Terror türkçesi Terror nedir

Terror ile ilgili cümleler

English: Some people have a terror of mice.
Turkish: Bazı insanlar farelerden çok korkarlar.

English: Ali is a terrorist.
Turkish: Ali bir terörist.

English: I felt the terror of my neighbors after the earthquake.
Turkish: Depremden sonra komşularımın dehşetini duydum.

English: Ali was a terrorist.
Turkish: Ali bir teröristti.

English: Ali could never forget the terror of war.
Turkish: Ali savaş terörünü asla unutamadı.

Terror ingilizcede ne demek, Terror nerede nasıl kullanılır?

Terror arms : Terörist şubeler. Terörist bölümler. Terör güçleri. Terörist organizasyonlar.

Terror gang : Terör çetesi. Terörist çete. Terörist grup.

Terror haunted : Dehşete kapılmış.

Terror ring : Terör çemberi. Terörist faaliyetler ağı.

Terror stricken : Dehşete düşmüş. Dehşete kapılmış. Çok korkmuş.

Eradicate terror : Tetörün kökünü kurutmak. Korku veya terörü yok etmek. Terörizmin kökünü kazımak.

Anti terror team : Antiterör timi.

Sleep terror : Gece terörü (uykuda korku). Uyku terörü (uykuda korku). Karabasan.

Balance of terror : Terör dengesi. Dehşet dengesi. Stratejik güçler dengesi. Daha büyük ülkelerin sahip oldukları geleneksel ve geleneksel olmayan silah sayısı.

 

Terrorific : Çok korkutucu. Korkunç. Dehşetli. İğrenç. Berbat. Tüyler ürpertici.

İngilizce Terror Türkçe anlamı, Terror eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Terror ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Terrorising : Terör estirme. Terörize etme. Terör estiren. Dehşet salmak. Dehşete düşürmek. Gözünü korkutmak. Çok korkutmak. Gözdağı ve tehdit yoluyla baskı altında tutmak veya egemen olmak (ayrıca terrorize).

Creeps : Sığınak. Hafif kaşıntı. Sevilmeyen kimse. Sürünme. Yaltakçı. Toprak kayması. Ürperme. Yayılma. Kayma.

Someone : Biri. Kimse. Bir kimse. Birisi. Önemli kimse. Şahsiyet.

Harassers : İşkenceci. Taciz eden kimse. Sıkıntı veren biri veya bir şey. Tacizci. Eziyet eden kimse.

Annoyances : Sıkıntı kaynağı. Sıkıntı. Kızgınlık. Baş ağrıtma. Rahatsız etme. Üzüntü kaynağı. Kızdırma. Rahatsızlık.

Hellbender : Su semenderi. Kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takımının, gizli solungaçlıgiller (cryptobranchidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta, yırtıcı, ohio vadisi sularında yaşayan bir tür. Gizli solungaçlı semender.

Bad hat : Bilerek sorun provoke eden kimse. Fitneci. Sorun çıkaran. Fesatçı. Bozguncu. Ortalığı karıştıran. Mesele çıkaran kimse. Sorun yaratan tip.

Danger : Çekince. Varta. Tehlikeli. Risk. Tehlike. Tehdit.

Person : Can. Şahıs. Zat. İnsan. Adam. Kişilik. Tip. Birey. Kişi.

A thorn in the flesh : Zorluk.

Terror synonyms : fearfulness, cold feet, awes, scallywag, terrors, scourge, limbing, brats, blamed, millstone, affrights, headache, hellions, impings, troublesome, plague, soul, consternation, imps, limbs, direful, apprehension, cravenness, headaches, jangler, awe, harasser, limb, arch nudnik, frighted, dread, affright, balls ache.

 

Terror zıt anlamlı kelimeler, Terror kelime anlamı

Fearlessness : Cesaret. Korkusuzluk. Pervasızlık.

Unafraid : Korkmayan. Korkusuz.

Terror ingilizce tanımı, definition of Terror

Terror kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fright. Violent dread. Extreme fear. Fear that agitates body and mind.