Teaching fellow türkçesi Teaching fellow nedir

Teaching fellow ingilizcede ne demek, Teaching fellow nerede nasıl kullanılır?

Teaching : Ders. Öğretme. Telkin. Belli bir amaca göre gereken şeyleri öğretme işi. bir eğitim kurumunda bir küme öğrenciye belli dal ya da konularda bilgi verme. öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme eylemi. Öğretmenlik. Öğretim. İlke. Talim. Tedris.

Fellow : Hemcins. Eş. Dost. Aynı dereceden kimse. Aynı tür. Bir bilim kurumunun üyesi. Herif. Emsal. Ortak. Yakın arkadaş.

Teaching aids : Öğretim araçları.

Teaching assistant : Öğretim asistanı. Öğretim görevlisi.

Teaching center : Birbirine çok yakın yerleşme yerleri ile ulaşım koşullarının elverişli olduğu birden çok mahalle ve benzeri küçük yerlerdeki çocuklara ilköğretim olanağının sağlandığı merkez, bk. gezici öğretmenlik bölgesi. Öğretim merkezi.

Teaching film : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir ders, bir bilgi konusunu okul içi ya da okul dışı öğretimde yardımcı ders gereci olacak biçimde işleyen film çeşidi. Öğretici film.

İngilizce Teaching fellow Türkçe anlamı, Teaching fellow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Teaching fellow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Assistant professor : Asistan. Yardımcı doçent. Yardımcı profesör. Üniversitede derecelendirmesi okutmanın üstünde ve doçent doktor altında olan öğretim üyesi.

Professors : Öğretmen. İtirafçı. Prof. Profesör. Müderris. (üniversitede) öğretmen.

Instructor : Öğretmen. Asistan. Öğretim görevlisi. Öğretim elemanı. Eğitici. Okutman. Üniversitelerde öğretim üyesi bulunmayan dersler için geçici olarak görevlendirilen kimse. Doçent (amerikan ingilizcesi).

Faculty member : Fakülte üyesi.

Lecturer : Konuşmacı. Doçent. Ders veren. Lektör. Üniversitelerde dil dersi öğretimi ya da eski dillerde yazılmış metinlerin çözümlenmesi gibi bir işle görevli kimse. Eğitmen. Konferans veren kimse. Eğitim görevlisi. Konferansçı.

Professor : Profesör. Üniversitede ve yüksek okullarda doçentten bir aşama üstün olup belli hak, görev ve sorumlulukları bulunan öğretim üyesi. Prof. Öğretmen. (üniversitede) öğretmen. Müderris. İtirafçı.

Member of the faculty : Bir üniversite ya da bir yüksek okulun öğretim kadrosunda görevli olan kimse.

Instructors : Öğretmenler. Eğitmen. Doçent (amerikan ingilizcesi). Eğitmenler. Öğretmen. Okutman.

Teaching staff : Öğretim kurulu. Öğretim kadrosu. Bir okulun yönetim ve öğretim ile ilgili işlerinden sorumlu kimselerden oluşan kurul. bir eğitim kurumunda görevli öğretmenlerin tümü. Eğitim kadrosu.