Tell fortunes türkçesi Tell fortunes nedir

  • Fala bakmak.
  • Fal bakmak.
  • Fal açmak.

Tell fortunes ile ilgili cümleler

English: Halloween was brought to North America by immigrants from Europe who would celebrate the harvest around a bonfire, share ghost stories, sing, and tell fortunes.
Turkish: Cadılar Bayramı Kuzey Amerika'ya, bir şenlik ateşi etrafında hasadı kutlayan, birbirlerine hayalet hikayeleri anlatan, şarkı söyleyen ve fal bakan Avrupalı göçmenler tarafından getirilmiştir.

Tell fortunes ingilizcede ne demek, Tell fortunes nerede nasıl kullanılır?

Tell : Açığa çıkarmak. Nakletmek. Ayırt etmek. Tembihlemek. Emretmek. Haber vermek. Yaymak. Bildirmek. Demek. Keşfetmek.

Fortunes : Kısmet. Talih. Bir insanın başına gelen şey. Gelecek olaylar. Alın yazısı. Kader.

Tell a fib : Uydurmak. Atmak. Yalan söylemek.

Tell a joke : Fıkra anlatmak.

Tell a lie : Yalan atmak. Yalan söylemek.

Tell a long rigmarole : Abuk subuk konuşmak. Zırvalamak. Saçma sapan konuşmak.