Tensile türkçesi Tensile nedir

  • Gerilip uzayabilir.
  • Sündürülebilir.
  • Çekme.
  • Gerilir.
  • Germe.
  • Gerginlik.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Gerilebilir.
  • Uygulanan bir güce karşı güç yönünde gösterilen direnç.
  • Gerilme.
  • Çekmeye dayanır.

Tensile ingilizcede ne demek, Tensile nerede nasıl kullanılır?

Tensile force : Çekme kuvveti. Germe kuvveti. Gerilme kuvveti. Gerdirme kuvveti.

Tensile strength : Gerilme dayanıklılığı. Gerilme dayanımı. Gerilme direnci. Gerilme kuvveti. Halat veya lif demetinin kopmadan dayanabileceği kuvvet. Çekme kuvveti. Bir nesnenin kırılmadan dayanabildiği en büyük gerici kuvvet değeri. Kopma mukavemeti. Çekme mukavemeti.

Tensile stress : Çeki gerilmesi. Çeki gerilimi. Çekme gerilmesi. Tensil stresi. Çekme gerilimi. Çekme zorlaması.

Tensile test : Çekme deneyi. Çekme testi. Germe deneyi.

Ultimate tensile strength : Son çekme dayanımı. Azami gerilme gücü. Kopma dayancı. Son çekme mukavemeti. Üst çekme dayanımı. Maksimum çekme dayanımı. Enson çekme dayanımı.

Utensils : Kap kacak. Mutfak eşyaları. Kap-kacak. Malzemeler. Aletler.

Thermotensile : Gerilme düzeyinin ısıyla birlikte değişiklik göstermesi.

Tensility : Gerginlik.

Kitchen utensil : Mutfak eşyası. Mutfak malzemesi.

Cooking utensils : Mutfak aletleri.

İngilizce Tensile Türkçe anlamı, Tensile eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Tensile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allures : Baştan çıkarmak. Ayartmak. Aklını başından almak. Büyülemek. Çekici. Aklını başından almak (argo terim). Aklını çelmek. Çekmek. Albeni.

Elongations : Boyuna. Elongasyon. Uzanma. Uzatma. Uzanım. Genişleme. Sürdürme. Uzama.

Stretch : Esnemek. Aralıksız süre. Geniş yer. Esneklik. Genişleme. Esneme. Gerinme. Süre.

Distempers : Kireç boya sürmek. Hastalık. Tutkallı boya ile boyamak. Rahatsızlık. Bulaşıcı bir köpek hastalığı. Badanalamak. Rahatsız etmek. Aksilik. Badana boyası ile boyamak.

Access key : Erişim anahtarı. Erişim tuşu. (internet, bilgisayar) bilgisayar kullanıcısının klavyeyi kullanarak anında bir web sitesinin belirli bir bölümüne atlamasına izin veren tuş.

Spreading : Yaygınlaşan. Yayma. Açma. Tevsi. Dağıtan. Neşir. Serpme. Yayılan. Yaylım.

Being tensed : Sinirli olma. Coşturulma. Gergin olma. Gerilmiş olma. Kızdırılma.

Draftings : İlk versiyonun bir tasarlaması. Yudum. Çizim. Sanatsal çizimler veya şablonlar. Çekim. Mekanik çizim. Teknik resim. Müsvedde.

Agitation : Karıştırma. Galeyan. Çalkantı. Kışkırtma. Çalkama. Endişe. Daha düzgün bir açındırma sağlamak, yönsel açındırma etkisini önlemek amacıyla, açındırılmakta olan filmin yüzüne yakın yerdeki açındırmacın sallanması. Kışkırtıcılık. Acı. Üzüntü.

Abnormal end : Olağandışı sonlanma.

Tensile synonyms : tensioning, ductile, malleable, access control entry, distention, stretches, allurement, contracting, tensions, abduct, jitters, absolute device, draft, stiffness, abducts, distempered, lifting, agitations, access mechanism, tauting, draught, drafting, stretching, abducting, turgor, absolute loader, pliant, access control, distension, bearing, stress, abbreviate, stretchable.

 

Tensile zıt anlamlı kelimeler, Tensile kelime anlamı

Unformed : Biçimsiz. Biçimlendirilmemiş. Oluşmamış. Gelişmemiş. Yaratılmamış. Şekillenmemiş. Şekilsiz. Biçimlenmemiş.

Tensile ingilizce tanımı, definition of Tensile

Tensile kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, tensile strength. Of or pertaining to extension.