Telephone pole türkçesi Telephone pole nedir

Telephone pole ile ilgili cümleler

English: The car hit a telephone pole.
Turkish: Araba bir telefon direğine çarptı.

English: Ali climbed up the telephone pole.
Turkish: Ali telefon direğine tırmandı.

English: The engineer climbed the telephone pole.
Turkish: Mühendis telefon direğine tırmandı.

Telephone pole ingilizcede ne demek, Telephone pole nerede nasıl kullanılır?

Telephone : Telefon etmek. Telefon açmak. Alısün. Telefon. Telefon ile konuşmak. Zeng etmek. Alısünlemek. Çınka. Telefonda söylemek.

Pole : Zıt karekterli kimse. Zıt karakterli kimse. Dikme. Yelken direği. Kutup. Ok. Sırık. Sırıklamak. Kıvıl ya da kıvılmıknatıs alan yaratan dingin, devinen yük dağılımı türlerinden her biri. bk. çiftucay, dörtucay. Gönder.

Telephone bell : Telefon zili.

Telephone bill : Telefon faturası.

Telephone book : Telefon fihristi. Telefon rehberi. Rehber.

Telephone booth : Telefon kulübesi. Telefon kabini. Alısün kulübesi. Kulübe.

İngilizce Telephone pole Türkçe anlamı, Telephone pole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Telephone pole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Utility pole : Elektrik direği. Çıngı direği.

Telephone pole synonyms : telegraph pole, telegraph post.