Tell türkçesi Tell nedir

  • Belli etmek.
  • Keşfetmek.
  • Anlatmak.
  • Demek.
  • Etkili olmak.
  • Bilmek.
  • Tembihlemek.
  • Ayırt etmek.
  • Açığa çıkarmak.
  • Haber vermek.
  • Anlamak.
  • Emretmek.
  • Göstermek.
  • Yaymak.
  • Göze çarpmak.
  • Söylemek.
  • Seçmek.
  • Bildirmek.
  • Belli olmak.
  • Tahmin etmek.
  • Nakletmek.
  • Ayıtmak.

Tell ile ilgili cümleler

English: "Have you ever been told that you look like Moustapha Cruise?" "Ah, people tell me that sometimes, but I don't think we look alike at all myself."
Turkish: Hiç Mustafa Cruise'a benzediğin söylendi mi? " " Ah, insanlar bazen onu bana söylüyor, ama bizim kendimize benzediğimizi sanmıyorum."

English: "If you don't listen to what I have to say, Tom, I'll tell everyone your secret!" "Huh? What secret?"
Turkish: "Söylediklerimi dinlemezsen Tom, sırrını herkese anlatırım!" "Ha? Ne sırrı?"

English: "Knock knock, is anyone home?" "Go away!" "I can't hear you." "Okay, what is it?" "Allow me to introduce myself. I am Geronimo Stilton." "What do you want?" "Your Highness, allow me to cross your kingdom so that I can get—" "Denied." "But—" "Unless you're a true warrior." "Believe me when I tell you that I am NOT a knight." "So you have no sword?" "Not even one. I am not a knight." "How about a piece of the Triforce?" "I am NOT a knight!" "You look like a knight on this picture I found on your website." "I am not a knight!" "Then go away." "But... okay."
Turkish: "Tak tak, evde kimse var mı?" "Defol git!" "Seni duyamıyorum." "Tamam, ne var" "Kendimi tanıtmama izin ver.Ben Geronimo Stilton." "Ne istiyorsun?" "Ekselansları, Krallığınızdan geçmeme izin verin böylece ben-" "Reddedildi." "Ama-" "Eğer gerçek bir savaşçı değilsen." "İnan bana şövalye değilim." "Öyleyse hiç kılıcın yok? "Bir tane bile yok." " Şövalye değilim." "Triforce parçası için ne diyeceksin?" "Şövalye değilim!" "Web sitende bulduğum bu resimde bir şövalyeye benziyorsun." "Şövalye değilim!" "Hadi defol git." "Ama... Tamam."

 

English: "Either you'll tell the truth or..." "Or what? What will happen?"
Turkish: "Ya gerçeği söylersin ya da..." "Ya da ne? Ne olacak?"

English: "Are you sure you want me to tell you?" "Please, I'm all ears!"
Turkish: "Sana söylememi istediğinden emin misin?""Lütfen çok dikkatli dinliyorum!"

Tell ingilizcede ne demek, Tell nerede nasıl kullanılır?

Tell a fib : Uydurmak. Yalan söylemek. Atmak.

Tell a joke : Fıkra anlatmak.

Tell a lie : Yalan atmak. Yalan söylemek.

Tell a long rigmarole : Abuk subuk konuşmak. Zırvalamak. Saçma sapan konuşmak.

Tell a pack of lies : Bir yığın yalan söylemek.

Tell a story : Masal anlatmak. Hikaye anlatmak.

Tell it to the marines : Sen onu benim külahıma anlat. Külahıma anlat. Sakalıma anlat.

Tell against : Bir şey birinin aleyhinde olmak.

Tell a secret : Sır söylemek. Sırrı söylemek. Sır vermek.

Tell a white lie : Beyaz yalan söylemek.

İngilizce Tell Türkçe anlamı, Tell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Apprized : Değerini yükseltmek. Haberdar etmek. Değer biçmek. (eski kullanım) tahmin etmek. Fiyat saptamak. Bilgi vermek. Değer vermek.

Decree : Karar. Buyurmak. Hüküm. Hükme bağlamak. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Hüküm vermek. Karar name. İrade. Kararname. Yargılamak.

Advising : Fikir vermek. Uyarmak. Akıl vermek. Tavsiye etme. Tavsiye etmek. Tavsiye eden. Öğüt vermek. Nasihat etmek.

Stand out in relief : Kontrast oluşturmak. Dikkati çekmek.

Commanded : Emir vermek. Komuta etmek. Tepeden görmek. Buyurmak. Hükmetmek. Yönetmek. Hüküm sürmek. Telkin etmek. Hakim olmak.

Be conscious of : Bilincinde olmak. Farkında olmak.

Disinter : Eşmek. Toprağı kazıp çıkarmak. Kazmak. Gömülü olduğu yerden çıkartmak. Eşelemek. Topraktan çıkarmak. Mezarından çıkartmak. Mezardan çıkarmak.

Constitute : Oluşturmak. Tevkil etmek. Teşkil etmek. Tayin etmek. Yürürlüğe koymak. Atamak. Kurmak.

Communicates : İçini dökmek. Birbirine açılmak. Komünyon vermek. İletişim kurmak. Haberleşmek. İletişime geçmek. İletmek. Bulaştırmak.

Tell synonyms : give tongue to, contradistinguish from, become clear, chart, be acquainted, introduce, descry, premise, verbalise, advises, bidden, stand out, apprising, cast a vote, commentate on, come at, point, shine out, showed, betokened, conjecturing, sum up, draw the attention, disclose, carry forward, preface, betokens, being particular about, connoted, conjectured, appears, sum, argue.

Tell zıt anlamlı kelimeler, Tell kelime anlamı

Associate : Birleşmek. Ortak etmek. Benzetmek. Şirket sermayesine katılan kişi. Ortak çalışma arkadaşı. Ortak olmak. Birliktelik kurmak. İşbirliği yapmak. Çağrıştırmak. Yakıştırmak.

Tell ingilizce tanımı, definition of Tell

Tell kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To number. Account. To mention one by one, or piece by piece. A hill or mound. To give an account. To recount. That which is told. To reckon. To make report. To count. To enumerate. As, to tell money. Tale.