Burrower türkçesi Burrower nedir
- Küçük tünel kazan kemirgenlerin belirli türleri.
- Kazıcı.
- Tünelci.
Burrower ingilizcede ne demek, Burrower nerede nasıl kullanılır?
Burrowers : Tünelci. Küçük tünel kazan kemirgenlerin belirli türleri. Kazıcı.
Burrowed : Delik açmak. Çukur kazmak. Yuva yapmak. Tünel kazmak. Saklanmak. Kazmak. Oyuk açmak. (çukur) kazmak. Bir mağarada gizlenmek. Bir oyukta gizlenmek.
Burrow through : Kazarak ilerlemek.
Rabbit burrow : Tavşan yuvası. Tavşan deliği.
Burrow : Çukur kazmak. (çukur) kazmak. Bir mağarada gizlenmek. Kazmak. Delik açmak. Bir oyukta gizlenmek. Yuva yapmak. Tünel kazmak. Oyuk açmak. Saklanmak.
Burrows : Tünel kazmak. Oyuk açmak. Saklanmak.
Burroughs data link control : Burroughs veri hattı denetimi. Burroughs veri bağlaç ddietimi. Burroughs veri bağlaç denetimi.
Burro : Küçük eşek. Sıpa. Eşek.
Burros : Sıpa. Eşek. Küçük eşek.
Burrowing mite : Sarcoptidae ailesinde bulunan akar cinsi. s. scabiei insanlarda uyuza neden olan akardır. s. scabieinin varyeteleri domuz, at, inek, köpek ve diğer hayvanlarda uyuza neden olmaktadır. Sarcoptes.
İngilizce Burrower Türkçe anlamı, Burrower eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Burrower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hollow : Oyuk. Çökük. Çökmüş. Boş. Dere. Çukur açmak. Kazmak. Sahte. Aç. Oyulmak.
Dig : İğneli laf. Hafriyat yapmak. Dürtme. Anlamak. Kazma. Çukur açmak. Dürtmek. Yemeğe girişmek. İncelemek. Ç.pansiyon.
Hole : Delmek. Deliğe girmek. Boşluk. Kazmak. Suyutan. Deşik. Karst yörelerinde, gölova ve kör koyakların tabanında biriken suları çekerek derine aktaran bir tür doğal kuyulara verilen ad. Delik. Kapanmak. Deliğe sokmak.
Delve : Araştırmak. Arayıp taramak. Derinlemesine araştırmak. Altüst ederek aramak. Kazmak. Bellemek.
Diggers : Sarıca arı. Kepçe. 17.yy ingiltere'sinde sosyalist uygulamaları terfi eden bağnaz grubu. Hafriyat makinası. Kazıcılar. Avustralya askeri. Kök yiyerek yaşayan kaliforniya kızılderilileri kabilesi. Ekskavatör. Toprak kazan.
Digger : Ekskavatör. Asker. Avustralya askeri. Kazma. Hafriyat makinası. Kazmacı. Toprak kazan. Toprak kazma aracı. Kepçe.
Excavator : Ekskavatör. Kazma makinası. Kazma makinesi. Kazı yapan kimse. Kazaratar. Kazı makinesi. Hafriyat işçisi.
Warren : New jersey eyaletinde yerleşim yeri. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. Av hayvanı üretim sahası. Ohio eyaletinde şehir. Aşırı kalabalık yer. Kalabalık ev. Çok tavşan bulunan yer. Ağıl. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Labirent gibi yer.
Turn over : Dönmek (yatakta). Takla atmak (araba). Devrilmek. Döndürmek. Alıp satmak (mal). Havale etmek. Devretmek. Polise teslim etmek. Düşünüp taşınmak. İş yapmak.
Scarifier : Kazıyıcı. Kazıntı cihazı. Tırmık. Riper. Kazıma aleti.
Burrower synonyms : excavators, burrowers, tunnel, rabbit warren, grubber, cut into.
Burrower zıt anlamlı kelimeler, Burrower kelime anlamı
Lender : Kredi açan. İkraz eden. Ödünç para veren. Faizle borç para veren. Borç veren kimse. Banka. Mukriz. Ödünç veren. Borç para veren kişi.
Burrower antonyms : unfurrowed.
Burrower ingilizce tanımı, definition of Burrower
Burrower kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An animal that makes a hole under ground and lives in it. One who, or that which, burrows.

Bu kısımda Burrower kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Burrower ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Burrower anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Burrower ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.