Tenter türkçesi Tenter nedir

  • Kumaş gergisi.
  • Germe-kurutma makinesi.
  • Genişletici.
  • Ram.
  • Germek.
  • Germe makinesi.
  • Gergef.
  • Gergi.
  • Kancalı çerçeve.

Tenter ingilizcede ne demek, Tenter nerede nasıl kullanılır?

Tenterhook : Gergef çivisi. Gergi kancası. Gergef çengeli. Germe makinesi kancası. Gergef kancası. Çerçeve kancası.

Tenterhooks : Gergef çivisi. Gergi kancası.

Tentering : Germe. Çekmezlik apresi.

Tenters : Germek. Gergi. Genişletici. Ram. Kancalı çerçeve. Kumaş gergisi. Germe makinesi. Gergef.

Be on tenterhooks : İğne üstünde oturmak. Dokuz doğurmak. Diken üstünde olmak. Sabırsızlıkla ve endişe ile beklemek. Gergin olmak. Endişe içinde olmak. Diken üstünde oturmak.

Baltic entente : Baltık antantı.

Be contented with : Kanıtlamak. Yetinmek.

Keep somebody on tenterhooks : Diken üstünde tutmak.

Keep someone on tenterhooks : Birini meraklandırmak. Birini merak içinde bırakmak. Dokuz doğurtmak.

Stenter frame : Germe makinesi.

İngilizce Tenter Türkçe anlamı, Tenter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tenter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Radar absorbent material : Radar dalgalarını küçük elektromanyetik alanlara yönlendirerek değiştiren ve objenin radardaki görüntüsünü küçülten malzeme. Radar emici malzeme.

 

Lift : Çıkmak. Kaldırmak. Havalanmak. Yukarı kaldırmak. Yürütmek. Topraktan çıkarmak. Yükselmek. Çalmak. Yükseltmek.

Lifts : Yürütmek. Kalkmak. Asansörler. Havalanmak. Topraktan çıkarmak. Yukarı kaldırmak. Yükseltmek. Kaldırmak. Çalmak.

Spreaders : Yayıcı. Serici. Anten gergisi. Gübre serpme makinesi. Serpici. Duş fiskiyesi. İki telin arasına koyulan tahta. Püskürtücü. Uçurtmanın ön kısımdaki çıtayı gergin tutmak için kullanılan çıta.

Enlargers : Büyütücü. Agrandizör. Agrandisör. Agrandisman makinası. Büyülteç. Fotoğrafları büyülten cihaz.

Involutes : Kasnak.

Tenterhook : Gergi kancası. Gergef çivisi. Gergef çengeli. Gergef kancası. Çerçeve kancası. Germe makinesi kancası.

Distends : Gerilmek. Şişirmek. Şişmek. Yayılmak. Yaymak.

Widener : Genişleten. Geniş hale getiren. Genişleten kimse veya şey.

Aggrandizers : Agrandizör. Büyütücü. Yükseltici. Enine açıcı.

Tenter synonyms : strainer, aggrandizer, rack, flex, constringe, racked, tonicity, distend, strainers, extend, framework, stenter frame, expander, distending, tambours, stretchers, dilatant, spreader, tambour, tonus, stretcher, wideners, tenters, screen, clamp, submissive, stenter, tensioning, flexes, hung on, obedient, drew, bag.

Tenter ingilizce tanımı, definition of Tenter

Tenter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To hang or stretch on, or as on, tenters. One who takes care of, or tends, machines in a factory. To admit extension. A kind of assistant foreman. A machine or frame for stretching cloth by means of hooks, called tenter-hooks, so that it may dry even and square.