Teat seal türkçesi Teat seal nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kuru dönemde mikroorganizmaların meme içine girmesine engel olmak amacıyla meme başı kanalı içine antibiyotik olmayan, steril, yoğun mum benzeri bir yapışkan madde uygulanması.
  • Meme mühürleme.

Teat seal ingilizcede ne demek, Teat seal nerede nasıl kullanılır?

Teat : Meme ucu. Emcik. Meme başı. Her meme lobunun en uç kısmında bulunan, meme başı kanalıyla dış ortama açılan sağım ve emzirmenin gerçekleştiği bölüm, papilla mamma. Emzik. Meme. Biberon emziği.

Seal : Kapatmak. Mühürlemek. Mühür. Ayıbalığı avlamak. Fok. Temhir etmek. Damgalamak. Kesinleştirmek. İlişkili olduğu iyenin adını taşıyan madeni damga. Karara bağlamak.

Teat sealant : Meme tıkacı. Kuru dönemde mikroorganizmaların meme içine girmesine engel olmak amacıyla meme başı kanalı içine uygulanan, antibiyotik olmayan, steril, yoğun mum benzeri bir yapışkan.

Teat catheter : Meme sondası. Meme başı kanalı veya deliğinin kısmen veya tamamen tıkalı olduğu durumlarda ve meme başı operasyonları sonrası memedeki sütün boşaltılması veya meme başı kanalı ve deliğindeki küçük çaplı üremeleri gidermek için kullanılan sonda.

Teat cup : Meme başlığı. Sağım makinelerinde sütü memeden emmek için meme başlarına birer tane takılan, sütü sağım pençesi denen kısma yollayan kısım, meme başlığı. Sağım başlığı.

 

Teat curette : Meme küreti. Meme başı kanalındaki üremeleri kazımak için kullanılan küret.

İngilizce Teat seal Türkçe anlamı, Teat seal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Teat seal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Karın. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abaxial : Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Eksenden uzak.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

 

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Teat seal synonyms : abdominal distention, a c deformity, a crochordon, abattoir, a band, a c syndrom.