Ekskavatör nedir, Ekskavatör ne demek

Ekskavatör; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Kazaratar

Ekskavatör hakkında bilgiler

Ekskavatör, toprak işlerinde kullanılan bir iş makinesidir. Vinç (kreyn), klemşel (kavran kepçe), şavul ekskavatörler, çekme kepçe ekskavatörler, ters kepçeli ekskavatör gibi kollarına göre çeşitleri vardır. Güç aktarımına göre zincirli ya da hidrolik olabilirler. Küçük kanal açımından büyük maden ocaklarının kazılmasına kadar değişik büyüklüklerde ve güçlerde üretilirler. Zemin ve kazı durumuna göre paletli ya da lastik tekerlekli olanları tercih edilir. Kazının yanı sıra şev kesimi, yükleme ve kaldırma işlerinde de kullanılır.

Ekskavatör kısaca anlamı, tanımı:

Kazaratar : Eklemli bir kol üzerinde hareket eden kepçeli bir çark veya zincirle donatılmış kazı makinesi, kazmaç, ekskavatör.

Toprak : Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Kara. Arazi, tarla. Ülke. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli.

Makine : Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması. Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü. Araba, otomobil.

 

Kepçe : Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç.

Şavul : Şakul, çekül.

Çekme : Düzgün biçimli. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Çekmece. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Çekmek işi. Çekilerek giyilen veya kullanılan.

Ters : Bir şeyin aksi, karşıtı. Hayvan pisliği. Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert.

Diğer dillerde Ekskavatör anlamı nedir?

İngilizce'de Ekskavatör ne demek? : excavator, digger, power shovel, steam shovel

Fransızca'da Ekskavatör : excavateur [le]

Almanca'da Ekskavatör : Bagger

Rusça'da Ekskavatör : n. экскаватор (M)

adj. экскаваторный