Teenagers türkçesi Teenagers nedir

Teenagers ile ilgili cümleler

English: The teenagers left.
Turkish: Gençler gitti.

English: Bilingual teenagers are encouraged to apply.
Turkish: İki dilli gençler başvurmak için teşvik edilmektedir.

English: Fewer teenagers are working nowadays.
Turkish: Bugünlerde daha az genç çalışıyor.

English: Ali became popular among teenagers as soon as he made his debut on the screen.
Turkish: Ali ilk kez sahneye çıkar çıkmaz gençler arasında popüler oldu.

English: Some teenagers smashed our pumpkins just before Halloween.
Turkish: Birkaç ergen Cadılar Bayramı'ndan hemen önce kabaklarımızı parçaladı.

Teenagers ingilizcede ne demek, Teenagers nerede nasıl kullanılır?

Teenager : 13-19 yaş arası. 13-19 yaş arasındaki genç. On üç ile on dokuz yaşlar arasındaki kimse. Yeniyetme. Ergen. Delikanlı. Genç. 13 - 19 yaş arası genç. Genç kız.

Teenage mutant ninja turtles : Genç mutasyon geçirmiş ninja kaplumbağalar. Ninja kaplumbağalar. Çocuklar için 4 insan şeklindeki kaplumbağadan oluşan hayali bir takım hakkında animasyon televizyon dizisi.

Teenage : Gençlere ait. On üç ile on dokuz yaşlar arasındaki devreye ait. 13-19 yaş arası gençlerle ilgili. 13 19 yaş arası. 13 - 19 yaş arası gençlerle ilgili.

 

Teenaged : 13 19 yaş arasındaki.

İngilizce Teenagers Türkçe anlamı, Teenagers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Teenagers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Punk : Serseri. Zırva. Toy. Pankçı. Çürük tahta. Gangster. Çeteci. Saçmalık. Acemi. Aşağılamak.

Boys : Oğul. Erkek çocuklar. Erkek (genç). Erkek çocuk. Erkek hizmetli. Oğlan.

Fella : Herif. Adam. Genç adam. Yakın arkadaş. Tip. Arkadaş. Ahbap (gayrı resmi).

Adolescent : Gençlik. Ergenlik. Yeniyetme. Adolesan. Yeni yetme. Ergen. Adölesan. Ergenlik çağında olan (genç).

Stripling : Genç adam. Çocuk. Genç delikanlı.

Ladler : Garson. Genç erkek. Sıvı taşıyan bir şey. Kepçeyi sıvının içine batıran ve servis yapan kimse. Erkek çocuk. Yarak. Genç adam. Kızan.

Boy : Vay be!. Oğul. Erkek çocuk. Oğlan. Ufaklık. ãœf!. Oğlan çocuğu. Uşak. Erkek hizmetli. Onsekiz yaşına kadar erkek çocuk.

A slip of a boy : Çakı gibi genç.

Feller : Koca. Arkadaş. Ağaç kesen kimse. Genç adam. Sevgili. Adam. Şahıs.

Juniors : Yarış günü 18 yaşından büyük, 21 yaşından küçük olan atletler. Lise veya üniversitede sondan bir önceki sınıf öğrencisi. Yaşça küçük kimse. İki kişiden küçük olanı. Ast. Birinci sınıf öğrencisi. Çocuk. Babasıyla aynı adı taşıyan kimsenin adına eklenir. Küçük kimse.

Teenagers synonyms : chebab, juvenile person, young buck, punk rocker, pachuco, conceited pup, cuss, saplings, young, green, juvenile, blighters, juveniles, ladlers, little, lad, mod, garcon, adolescents, cusses, sophomoric, garcons, greenest, rocker, chappie, teenaged, junior, immature, in petticoats, young man, blighter, teen, sapling.

 

Teenagers zıt anlamlı kelimeler, Teenagers kelime anlamı

Adult : Ergin. Yetişkin kişi. Er kişi. Bedensel, ruhsal ve duygusal bakımdan olgunluğa erişmiş olan kimse. yasaların belirttiği belli bir yaşı aşmış olup toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç insan. Yetişkin. Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması. Erişkin. Reşit. Erin. Biyoloji, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Old : Köhne. Kart. Deneyimli. Önceki. İhtiyar. Pişkin. Yaşlı. İhtiyarlamak. Eskimiş. Büyük.