Tars türkçesi Tars nedir
- Katran sürmek.
- [#katranlama Katranlamak].
Tars ile ilgili cümleler
English: Ali looked up at the stars.
Turkish: Ali yıldızlara baktı.
English: Ali wanted to sleep under the stars.
Turkish: Ali yıldızların altında uyumak istedi.
English: Are there stars with other forms of life on them?
Turkish: Onlar üzerinde yaşamın diğer formlarıyla ilgili yıldızlar var mıdır?
English: Aristotle, who lived from 384 to 322 BC, believed the Earth was round. He thought Earth was the center of the universe and that the Sun, Moon, planets, and all the fixed stars revolved around it.
Turkish: Milattan önce 384 ve 322 yılları arasında yaşamış olan Aristo, Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanıyordu. Dünya'nın evrenin merkezi olduğu; Güneş'in, Ay'ın ve bütün sabit yıldızların da onun çevresinde döndüğü görüşündeydi.
English: Ali asked me how many guitars I had.
Turkish: Ali bana kaç tane gitarım olduğunu sordu.
Tars ingilizcede ne demek, Tars nerede nasıl kullanılır?
Tarsal : Ayak bileği ile ilgili. Gözkapağı bağdokusu ile ilgili. Ayak bileği (ile ilgili). Tarsal. Ayak bileği kemiklerine ait. Ayak bileği.
Tarsal bone : Ayak bileği kemiği. Ayak bileği (ile ilgili). Kaval ve kamış kemikleri ile ayak tarağı kemikleri arasında bulunan, en büyüğü topuğu meydana getiren dokuz küçük kemik. tarsus kemikleri. Ayak bileği kemikleri.
Tarsale : Ayak bileği ile ilgili. Gözkapağı bağdokusu ile ilgili.
Tarsals : Ayak bileği. Ayak bileği (ile ilgili). Gözkapağı kıkırdağı. Ayak bileği kemiği. Tarsal.
Tarsectomy : Tarsektomi. Tarsektoml.
Tarsotomy : Tarsotomi.
Tarsitis : Tarsit. Tarsal bezlerin yangısı. Arka bacaklardaki tarsal eklemin yangısı, tarsitis. Tarsal eklem yangısı. göz kapağı yangısı. Tarsitis. Tarsal eklem yangısı. Göz kapağı kenarında bulunan tarsal bezlerin yangısı.
Tarsus : Tarsus. Ayak bileği. Ayakbileği. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ayak bileği kemiği. böceklerde ve örümceklerde bacak bölütlerinin sonuncusu. Türkiye'de bir şehir. (göz) gözkapağı kıkırdağı. Ayak bileği. göz kapaklarının katılığını ve biçimini veren bağ dokudan yapılmış tabaka. böceklerde veya akarlarda üstte tibiyayla eklem yapan ve genellikle böceklerde 2-5 alt üniteden meydana gelen bacakların distal parçası. (böcekte) tarsus. Göz kapağı bağlayıcı dokusu.
Tarsi : Böcek bacağının son bölütü. Gözkapağı kıkırdağı. Kuş bacağının üçüncü bölütü (çoğul). Ayak bileği kemiği. Kuş bacağının üçüncü bölütü. Ayak bileği.
Tarsorrhaphy : Tarsorafi. Göz kapağındaki dışa kıvrıklığın düzeltilmesi amacıyla biri gözün iç, diğeri de dış açısından başlayan ve aşağıda v biçiminde birleştirilen bir ensizyonla aradaki deri ve konjunktif dokunun çıkarılması sonrasında dikiş uygulanması.
İngilizce Tars Türkçe anlamı, Tars eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tars ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Activity : İşleklik. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Kimyasal gerilimi logaritmik olarak veren nicelik. Fiil. Hareketlilik. Faaliyet. İşlem. Hareket. Kuvvet. İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri.
Tar : Katran. Asfalt. Asfaltlamak. Asfalt dökmek. Kömür ve yeryağından ısıl işlemler sonucu elde edilen kara kahve renkli, koyu bir hidrokarbon karışımı. (pek çok kimyasal özdek ve yapı gereci üretiminde kullanılır.). Gemici. Katranla kaplamak.
Sob : İç çeke çeke ağlamak. Hıçkırarak ağlamak. Hüngür hüngür ağlamak. Hıçkırmak. Hıçkıra hıçkıra ağlamak. Hıçkırıklara boğulmak. Hüngürdemek. Hüngürtü. Ağlarken içini çekme. Hıçkırık.
Sniveling : Sümüklü. Acınacak halde olan. Ağlamaklı. Ağlayıp sızlanan. Ağlayıp sızlanma. Çabuk ağlayan.
Weeping : Dökülen. Ağlama. Ağlayan. Akıtan. Hıçkırık. Gözü yaşlı. İltihap akıtan.
Tarring : Kalafatlama. Katranlama. Katran sürme.
Solar system : Güneş dizgesi. Solar sistem. Güneş sistemi. Güneş jüyesi. Coğrafya, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Güneş, dokuz gezegen, birçok gökcismi, göktaşı ve kuyruklu yıldızlardan oluşan dizge. Güneş, gezegenleri, meteorlar ve kuyruklu yıldızlardan oluşan aile. Yeryuvarına en yakın yıldız olan güneşle onun çevresinde dolanan gezegenler ve öteki küçük gökcisimlerinden oluşan topluluk.
Wailing : Ağlama. Ağlayan.
Crying : Büyük. Acil. Ağlayan. İvedi. Çığlık. Göze çarpan. Ağlama. Apaçık. İğrenç.
Tarred : Katranlı. Katranlanmış. Katranlaşmış.
Tars synonyms : red planet, bodily process, body process, bodily function, sobbing, bawling, bituminize, snivel.
Tars zıt anlamlı kelimeler, Tars kelime anlamı
Sweet : Asitsiz (mineral). Rahat. Yumuşak başlı. Kükürtsüz (benzin vb.). Tatlı şey. Güzel. Tatlı (yemeğin sonunda yenilen). Şeker. Ahenkli. Zevk.

Bu kısımda Tars kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tars ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tars anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tars ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.