Sob türkçesi Sob nedir

  • Hıçkırık.
  • İç çeke çeke ağlamak.
  • Hıçkırmak.
  • Hıçkırarak ağlamak.
  • Hüngürdemek.
  • Hıçkıra hıçkıra ağlamak.
  • Ağlarken içini çekme.
  • Hüngürtü.
  • Hüngür hüngür ağlamak.
  • Hıçkırıklara boğulmak.

Sob ile ilgili cümleler

English: Ali is completely sober.
Turkish: Ali tamamen ayık.

English: Ali has been sober three months.
Turkish: Ali üç aydır ağırbaşlı.

English: Ali is never sober.
Turkish: Ali asla ayık değil.

English: Ali could hear Mary sobbing in the next room.
Turkish: Ali Mary'nin bitişik odada hıçkırarak ağladığını duyabiliyordu.

English: Ali began to sob.
Turkish: Ali hıçkırmaya başladı.

Sob ingilizcede ne demek, Sob nerede nasıl kullanılır?

Sob out : Ağlarken söylemek. Hıçkırıklarla söylemek.

Sob sister : Okurlarını ağlatan yazar. Duygu yüklü yazılar yazan gazeteci.

Sob story : Acıklı hikaye. Çok üzüntü verici hikaye.

Sob stuff : Aşırı duygusallık. Santimantalizm.

Heart wrenching sob : Yürek paralayan ağlayış. Kederli ağlayış.

Sober : Dizginlemek. Ilımlı. Düşünceli bir hale sokmak. Makul. Temkinli. Ayık. Ciddi. Durgunlaştırmak. İçkide aşırıya kaçmayan. Aklını başına getirmek.

Sobbed : Hıçkırmak. Hıçkırık. İç çeke çeke ağlamak. Hüngür hüngür ağlamak. Hüngürtü. Hıçkırarak ağlamak. Hüngürdemek. Hıçkırıklara boğulmak. Hıçkıra hıçkıra ağlamak.

 

Sobber : Hıçkıra hıçkıra ağlayan kimse. Kontrolsüz biçimde ağlayan kimse. Kontrolsüz bir şekilde ağlayan kimse.

Sobbings : Hıçkırma. Hıçkırarak ağlama. Hüngürtü.

Sobbers : Hıçkıra hıçkıra ağlayan kimse. Kontrolsüz biçimde ağlayan kimse. Kontrolsüz bir şekilde ağlayan kimse.

İngilizce Sob Türkçe anlamı, Sob eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sob ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Whimpers : Ağlamak. Hafifçe inlemek. İnleme. Yavaşça inlemek. Ağlama. Sızlanma. İnlemek. Mırıldanmak. Sızlamak. Hafif hafif yakınmak.

Blub : Yüksek sesle ağlamak.

Sobbings : Hıçkırma. Hıçkırarak ağlama.

Hiccups : Hıçkırık tutmak.

Whimper : Yavaşça inlemek. Sızlanma. Ağlamaklı bir şekilde konuşmak. Mızırdanma. Sızlamak. Ağlamak. Ağlama. Sızlanmak. İnilti.

Paralysis diaphragmatis : N. phrenicus’un uyarılması sonucu diyaframanın kontraksiyonuyla oluşan ani bir nefes alma, singultus.

Blubber : Zırıltı. Zırıldamak. Balık yağı. Ağlama. Zırlama. Zırlamak. Bağıra bağıra ağlamak. Balina türü balıkların yağı.

Sob synonyms : make a hiccup, sobing, sobbed, cry, hiccupping, weepings, sobbing, boohoo, tears, hiccuping, have the hiccoughs, sobs, have the hiccups, singultus, blubbered, cry sobbingly, boohooing, weeping, boohoos, boohooed, hiccup, crying, hiccoughs, hiccough, blubbering, cry buckets, hiccupped, weep, whimpered, hiccuped, hiccoughed, blubbers.

Sob zıt anlamlı kelimeler, Sob kelime anlamı

Laugh : Hande. Gülmek. Gülme. Kahkahayla gülmek. Kahkaha atmak. Gülüşme. Sevinmek. Gülüş. Gülerek neden olmak. Eğlenmek.

 

Sob ingilizce tanımı, definition of Sob

Sob kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To soak. To sigh with a sudden heaving of the breast, or with a kind of convulsive motion. A convulsive sigh, or inspiration of the breath, as in sorrow. The act of sobbing. To sigh with tears, and with a convulsive drawing in of the breath.