Tenuity türkçesi Tenuity nedir

Tenuity ingilizcede ne demek, Tenuity nerede nasıl kullanılır?

Tenuis : Süreksiz ünsüz. Süreksiz ünsüz (k, p, t).

Tenuous : Az. Seyrek. Sağlam olmayan. Çok ince (şey). Temelleri sağlıksız. Belli belirsiz. Çok zayıf. İnce. Hafif. Hafiflik.

Tenuous interpretation : İnanması güç yorum veya çeviri. Mantıksız yorum. Hafif kaçan yorum.

Tenuously : Zayıf bir şekilde. Önem vermeden. Nazikçe. Seyrek bir şekilde. İncelikle. Değersizce. Narince. Kuvvetsiz veya dayanıksız bir şekilde. Önemsiz olarak. Hassas bir şekilde.

Tenuousness : Seyreltilmiş durum veya ortam. Kuvvetsizlik. Anca yetme. Dayanıksızlık. Yumuşaklık. Kısıtlı olma. Yetersizlik. Seyrelti. Müphemlik. Kıvam inceliği.

Has tenure : Daimi işte (kamu kurumunda). Kadrolu.

Has no tenure : Kadrolu değil. Daimi bir pozisyona veya yere sahip değil (şirkette, kurumda, vb.).

Tenure : Kullanma. Memuriyet veya kullanım süresi. Mülkiyet (toprağa ait). Memuriyet süresi. İşinde kalabilme hakkı. Bir kimseye, bir taşınmazın iyesi olmaksızın, ondan yararlanma hakkı veren tüze kuralı. Kullanım hakkı. Kadrolu olmak. Tasarruf hakkı. Görev süresi.

 

Tenured professor : Yerinden oynatılamaz profesör. Kadrolu profesör. Daimi bir statüye veya pozisyona sahip olan ve ciddi bir kanunsuz eylem haricinde işten çıkarılması veya görevden alınması söz konusu olmayan profesör.

Tenurial : Kullanım hakkıyla ilgili. Sahip olma hakkına ilişkin. Daimi bir statüye ilişkin (bir iş hakkında). Kullanma hakkına ilişkin. Aidiyetle ilgili. Sahiplikle ilgili.

İngilizce Tenuity Türkçe anlamı, Tenuity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tenuity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dilution : Eriyik. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özsermayenin zayıflatılması. Hisse senetlerinde artış olduğu takdirde hisse başına karın azalışı ya da hisse başına zararın artışı. Cansızlaştırma. Seyreltme. atlara kepek lapası hazırlama, köpeklerde yal veya bulamaç, kuru pancar posasının ıslatılarak yedirilmesi, süt ikame yemlerinin sulandırılması işlemi gibi yemlerde nem oranını değiştirme yöntemi, ıslatma. Dilüsyon. Sulandırma. Nispi kayıt. Çözücünün niceliğini artırarak çözünenin derişimini azaltma işlemi.

Footlessness : Ayak veya ayaklarının olmaması veya onlardan yoksun olma. Ehliyetsizlik. Beceriksizlik. Gerçek dışılık. Eksiklik (argo terim). Bir ya da iki ayağın olmaması. Ayaksızlık.

 

Clemencies : Ilımanlık. Uysallık. Havanın güneşli ve ılık olması. Şefkat. Merhamet. Müsamaha. Hoşgörü. Ilımlılık.

Fragilities : Kolay kırılma. Kırılganlık. Kırılırlık. Gevreklik. Naziklik. Frajilite. Kolay kırılırlık. Kolayca kırılma.

Infrequence : Olağandışılık. Nadirlik. Seyrek meydana gelme durumu. Seyrek olma durumu.

Accuracy : Ayar. Titizlik. Hassasiyet. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Kesinlik. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Doğruluk. Tamlık. Sağıllık. Yanlış yapmamaya özen gösterme.

Flexibilities : Elastikiyet. Fleksibilite. Uysallık. Esnerlik. Elastiklik. Bükülebilirlik. Bükülgenlik. Esneklik.

Easygoingness : Pasiflik. Aktif olmama durumu. Kolay geçinilir olma durumu. Sakinlik ve uysallık. Tembellik. İyi niyetlilik. Dostanelik. Sevecenlik.

Insubstantiality : Asılsızlık. Maddesizlik. Hayalilik. Katı olmama durumu. Hayali olma durumu. Maddesiz olma durumu. Gerçek dışılık.

Enervation : Kuvvetten düşürme. Enervasyon. Gevşeklik. Zayıflatma. Moral bozukluğu.

Tenuity synonyms : asthenia, rarity, enfeeblements, feebleness, decency, slimness, civilities, affableness, putridity, affability, courtesies, decencies, impuissance, crankiness, nicety, flexibility, dragonfly, emotionality, fadedness, decomposes, thinness, disabilities, caducity, clemency, rarities, putrefaction, bon ton, cariousness, perishability, sparsity, debilities, muzzily, tenuousness.

Tenuity zıt anlamlı kelimeler, Tenuity kelime anlamı

Thickness : Koyuluk. Kalınlık. Kesafet. Katman. Sıkıcılık. Gürlük. Tabaka. Yoğunluk. Sıklık.

Strength : Etkililik. Derman. Dayanç. Dinçlik. Gereçlerin çeşitli dış etkenlere karşı koyarak, biçim ve başka özelliklerini koruyabilme niteliği. Kadro. Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi. Sertlik. Fizik, uzay, kimya, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Güçlülük.

Tenuity ingilizce tanımı, definition of Tenuity

Tenuity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Thinness, applied to a broad substance. As, the tenuity of a leaf. Slenderness, applied to anything that is long. The quality or state of being tenuous. The tenuity of a hair.