Tell a lie türkçesi Tell a lie nedir
- Yalan söylemek.
- Yalan atmak.
Tell a lie ile ilgili cümleler
English: Ali has never heard Mary tell a lie.
Turkish: Ali Mary'nin yalan söylediğini asla duymadı.
English: If you tell a lie enough times, you begin to believe it.
Turkish: Yeterince yalan söylersen ona inanmaya başlarsın.
English: Above all, don't tell a lie.
Turkish: Her şeyden önce, yalan söyleme.
English: Never tell a lie again.
Turkish: Asla tekrar yalan söyleme.
English: I will never tell a lie from now on.
Turkish: Bundan sonra asla yalan söylemeyeceğim.
Tell a lie ingilizcede ne demek, Tell a lie nerede nasıl kullanılır?
Tell : Açığa çıkarmak. Belli olmak. Belli etmek. Ayırt etmek. Etkili olmak. Söylemek. Ayıtmak. Seçmek. Anlamak. Nakletmek.
A : Herhangi bir. Amperin simgesi. Bir. (herhangi) bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En yüksek not. Miktar belirtir. La (müzik terimi). Pek iyi.
Lie : Kandırmak. Yalan atmak. Mideye oturmak. Durmak. Yalan. Uzanmak. Yatmak. Atmak. Yalan söylemek. Kalmak.
Tell a fib : [#uydurma Uydurmak]. Atmak. Yalan söylemek.
Tell a joke : Fıkra anlatmak.
Tell anonymously : İsim vermeden konuşmak.
Tell a pack of lies : Bir yığın yalan söylemek.
Tell apart : Ayırdetmek. Birbirinden ayırmak. Farkını söylemek. Ayırt etmek. Parça parça konuşmak.
Tell a story : Hikaye anlatmak. Masal anlatmak.
Tell against : Bir şey birinin aleyhinde olmak.
İngilizce Tell a lie Türkçe anlamı, Tell a lie eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tell a lie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fibbed : Zararsız yalan. Palavra. Atmak. Küçük yalan. Uydurma. Uydurmak. Beyaz yalan. Küçük ve önemsiz yalan. Yalan.
Deceives : Kaybetmek. Oyun etmek. Yitirmek. Kazık atmak. Kafeslemek. Kafese koymak. Kandırmak. Açmaza getirmek. Çarpmak. İhanet etmek.
Fabricates : Uydurmak. Kurmak. Üretmek. Bir araya getirmek. İcat etmek. İmal etmek. Atmak. Sahtesini yapmak.
Fabricating : Kurmak. İmal etme. İmal etmek. Monte etme. Kurma. Üretme. Sahtesini yapmak. İnşa etme. Atmak.
Fibbing : Uydurmak. (yalan) atmak. Küçük yalan. Uydurma. Küçük ve önemsiz yalan. Atmak. Palavra. Yalan. Beyaz yalan.
Fabricate : Sahtesini yapmak. Kurmak. Uydurmak. İmal etmek. Bir araya getirmek. Yapmak. İcat etmek. Atmak. Üretmek.
Lie : Yasal olmak. Kandırmak. Kalmak. Atmak. Mideye oturmak. Uzanmak. Durmak. Yalan.
Prevaricate : Lafı kıvırmak. Kaçamaklı söz söylemek. Lafı dolandırmak. Kaçamak cevaplar vermek. Gargaraya getirmek. Kaçamak cevap vermek. Kaçamak yanıtlarla gerçeği gizlemeye çalışmak. Boğuntuya getirmek.
Knock about : Dövmek. Bulunmak. Olmak. Tartaklamak. Art arda takla. Göze çarpmamak. Kaba davranmak. Gezmek. Sert davranmak.
Fibs : Uydurmak. Uydurma. Beyaz yalan. Küçük yalan. Küçük ve önemsiz yalan. Yalan. Atmak. (yalan) atmak. Zararsız yalan. Palavra.
Tell a lie synonyms : dish out, prevaricated, fib, lies, deceive, declare untrue, perjure.

Bu kısımda Tell a lie kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tell a lie ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tell a lie anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tell a lie ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.