Tarı nedir, Tarı ne demek
Tarı; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Mısır tanesi.
Tanrı.
Tarı isminin anlamı, Tarı ne demek:
Soy, nesil. Ekin. Darı, tahıl. İyi, güzel. Tarı ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.
Tarı ile ilgili Cümleler
- Sosyalist tarım büyük başarıya ulaştı.
- Ali tarımda çalışıyor.
- Ben İspanya'ya tatile gittiğimde, eski tarım ekipmanlarından oluşan bir sergiyi görmek için müzeye gittim.
- Tarım, bölgenin en verimli alanlarında gelişmiştir.
- Dünyada dağlar, ormanlar, tarım arazileri, hayvanlar ve insanlar vardır.
- Japonya ABD'nin tarım ürünlerinin en büyük ithalatçısı.
- Kendimi tarıyordum.
- Bu toprak tarım için ideal.
- Ali aynanın önünde saçını tarıyordu.
- Hükümet tarımda daha fazla yatırım yapmalı.
- Tarım Kaliforniya'da önemli bir sanayidir.
- Jale aynanın önünde oturuyordu, saçını tarıyordu.
- Tarım büyük miktarda su tüketir.
Tarı anlamı, tanımı
Avrupa birliği ortak tarım politikası ilkeleri : Pazar birliği, topluluk tercihi ve mali dayanışmadan oluşan, ortak tarım politikasının dayandığı ilkeler
Avrupa iyi tarım uygulamaları : Avrupa Perakendeciler Çalışma Grubu içindeki perakendeciler tarafından 1997 yılında başlatılmış iyi tarım uygulamaları ölçünleri.
Avrupa tarımsal yönlendirme ve garanti fonu : Avrupa Birliğinin ortak tarım politikasının finansmanını sağlamak amacıyla 1962 yılında oluşturulmuş fon. karşılığı Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası.
Birleşmiş milletler gıda ve tarım örgütü : Tarımsal bölgelerde yaşam ölçünlerini yükseltmeye yönelik araştırmalar yürütmek amacıyla teknik yardım sağlamak, tarım, ormancı1ık ve balıkçılık alanlarında üretkenliği geliştirmek ve pazarlama ağını genişletmek üzere 1945 yılında kurulan ve merkezi Roma olan Birleşmiş Milletler Örgütünün uzmanlık kuruluşlarından biri.
Büyük tarımsal işletme : Yerfıstığı, kakao, kahve ve kauçuk gibi ürünleri yetiştirip uluslararası pazarlara satmayı amaçlayan, anaparası çok kez yabancı ortaklıklarca sağlanan geniş topraklar.
Çok ürünlü tarım : Bir yörede, yıl içinde çeşitli ürünler yetiştirmeyi amaçlayan tarım türü. bk. tek ürünlü tarım.
Dikili tarım arazileri : Meyve, asma, fındık, fıstık, gül, çay gibi ağaç, ağaççık ve çalı biçimindeki çok yıllık bitkilerin dikili olduğu tarım arazileri.
Ekili tarım arazileri : Buğday, arpa, mısır gibi tek dönemlik tohumlu bitkilerin ekildiği tarım arazileri.
Ekolojik olmayan tarım : Kimyasal gübre ve zararlılarla mücadele ilaçları kullanılarak gerçekleştirilen tarımsal üretim biçimi.
Enerji tarımı : Biyoyakıt üretiminde kullanılan soya, ayçiçeği, kanola, aspir, şeker pancarı gibi her türlü bitkisel ürünün yetiştirilmesi.
Gıda ve tarım örgütü : [Bakınız: Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü]. Beslenme düzeyini iyileştirmek, tarımsal üretkenliği artırmak ve kırsal kesimde yaşam düzeyini yükseltmek amacıyla Ekim 1945de kurulmuş Birleşmiş Milletler Teşkilatı, FAO.
Hassas tarım : Tarımsal verimliliğin ve etkinliğin artırılmasının yanı sıra çevreye verilen zararın en aza indirilmesini sağlayacak biçimde toprağın ve ürünün değerlendirilmesine dayanan iyi tarım uygulamalarından biri.
İşlenmiş tarım ürünleri : Bir üretim etkinliği sonucu başka bir biçime dönüştürülmüş tarım ürünleri.
İyi tarım uygulamaları : Tarımsal üretim sistemini iktisadi açıdan kârlı ve verimli, sosyal açıdan yaşanabilir, insan ile hayvan sağlığına ve çevreye duyarlı kılarak gönenci artıran, dünyada bütünleşik ürün yönetimini önplana çıkaran sürdürülebilir kalkınmanın tarımsal ayağını oluşturan uygulamalar bütünü. İyi tarım uygulamaları Avrupa iyi tarım uygulamaları adı altında başlayıp, küresel iyi tarım uygulamaları ile geliştirilen uluslararası ölçünleştirme girişimlerini kapsamaktadır.
Kaba tarım : Verimin yüksek olmasını amaçlamayan, ancak geniş topraklara yayılarak gerçekleştirilen tarım, bkz, yoğun tarım.
Küresel iyi tarım uygulamaları : Bangkokta sekincisi gerçekleştirilen küresel konferansta alınan kararla Avrupa iyi tarım uygulamaları yerine 2007 yılında oluşturulan iyi tarım uygulamaları ölçünleri.
Makineleşmiş tarım : Daha çok geniş tarımsal topraklarda uygulanan, insan ve hayvan gücünün, emeğinin yerini, türlü işlerde kullanılan makinelerin aldığı tarım biçimi.
Sözleşmeli tarım : Sözleşmeli üretime dayalı tarımsal üretim.
Tarıf : Toprak mangal.
Tarık : Mahkemeye başvurma, dava. Gerek, gerekli. Sabah yıldızı, Venüs.
Tarım aşaması : Uygarlıkların ya da ekonomilerin gelişimi sırasında geçildiği kabul edilen aşamalardan biri.
Tarım bankası : Tarım kesiminde etkinlikte bulunanlara kredi veren banka.
Tarım dışı kesim : Tarım kesimi dışında yer alan madencilik, sanayi ve hizmetlerden oluşan kesimlerin tümü.
Tarım eğitimi : İleride tarımla ilgili iş ya da görevlerden birini seçeceklere verilen meslek eğitimi. İlk ve orta dereceli okul öğrencilerine kılgısal tarım bilgi ve becerileri vermek, onlarda doğa ve toprak sevgisi uyandırmak, ilgili öğrencileri tarım alanına yöneltmek amacı ile düzenlenen eğitim.
Tarım güvencesi : Tarımda kullanılan genel araçları, hayvanları ve tarımsal ürünleri korumak için yapılan güvence.
Tarım havzaları : Bir veya birkaç il sınırı veya bölge sınırları içinde aynı ekolojik koşulları taşıyan ve birbirinin devamı niteliğindeki tarımsal üretim alanları.
Tarım iktisadı : Tarım ürünlerinin üretim, dağıtım ve pazarlaması ile tarımsal krediler, tarımsal desteklemeler ve tarımsal destekleme politikaları, tarımsal araştırma, geliştirme ve yayım gibi konuları inceleyen iktisadın alt dalı.
Tarım işçisi : Kendisinin olmayan topraklarda, tarım işletmeciliğinin gerektirdiği işlerde para karşılığında çalışan kişi. Tarımsal etkinlikte bulunan bir işverene bağlı olarak çalışan kişi. Tarımda çalıştırılan işçi.
Tarım kazançları : Tarım işleriyle uğraşanların gelir vergisi yasasında belirtilen temel koşullara göre bu uğraşıları nedeniyle bir takvim yılı içinde sağladıkları vergi ile bağımlı kazançlar.
Tarım kenti : Köylünün, kente göçmesine gerek kalmadan kalkındırılmasını sağlamayı amaçlayan, işleyim etkinlikleriyle çağdaş tarımsal etkinliğin birleştirilmesini öngören ve Türkiye'de bir siyasal partice (MHP) sözcülüğü yapılan kırsal gelişme yöntemi önerisi, bk. köykent ve özekköy.
Tarım kesimi : Tarımsal etkinlikte bulunan üreticilerden oluşan kesim.
Tarım kooperatifi : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.
Tarım kooperatifleri : Tarım kesimindeki üreticilerin kurdukları kooperatifler. karşılığı tarım kredi kooperatifleri.
Tarım kredi kooperatifleri : Ortaklarının her türlü girdi ve donanım gereksinimlerini karşılamak amacıyla uygun koşullarda kredi sağlayan tarım kooperatifleri.
Tarım meslek okulu : Çiftçi çocuklarının tarımsal üretime daha yeterli biçimde katkıda bulunmalarını sağlamak amacıyla Tarım Bakanlığına bağlı kimi kurumlarda ve çiftliklerde açılan, ortaokula dayalı ve öğrenim süresi üç yıl olan okul.
Tarım politikası : Hükümetin tarımsal üretim, işlendirme ve fiyatları düzenlemek için aldığı kararlar bütünü.
Tarım satış kooperatifleri : Ortaklarının ürünlerini pazarlamak amacıyla kurulmuş tarım kooperatifleri. karşılığı tarım kredi kooperatifleri.
Tarım saycası : Çiftçilere topraklarını işletme ve geliştirme amacı ile verilen borç paralar.
Tarım sigortası : Tarımsal üretimde doğal afet, kuraklık, iklim değişiklikleri gibi her türlü risk ve belirsizliklere bağlı olarak ortaya çıkacak zararlar ile üretimde kullanılan makine ve donanımı her türlü riske karşı güvence altına almak için yapılan sigorta.
Tarım ürünleri borsası : Mal ve tarım ürünlerinin işlem gördüğü, alınıp satıldığı yer.
Tarım yerbilimi : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.
Tarıman : Tarımla uğraşan kimse, rençper.
Tarımbike : Tarımla uğraşan kadın.
Tarımcı topluluk : Üretim yapısı tarıma dayalı olan topluluk.
Tarımer : Tarımla uğraşan kimse.
Tarımı özendirme ödülü : Gelir vergisi yasasında belirtilen ve açıklanan yargılara göre tarımı özendirme çabası gösteren ve olumlu sonuçlar alan kişilere ilişkin kazançlara yasasındaki temellere göre sağlanan vergi bağışıklığı.
Tarımlık toprak : Toprağın sürülüp ekilebilen tabakası.
Tarımsal asalakbilim : Tarım bitkilerinde gelişen mantarları, bu bitkilerle beslenen böcekleri anlatan ve onlara karşı güdülecek savaş yollarını gösteren asalakbilim dalı.
Tarımsal destekleme alımları : Tarımsal ürün piyasalarında, hükümetin üretici gelirlerinde ya da fiyatlarda istikrar sağlamak amacıyla önceden belirlediği destekleme fiyatından doğrudan doğruya yaptığı alımlar.
Tarımsal destekleme politikaları : Tarımsal ürünlerin sunum ve isteminin diğer kesimlere göre farklı özelliklere sahip olması nedeniyle hükümetlerin gerek üretici gelirlerinde gerekse ürün fiyatlarında istikrarı sağlamak amacıyla uyguladığı politikalar bütünü.
Tarımsal gelir : Tarımsal etkinliklerden elde edilen gelir.
Tarımsal kazanç bağışıklığı : Gelir vergisi yasasında belirtilen ve saptanan yargılar ve sınırlar içinde tarım işlerinden sağlanan ve bağışıklıkla bağımlı bulunan kazançlar.
Tarımsal kuşak : Büyüyen bir kentin çevresindeki yeşilliğin korunması için, belli genişlikteki bir tarım alanının, kentsel işlevlere ayrılması olurlanmadığı için, özgün niteliğini koruyan ve kenti çevreleyen toprak.
Tarımsal özelleştirme : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.
Tarımsal sanayiler : Tarım ürünlerini hammadde veya aramalı olarak kullanan sanayi.
Tarımsal toplululaştırma : Tarımda verimliliği yükseltmek, toprak iyeliğinde de parçalanmanın, tarım işletmelerinin verimsiz çalışmalarına yol açmasını önlemek için, köylünün istenciyle ya da toprak düzeltim izlenceleriyle tarımsal toprak iyeliğinin, verimli tarım etkinliğini olanaklı kılacak ölçüde büyük toprak parçaları olarak birleştirilmesini içeren zorunlu düzenleme.
Tarımsal üretim : Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi.
Tarımsal yapı : Kırsal bölgelerde insanla toprak arasında, özellikle işletme koşulları ve iyelik bakımından var olan ilişkilerin tümü.
Tarımsal yerleşim kuramı : Toprağın kullanım biçimini ve rantları açıklamaya çalışan von Thünen tarafından ortaya atılan ve bir tarımsal ürünün nerede yetiştirileceğine taşıma maliyetleri ile taşıma süresine göre karar verileceğini, bu iki faktörün tarımsal üretimin farklı halkalarda yapılmasına ve her bir halkada değişik ürün çeşitleriyle birlikte farklı bir çiftçilik sisteminin yer almasına neden olacağını ve rantların uzak halkalara gidildikçe azalıp sıfırlanacağını ileri süren kuram.
Tarın : Dereotu.
Tarışman : Ocak çekirgesi.
Tarıtkan : Davacı.
Tas tarım : Boy bos, endam.
Tek ürünlü tarım : Geniş topraklar üzerinde kurulu kimi işletmelerin tarımsal ekonomilerinde tek ürünün egemen olması. bk. çok ürünlü tarım.
Topraksız tarım : Bitkilerin gelişmesini besin eriyikleri yardımıyla sağlamak, bitkilerin besin madde ve su gereksinimlerini stres oluşturmadan karşılamak ve bunu en düşük maliyetle gerçekleştirmek amacıyla üretimin durgun veya akan besin eriyiklerinde, sis biçiminde verilmiş besin eriyiğinde veya besin eriyikleriyle beslenmiş katı ortamlarda gerçekleştirilmesine dayanan tarımsal üretim yöntemi. Başlangıçta yalnızca sera üretiminde uygulanan bu yöntem sonraları açık alanda da kullanılmaya başlanmıştır.
Uluslararası ekolojik tarım hareketleri federasyonu : Küresel düzeyde ekolojik tarımı yaygınlaştırmak, çeşitlendirmek ve gelişimine katkı sağlamak amacıyla 750den fazla örgütün ve 102 ülkenin katılımıyla 1972 yılında kurulan birlik.
Yaygın tarım : Tarımsal alanda göreli olarak daha az miktarda sermaye ve işgücü kullanılarak gerçekleştirilen tarımsal etkinlik. karşılığı yoğun tarım.
Yaygın tarımsal üretim : Yaygın tarıma dayalı olarak yapılan üretim.
Yoğun tarım : Tüm tarımsal olanakları uygulayarak en yüksek verimi elde etmeyi amaçlayan tarım yöntemi, bk. kaba tarım. Tarımsal alanda göreli olarak daha çok sermaye ve işgücü kullanılarak gerçekleştirilen ve bir yılda birden çok aynı ya da farklı ürünün alındığı tarımsal etkinlik. karşılığı yaygın tarım.
Yoğun tarımsal üretim : Yoğun tarıma dayalı olarak yapılan üretim.
Ekolojik tarım : Organik tarım.
Kuru tarım : Kurak veya yarı kurak bölgelerde, sulama yapmadan tarladan ürün alınması yollarını gösteren tarımsal tekniklerin bütünü, kuru ziraat.
Organik tarım : İlaç vb. kimyasal maddeler kullanmadan yapılmış olan üretim biçimi, ekolojik tarım.
Sulu tarım : Sulamaya dayalı tarım.
Tarım : Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koşullarda korunması, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması, ziraat.
Tarım coğrafyası : Beslenme, giyinme vb. gereksinimlerin ve tarımla ilgili verilerin gösterildiği veya konu edildiği coğrafya bilimi.
Tarımcı : Tarım işleriyle uğraşan kimse, ziraatçı. Tarım mühendisi ya da teknisyeni, ziraatçı.
Tarımcılık : Tarım işleriyle uğraşma, ziraatçılık.
Tarımsal : Tarımla ilgili, zirai.
Diğer dillerde Targhee koyunu anlamı nedir?
İngilizce'de Targhee koyunu ne demek ? : targhee sheep

Bu kısımda Tarı nedir? Tarı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tarı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tarı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.