Break even interest rate türkçesi Break even interest rate nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yatırımın marjinal ve ortalama etkenliğinin eşitlendiği ve yatırımın karlılığının sıfırlandığı piyasa faiz oranı.
  • Başabaş faiz oranı.

Break even interest rate ingilizcede ne demek, Break even interest rate nerede nasıl kullanılır?

Break : Şans. Yıkmak. Yenmek. Çatlatmak. Bozdurmak. Kontrol etmek. Paydos. Batırmak. Dizginlemek. Kırma.

Even : Eşit. Düzlemek. Düzleştirmek. Bile. Tesviye etmek. Düzeltmek. Düzleşmek. (sayı) çift. Düz olmak.

Interest : İlgisini çekmek. Ürem. İlgilendirmek. İkna etmek. Dikkatini çekmek. Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Ödünç verdiği paradan ötürü alacaklının borçludan sağlayacağı gelir. Çıkar. Merakını uyandırmak. Alaka.

Rate : Değerlendirmek. Azarlamak. Farzetmek. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Göreli hız. Bilgisayar, gümrük, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sınıflandırmak. Layık olmak. Addetmek. Düzenleme, sıra yöntem, çeşit.

Break even : Ne kar ne zarar etmek. Ancak masrafını karşılamak. Başa baş gelmek. Kar ve zararı eşit olmak. Karı zararını kapatmak.

 

Break even chart : Başa baş analizinin grafikle gösterilmesi. Toplam maliyet ile toplam gelirin birbirine eşitlendiği ve aşırı (normalüstü) karın olmadığı üretim düzeyini gösteren grafik. Başabaş grafiği. Kara geçiş diyagramı. Başa baş grafiği.

Break even point : Başa baş noktası. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Başabaş noktası. Toplam maliyet ile toplam gelirin birbirine eşitlendiği ve aşırı (normalüstü) karın olmadığı üretim düzeyi. Başabaş nokta.

Cartel on interest rates : Faiz karteli. Bankacılık kesiminde piyasa payları büyük olan az sayıdaki bankanın, aralarında anlaşarak, faiz oranlarını istedikleri düzeyde belirlemeleri. krş. fiyat karteli, kartel.

Break even level of income : Başabaş gelir düzeyi. Keynesyen gelir harcama modelinde tüketim harcamalarının gelire eşit olduğu durum.

İngilizce Break even interest rate Türkçe anlamı, Break even interest rate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Break even interest rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

 

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Break even interest rate synonyms : abnormal budget expenditures, a shift in supply, a change in individual demand, a change in demand, a pass through certificate, a type mutual funds.