Tests türkçesi Tests nedir
- Maden eritme potası.
- Ölçü.
- Sınav.
- Tahlil.
- Deney.
- Miyar.
- Kriter.
- Sert kabuk (böcek vb.).
- Deneme.
- Denetim.
- Test.
Tests ile ilgili cümleler
English: None of the students like tests at school.
Turkish: Öğrencilerden hiçbiri okuldaki testleri sevmezler.
English: DNA tests showed he was innocent.
Turkish: DNA testleri onun masum olduğunu gösterdi.
English: We'll do more tests tomorrow.
Turkish: Yarın daha çok test yapacağız.
English: The treaty did not ban nuclear tests under the ground.
Turkish: Antlaşma toprak altındaki nükleer denemeleri yasaklamadı.
English: Both of the students passed all their tests.
Turkish: Öğrencilerin her ikisi de bütün testlerini geçti.
Tests ingilizcede ne demek, Tests nerede nasıl kullanılır?
Achievement tests : Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri.
Aptitude tests : Beceri testi. Anıklık testleri. Yetenek testi. Bir ekonomideki tüm firma ve endüstrileri kapsayacak biçimde envanterlerin toplam değeri. İstidat testi. Öğrencilerin akademik konularda, resim ve müzik gibi alanlarda ya da mekanik beceriler gerektiren uğraşı dallarında yeteneklerini ölçmeye yarayan testler. Yetenek sınavı.
Archlags tests : Archlags sınamaları.
Battery of tests : Sınama dizisi. Deneme serileri. Aynı deneğe ya da deneklere, başka bir deyişle aynı evrene uygulanarak ölçünleştirilen birkaç testin bir araya getirilmesiyle oluşan test topluluğu. Test takımı. Testler grubu. Test dizileri. İnceleme dizileri.
Classroom tests : Sınıf içi testleri. Öğretmenlerin yalnızca kendi sınıfları ya da dersleri için hazırlayıp uyguladıkları ölçünleştirilmemiş testler, bk. resmi olmayan testler.
Intelligence tests : Akıl testleri. Zeka testleri. Bir kimsenin zihinsel yeterliliğini ölçmek üzere tasarlanmış psikoloji testler. Bir kimsenin doğal yeteneğini ya da genel yaşantılar yoluyla gelişen kişiliğini ölçmek için hazırlanmış olan testler. Iq testleri.
Oral trade tests : Sözlü iş testleri. Sözlü meslek testi. Bir kimsenin belli bir iş ya da meslek üzerinde bilgisini sözlü olarak ölçen testler.
Officer candidate expediency tests : Bir askerin subay olmak için uygun olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılan testler serisi.
Mental tests : Bir kimsenin doğal yeteneğini ya da genel yaşantılar yoluyla gelişen kişiliğini ölçmek için hazırlanmış olan testler. Zeka testleri. Zihinsel test.
Individual tests : Bireysel sınav. Bireysel testler. Dikkatlice not almayı ve sözlü yanıtı gerektirdiğinden ya da başka bir nedenle yalnızca bir kişiye uygulanabilen testler.
İngilizce Tests Türkçe anlamı, Tests eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tests ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gage : Teminat. Ebat. Miktar. Ölçmek. Rehin vermek. Bahse girmek. Bahis. Kalibresini ölçmek. Tartmak. Düelloya davet için yere atılan eldiven.
Evaluate : Değerlendirmek. Değer biçmek. Değerlendirme yapmak. Değerlendirmeye tabi tutmak. Ölçmek. Değerlendirmek (test etme vb). Paha biçmek. Değerlendirmeye almak. Kıymet biçmek. Kıymetlendirmek.
Bluer : Har vurup harman savurmak. Deniz. Maviye boyamak. Çürümüş. Mavi yapmak. Keyifsiz. Mavi. Muhafazakar partili. Hüzünlü. Açık saçık.
Breakdown : Arıza. Sayışım dökümü. Sayışımların bütün ayrıntıları ile ele alınıp değerlendirilmesi. Altbölüm. Gözlemlerin birden çok değişkene göre dağılımını veren bir çapraz çizelgede, değişken seçeneklerinin bileşiminden oluşan göze ya da kesimler. Çalışma arızası. Sağlığın bozulması. Çökme. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.
Examination papers : Sınav kağıdı. İmtihan kağıdı. Test sayfaları. Sınav kağıtları. Test olarak sınıflandırılan yazılı çalışma.
Control : İdare etmek. Bir olaylar dizisini, bir süreci ya da bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin tümü. sürmek, gütmek, yönetmek eylemleri artarak karmaşıklaşan, belirsizleşen birer işlevi adlandırır. denetim kavramında, doğruluğunu sınamak, sağlamak işlevi ağır basar. İpli kuklaların iplerinin bağlandığı ve kuklacının denetimi sağladığı artı simgesi biçimindeki çatal. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. Kontrol altında tutmak. İşletmek. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi. Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi.
Field test : Saha deneyi. Alan deneyi. Arazi deneyi.
Examen : Tetkik. Muhakeme. Teftiş. İmtihan. Yoklama. Yargılama. Muayene. İnceleme. Araştırma.
Trials : Sınama. Yargılama. Çile. Örnek. Girişim. Dava. Dert.
Dissertation : Doktora tezi. Bilimsel inceleme. Uzmanlık tezi. Bitirme projesi. Disertasyon. Bitirme tezi. Travay. Tez. Söylev.
Tests synonyms : essayed, benchmarks, effort, exams, furnace, judge, efforts, calibre, benchmark, reagents, check, gauges, gauge, dissecting, extent, censorship, dimension, yardstick, verify, denominations, essay, denomination, superintendence, competition, bench mark, calibers, essaying, pass judgment, furnaces, quizzes, exam, audits, prove.

Bu kısımda Tests kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tests ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tests anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tests ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.