moleküller. Polimer. Ardışık malzeme. Küçük bir özdeciğin yinelenmesinden oluşmuş, tekizleri kimyasal bağlarla birbirine ekli uzun özdecik.

 

Dimers : Dimer. Aynı madde içerisindeki iki molekülünün birleşmesiyle oluşan bileşik. İki merli. Daha küçük iki özdeş molekül kombinasyonundan oluşan molekül (kimya).

Successive : Dayanışmalı. Üst üste. Peşpeşe. Ardıl. Birbirini izleyen. Ardarda. Üst üste olan. Ardarda gelen.

Dual : İkizuzay. Bir yöneyler uzayındaki her yöneyi: ı a >, tersyüzleyerek edinilen yöney uzayı: < a ı. Çift. Eşlek. İkici. İki. Çifte. Dual. İki eş parçalı. Çifteş.

Dichotomous : İki parçaya ayıran. İkiye bölünmüş. İki parçaya ayrılmış. İkiye bölünen. Çatal şeklinde. İkiye bölen.

Sequent : Art arda gelen. Birbirini izleyen. Takip eden. Ardıl. İzleyen. Netice. Sonra gelen. Sonuç. Sonucu olan.

Tandems synonyms : sequential, sequencing, binary, bipartite, placement, consecutive, duetted, sequents, in tandem, doublet, bicycle built for two, duets, in procession, double, binal, sequenced, consecutively, tandem, diad, deuce, duet, dimer, one after another.