Tase türkçesi Tase nedir

  • Tel aviv borsası.
  • Elektroşok tabancası kullanarak etkisiz hale getirmek.
  • Tel aviv'de bulunan hisse senedi borsası.

Tase ile ilgili cümleler

English: Ali has been tasered three times.
Turkish: Ali üç kez şok tabancasıyla vuruldu.

Tase ingilizcede ne demek, Tase nerede nasıl kullanılır?

Acid phosphatase : Asit fosfataz. Memelilerde prostat, karaciğer, alyuvarlar, trombositler ve kemikte bulunan asit ortamlarda monofosfat esterlerinden ortofosfatın ayrılmasını katalizleyen hidrolaz sınıfından bir enzim, acp. plazma düzeyleri prostat kanserinde yükseldiğinden prostat kanserinin tanısında kullanılır.

Aconitase : Akonitaz. Trikarboksilik asit devrinde (krebs devri) sitrattan teşekkül eden ara maddeyi izositrata dönüştüren enzim.

Acyl coa synthetase : Asil koenzim a sentetaz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mitokondride oksidasyondan önceki aşamada yağ asidi aktivasyonunda aktive açil koenzim a bileşiklerinin oluşumunu katalizleyen enzim, asil koenzim a sentetaz. Açil koenzim a sentetaz. Mitokondrilerde, oksidasyondan önceki yağ asidi aktivasyonuna giren aktive asilkoenzim a bileşiklerinin teşekkülünü katalizleyen enzim. açil koenzim a sentetaz.

Acyl coenzyme a synthetase : Asil koenzim a sentetaz. Mitokondrilerde, oksidasyondan önceki yağ asidi aktivasyonuna giren aktive asilkoenzim a bileşiklerinin oluşumunu katalizleyen enzim, açil koenzim a sentetaz. Açil koenzim a sentetaz.

 

Adenosine triphosphatase : Adenozin trifosfataz. Atpaz. Atp sentetaz.

Aminoacyl synthetase : Aktifleştirirci enzim. Aminoasil sentetaz.

Aminoacyl trna synthetase : Protein sentezi sırasında amino asitlerin aktivasyonunu ve kendilerine özgü trna'ya kovalent bağlarla bağlanmasını katalizleyen enzimlere verilen genel ad. aminoaçil trna sentetaz. Aminoasil trna sentetaz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aminoaçil trna sentetaz. Protein üretimi sırasında amino asitlerin aktivasyonunu ve kendilerine özgü trna’ya kovalent bağlarla bağlanmasını katalizleyen enzimlere verilen genel ad. Aminoaçil-trna sentetaz.

Aminoacyl trns synthetase : Protein sentezi sırasında aminoasitlerin aktivasyonunu ve kendilerine özgü trna’ya kovalent bağlarla bağlanmasını katalizleyen enzimlere verilen genel ad, aminoaçil trna sentetaz. Aminoasil trna sentetaz.

Be ecstased : Mest olmak.

Anatase : Anataz. Türü. Anatas.

İngilizce Tase Türkçe anlamı, Tase eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tel aviv stock exchange : İsrail borsası.

Be : Kalmak. Bulunmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Var olmak. Durmak. -dı. Berylliumb (berilyum). Anlamına gelmek. Mal olmak. -dır.

Run through : Harcamak. Çabucak gözden geçirmek. Saplamak. Arasından geçmek. Tekrarlamak. Delik açmak. Gözden geçirmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Soğuk sınama. Har vurup harman savurmak.

 

Wipe out : Silmek. Ödemek. Kapamak (borç). Kayaktan düşme veya snowboard yaparken yaralanma. Ovarak çıkarmak. Öldürmek. İzale etmek. Sörf yapanların karşılaştıkları kaza. İflas etmek. Yok etmek.

Build : Gelişmek. İnşaatçılık yapmak. Toplamak. İnşa etmek. Toplanmak. Kurmak. Yapmak. Örmek. Bel bağlamak. Toparlanmak.

Eat : Çok yemek yemek. Zıkkımlanmak. Tüketmek. Yemek. Aşındırmak. Çürütmek. İçmek (çorba). Bitirmek. Kemirmek. Buyurmak.

Exhaust : Boşaltmak. Paçavrasını çıkarmak. Çıkarmak. Bitap düşürmek. Yormak. Kurutmak. Yorgunluktan tüketmek. Egzoz etmek. Çok yormak. Bitirmek.

Found : Dayanmak. Kalıba dökmek. Dökmek (demir). Temel yapmak. Desteklemek. Temelini atmak. Temel atmak. Yaptırmak. Eritmek. Dayandırmak.

Ground : Temel neden. Kırsal toprak. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Toprak. Topraklamak. Zemin. Yere indirmek. Karaya oturtmak. Yere sermek. Dayanmak.

Expend : Tüketmek. Bitirmek. Vermek. Harcamak. Sarfetmek. Sarf etmek.

Tase synonyms : consume, deplete, establish, eat up, occupy, use up, use.

Tase zıt anlamlı kelimeler, Tase kelime anlamı

Refrain : Frenlemek. Geri durmak. Kendini tutmak. Sakınmak. Çekinmek. Nakarat. Kaçınmak. Alıkoymak.