Teaching center türkçesi Teaching center nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Birbirine çok yakın yerleşme yerleri ile ulaşım koşullarının elverişli olduğu birden çok mahalle ve benzeri küçük yerlerdeki çocuklara ilköğretim olanağının sağlandığı merkez, bk. gezici öğretmenlik bölgesi.
  • Öğretim merkezi.

Teaching center ingilizcede ne demek, Teaching center nerede nasıl kullanılır?

Teaching : Öğreti. Öğretme. Talim. Öğretim. Belli bir amaca göre gereken şeyleri öğretme işi. bir eğitim kurumunda bir küme öğrenciye belli dal ya da konularda bilgi verme. öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme eylemi. Tedris. İlke. Öğretmenlik. Telkin.

Center : Kubbe inşaat desteği. Orta alan. Ortalamak (merkezlemek). Bir kentin, tecim ve işgörü etkinliklerinin toplandığı çekirdek kesimi, bk. özbölge, iş özeği, kent özeği. kentsel işlevlerin ve etkinlerin yoğunlaştığı irili ufaklı yerleşim yerleri, kentler. Sente. Merkez. Özek. Merkez almak. Çevresinde dönüp dolaşmak.

Teaching aids : Öğretim araçları.

Teaching assistant : Öğretim asistanı. Öğretim görevlisi.

Teaching fellow : Öğretim üyesi.

Teaching film : Öğretici film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir ders, bir bilgi konusunu okul içi ya da okul dışı öğretimde yardımcı ders gereci olacak biçimde işleyen film çeşidi.

 

İngilizce Teaching center Türkçe anlamı, Teaching center eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Teaching center ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academy of economic and commercial sciences : Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu. İktisadi ve ticari ilimler akademisi.

Abstract reasoning : Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.

Academic year : Akademik yıl. Ders yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Eğitim öğretim yılı. Öğretim yılı.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ünsiyet. Alıştırmak. Ülfet. Yetiştirim.

Achromatopsia : Akromatopsi. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Renk körlüğü.

Abulia : İstenç yitimi. Abuli. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İrade kaybı. İrade yitimi. Abulya. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Kayıtsızlık. İstem yitimi.

 

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

Academy : Akademi. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksekokul. Medrese. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Yüksek okul. Bilim adamları topluluğu. Okul.

Teaching center synonyms : achievement age, achievement tests, active school, abstract intelligence, a priori knowledge, academic intelligence.