Burrow türkçesi Burrow nedir
- Bir oyukta gizlenmek.
- Tünel kazmak.
- Kazmak.
- Saklanmak.
- Bir mağarada gizlenmek.
- Oyuk açmak.
- (çukur) kazmak.
- Çukur kazmak.
- Yuva yapmak.
- Delik açmak.
Burrow ingilizcede ne demek, Burrow nerede nasıl kullanılır?
Burrow through : Kazarak ilerlemek.
Rabbit burrow : Tavşan yuvası. Tavşan deliği.
Burrowed : Delik açmak. Oyuk açmak. Kazmak. (çukur) kazmak. Çukur kazmak. Tünel kazmak. Saklanmak. Yuva yapmak. Bir mağarada gizlenmek. Bir oyukta gizlenmek.
Burrower : Kazıcı. Küçük tünel kazan kemirgenlerin belirli türleri. Tünelci.
Burrowers : Tünelci. Kazıcı. Küçük tünel kazan kemirgenlerin belirli türleri.
Burros : Küçük eşek. Eşek. Sıpa.
Burro : Küçük eşek. Sıpa. Eşek.
William seward burroughs : Uyuşturucu bağımlılarının hayatı hakkında yazan abd'li yazar. William seward burroughs (1914-1997). (1855-1898) 1892 yılında ilk pratik hesap makinesinin abd'li mucidi. Mucit william seward burroughs'un torunu.
Burroughs data link control : Burroughs veri bağlaç ddietimi. Burroughs veri hattı denetimi. Burroughs veri bağlaç denetimi.
Burrowing mite : Sarcoptes. Sarcoptidae ailesinde bulunan akar cinsi. s. scabiei insanlarda uyuza neden olan akardır. s. scabieinin varyeteleri domuz, at, inek, köpek ve diğer hayvanlarda uyuza neden olmaktadır.
İngilizce Burrow Türkçe anlamı, Burrow eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Burrow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rabbit warren : Çok tavşanlı yer. Tavşanı çok olan bölge.
Caved : Yıkılmak. Açmak. Oymak. Pes etmek. Çökmek. Boyun eğmek. Batmak. Partiden kopmak.
Drills : Makine ile tohum ekmek. Delmek. Matkap. Talim yapmak. Sondaj yapmak. Sonda ile yoklamak. Talim yaptırmak. Matkap uçları. Çalıştırmak. Matkapla delmek.
Absconds : Kaçıp gizlenmek. Gizlice kaçıp gitmek. Alacaklıdan kaçmak. Kaçmak. Sıvışmak. Kaçmak (bir suçtan dolayı). Gizlice gitmek. Gizlice kaçmak. Kanundan kaçmak.
Dikes : Lezbiyen. Kanal. Etrafına set çekmek. Hendek. Duvar. Bent. Hendek açmak. Sevici kadın. Set.
Cave in : Çökmek. Göçertmek. Yıkılmak. Göçmek. Açmak. Göçürmek. Moralman çökmek. Oymak. Teslim olmak.
Hide : Yaşırmak. Derisini yüzmek. Dayak atmak. Gizlemek. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Post. Deri. Ortaçağ arazi ölçü birimi. Gizlenmek.
Cave : Kireçtaşlarının erimesiyle oluşan, in ve mağaraların başlangıç evresi olan yeraltı oyuğu. Çökmek. İn. Siyasi partiden kopan grup. Pes etmek. Mağara. Oyulmak. Açmak. Oymak. Karst bölgelerinde yeraltı sularının eritme etkisiyle oluşmuş, türlü büyüklüklerde yeraltı boşlukları.
Broach : Çekmek. Açmak (bir konuyu). Delmek. Şişlemek. Konu açmak. Şiş. Açmak. Konuya girmek. İleri sürmek.
Burrow synonyms : burrowing, bury oneself, cut into, burrows, dig a tunnel, nests, dig a hole, build a nest, dig a pit, honeycombs, tunnel, drill, lancinate, delve, dike, mine, dig, hole, delves, warren, dig with, empierce, holing, bore a hole in, broaches, make its nest, turn over, dig up, nidify, hollow, lam, honeycomb, hide away.
Burrow ingilizce tanımı, definition of Burrow
Burrow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To lodge in a hole excavated in the earth, as conies or rabbits. To excavate a hole to lodge in, as in the earth. An incorporated town. See 1st Borough.

Bu kısımda Burrow kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Burrow ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Burrow anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Burrow ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.