Term structure of interest rate türkçesi Term structure of interest rate nedir
- Kısa ve uzun vadeli kredilerin likidite derecelerinin farklılığından dolayı kısa vadeli faiz oranının uzun vadeli faiz oranından farklı olması durumu.
- İktisat alanında kullanılır.
- Faiz oranı vade yapısı.
- Faiz oranlarının vade yapısı.
Term structure of interest rate ingilizcede ne demek, Term structure of interest rate nerede nasıl kullanılır?
Term : Dönem. Bir borcun ödenmesi veya bir işin yapılması için borcu veren veya işin yapılmasını isteyen kişi tarafından tanınan süre. -e ... demek. Önel. Vade. Demek. Adlandırmak. İsimlendirmek. Anlaşmak. Bilgisayar, hukuk, gramer, iktisat alanlarında kullanılır.
Structure : İçyapı. Dikili. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, gramer, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Bünye. Kayaçların ve onların oluşturdukları katmanlarında yerkabuğu içindeki düzeni, durumu. Oyun yapısını ortaya çıkaran doku. Kayaç kütlelerinin kıvrılma, kırılma gibi biçim değiştirme olayları ve iç itim sonucu birbirleriyle ilgili durumları. Biçimlendirmek. Belli bir dilin bölümlerini birbirine bağlayan ilişkiler bütünü. söz gelişi, türkçenin ses yapısı, seslerin birbiri ile ilişkilerine, şekil yapısı da ek ve köklerin karşılıklı ilişkilerine bağlı bir sistem, bir bütündür. Örgü.
Of : -den. Nin. Yüzünden. In. Den. -dan. -nin. -den övünerek bahsetmek. -li. -nın.
Interest : Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. İlgi. Ortak olmak. Dikkatini çekmek. Çıkar. Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Merakını uyandırmak. İstek uyandırmak. Sarmak. Bir kimsenin bir etkinliğe, kişiye ya da nesneye karşı, kısıtlayıcı koşullar altında bile, oldukça uzun süre devam eden bağlanma isteği ya da eğilimi. seçme söz konusu olduğu zaman bir kimsenin benimsediği, üstün tuttuğu durum, düşünce ya da tutum.
Rate : Değerlendirmek. Sayılmak. Düzenleme, sıra yöntem, çeşit. Göreli hız. Oran. Sınıf-sıra. Olarak görmek. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. bir nesnenin parça parça yapılması. Bilgisayar, gümrük, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bk. vergi oranı.
Daily interest rate : Günlük faiz oranı.
Break even interest rate : Yatırımın marjinal ve ortalama etkenliğinin eşitlendiği ve yatırımın karlılığının sıfırlandığı piyasa faiz oranı. Başabaş faiz oranı.
Risk structure of interest rates : Aynı vade koşuluna sahip ancak farklı ödenmeme riski taşıyan borçlara ilişkin faiz oranlarının farklı olması durumu. Faiz oranlarının risk yapısı.
The theory of interest rate parity : Faiz oranları değerdeşliği kuramı. Sermaye hareketlerinin serbest olması koşuluyla, iki ülkedeki aynı risk ve vadeye sahip borç senetleri faiz oranları arasındaki farkın, işlem maliyetleri dışında, döviz kurlarındaki değişmelerle karşılanarak eşitleneceğini öngören kuram.
Covered interest rate parity : Vadeleri, ödeme koşulları birbirine benzeyen ancak para birimleri farklı olan iki varlık arasındaki faiz oranları farkının, söz konusu paraların vadeli işlemler piyasasındaki iskonto veya prim oranına eşit olması. Örtülü faiz oranı değerdeşliği.
İngilizce Term structure of interest rate Türkçe anlamı, Term structure of interest rate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Term structure of interest rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Term structure of interest rate synonyms : ability to pay principle, ability rent, a change in individual demand, abnormal budget expenditures, a group shares, a shift in supply.

Bu kısımda Term structure of interest rate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Term structure of interest rate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Term structure of interest rate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Term structure of interest rate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.