Run through türkçesi Run through nedir

  • Saplamak.
  • Çizgi çekmek.
  • Soğuk sınama.
  • Göz gezdirmek.
  • Arasından geçmek.
  • Tekrarlamak.
  • Delik açmak.
  • Har vurup harman savurmak.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Harcamak.
  • Oyuncuların her çekimdeki devinimleri yinelemesi, uygulamanların bu devinimleri izlemesi, yönetmenin bunlarla ilgili açıklama ve düzeltmeleri yapmasına dayanan sınama.
  • İçinden geçirmek.
  • İçinden geçmek.
  • Çabucak gözden geçirmek.
  • İsraf etmek.
  • Gözden geçirmek.

Run through ingilizcede ne demek, Run through nerede nasıl kullanılır?

Run : Götürmek. Gitmek (gemi). Dönem. İşletmek. Sızmak. Kaçakçılığı yapmak. Göstermek (film). Taşımak. Geçip gitmek. Kullanmak.

Through : Aracılığıyla. İçeriye. Başından sonuna kadar. Sürmek. Her yanında. Kanalıyla. Vasıtası ile. Baştan başa. Başarılı bir sonuca. Arasından.

Run a blockade : Bir kuşatmadan kaçmak. Bir engel ve maniadan kurtulmak ve sıyrılmak. Ablukayı yarmak. Bir ablukadan kaçınmak.

Run a boundary : Sınırı geçmek.

Run a business : İşi yönetmek. Bir işi yönetmek. İşi çekip çevirmek. Çekip çevirmek.

Run a risk : Tehlikeye girmek. Rizikoya girmek. Riske girmek. Tehlikeyi göze almak.

Run a macro : Bir makro çalıştır.

İngilizce Run through Türkçe anlamı, Run through eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Run through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Burrow : Tünel kazmak. Kazmak. Saklanmak. Bir mağarada gizlenmek. (çukur) kazmak. Çukur kazmak. Yuva yapmak. Oyuk açmak. Bir oyukta gizlenmek.

Leaf through : Kitap. Sayfaları çevirmek. Kitaba göz gezdirmek. Yapraklan çevirmek. Dergi vb'nin sayfalarına göz atmak. Sayfa çevirmek. Şöyle bir göz gezdirmek. Sayfaları karıştırmak. Kitap sayfası karıştırmak.

Broach : Konuya girmek. İleri sürmek. Şişlemek. Del. Çekmek. Şiş. Delmek. Açmak. Açmak (bir konuyu).

Ditto : Nüsha. Aynı şey. Sözü geçen. Denden işareti. Kopya. Suret. Denden (işareti). Denden. Aynen.

Examine : İrdelemek. Yoklamak. Sorgulamak. Denetlemek. İmtihan etmek. Sınav yapmak. Muayene etmek. Sınavdan geçirmek. Eleştirmek.

Check up : Soruşturmak. Araştırmak. Check up yapmak. Tepeden tırnağa sağlık muayenesi yapmak. Muayene etmek. Kontrol etmek.

Consume : Sarfetmek. İstihlak etmek. Bitirmek. Yakıp kül etmek. Yiyip bitirmek. Ziyan etmek. Yanmak. Yakmak. Tüketmek. Tüketim yapmak.

Pinker : Solcu (ılımlı). Süngü ile delmek. Bıçaklamak. Kenarını zikzaklı kesmek. Tavşanağzı. Kenarını oyalamak. Ilımlı komünist. Pembe. Delmek (süngü ile).

Run through synonyms : fritter on, ingeminate, misspending, do over, empierce, lodges, drives, canvasses, dip into, examine into, jab, dry run, lead through, bore a hole in, consumes, dispending, duplicates, think about, hole, drill, penetrates, lodge, frittering, affirms, browse, chuck away, threading, pinked, pierce, exerting, draw a line, glance over, flick through.