Trials türkçesi Trials nedir

Trials ile ilgili cümleler

English: I don't believe in extraterrestrials.
Turkish: Ben uzaylılara inanmıyorum.

English: These three extraterrestrials have come to earth to see if Ukraine can be saved.
Turkish: Bu üç yabancı Ukrayna'nın kurtarılabilip kurtarılamayacağını görmek için dünyaya geldi.

English: Her life has been full of trials.
Turkish: Hayatı meşakkatlerle geçti.

Trials ingilizcede ne demek, Trials nerede nasıl kullanılır?

Trials and tribulations : Sıkıntı ve güçlükler. Sıkıntılar.

Bernouilli trials : Bernouilli denemeleri. Bernoulli denemeleri.

Bernoulli trials : Bernoulli denemeleri.

Clinical trials : Tıbbi çalışmalar. Klinik araştırmalar. Araştırma çalışması. Klinik çalışmalar. Bir veya birden fazla tedavinin etkinliğini değerlendirmek ve canlılara uygulanmak üzere tasarlanmış planlı çalışmalar. Klinik denemeleri. Tıbbi araştırma. Klinik denemeler. İnsanlar üzerinde iki veya daha fazla terapinin kıyaslamalı olarak ölçülmesi için gerçekleştirilen deney (tıp veya medikal terimi).

Feeding trials : Yemleme araştırması. Latin kare sistemi veya grup araştırması sistemiyle belirli yemlerin verim yeteneklerini belirlemek amacıyla yapılan araştırmalar, yemleme denemesi.

 

Trial balance : Küçük mizan. Mizan. Muvakkat bilanço. Bir işletmenin ticari durumunu, etkinliğinin genel sonuçlarını gösteren ve belirli zamanlarda hazırlanan hesap özeti. Büyük mizan. Muvakkat mizan. Sağlama. Büyük defterdeki borç ve alacakların birbirini tutup tutmadığını denetleme. Geçici mizan. Geçici bilanço.

Mistrials : Hata yüzünden hükümsüz kalan yargılama. Hükümsüz yargılama. Yanlış yargılama. Hatalı yargılama. Delil yetersizliğinden görevsizlik kararı.

Trial and error learning : Yeni öğrenme durumları karşısında öğrencinin, başarılı sonuç alıncaya, ya da hoşnut oluncaya değin kimi tepkileri hemen hemen rasgele yinelemesi ve sınaması temeline dayalı öğrenme. Deneme yanılma öğrenmesi. Sınama ve yanılma yoluyla öğrenme.

Industrials : İşleyimsel. Sanayi hisse senetleri. Sanayici. Sanayi. Endüstri. Endüstriyel. Sınai. Sanayisel.

Trial and error : Deneme yanılma yöntemi. Sınama yanılma. Sınama ve yanılma. Yeni sorunlar ve durumlar karşısında düşünme, plan yapma ve yöntemli biçimde hareket etme yerine denemelere girişerek çözüm ve uyma yolları arama davranımı. Deneme yanılma. Deneme ve yanılma. Çeşitli yolları deneme. Tecrübe etme ve hata yapma. Deneme-yanılma.

İngilizce Trials Türkçe anlamı, Trials eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trials ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Afflictions : Acı. Üzme. Istırap. Üzüntü. Felaket. Izdırap. Keder. Ağrı. Bela.

Fitting : Bina tesisatı. Tertibat. Doğru. Ayarlama. Kurma. Kip. Tesisat işlerinde kullanılan parça (rakor veya manşon gibi). Terzi provası. Tesviyecilik.

 

Hasped : Kopçalamak. Kilitlemek. Kopça. Çengelli iğne. Makara. Asma kilit. Tutturmak. Toka. İplik makarası.

Testing : Deneme yapma. Kaçak denemesi. Deney. Deneyden geçirme. Döşemde bir kaçak olup olmadığının araştırılması. Bir varsayım ve bir çıkarımın geçerliğini, bir yordamın uygunluğunu ya da bir bağıntının sağlanıklığını araştırmak amacıyla başvurulan olgusal ya da sayımsal işlem. Verilmiş bir ders, işlenmiş bir konu ya da tamamlanmış bir ünite ile ilişkili olarak öğrencilerin başarı durumlarını anlamak için ders öğretmenince yapılan kısa süreli, küçük sınav. bk. sözlü yoklama, yazılı yoklama. öğrencilerin derste (derslikte, işlikte, uygulamada) bulunup bulunmadıklarını anlamak için yapılan araştırma.

Proof sheet : Düzeltilmiş metin. Baskı provası. Matbaa provası.

Dissertations : Tez. Tezler. Bilimsel inceleme. Söylev.

Dolors : Elem. Dolor. Sızı. Keder.

Ensamples : Örneklerle açıklamak. Örneklemek. Örnek göstermek. Nümune. Örnek yoluyla göstermek.

Test : Sınamak. Ölçü. Bakmak. Sert kabuk (böcek vb.). Maden eritme potası. Kontrol etmek. Araştırmak. Ayar.

Quiz : Kısa sınav. Belli bir süre içinde uygulanan öğretim programıyla ilişkili olarak öğrencilerin ilerleme derecelerini ve başarılarını saptamak amacıyla ders öğretmenince yapılan, kalem ve kağıt kullanmaya dayalı küçük sınav. Takılma. Sınav yapmak. Bilgi sınama. Çok soru sormak (birine). Şaka. Küçük imtihan. İlginç tip.

Trials synonyms : clinical test, preclinical trial, mot test, double blind, ministry of transportation test, pilot program, preclinical test, trying on, preclinical phase, clinical trial, snellen test, instance, furnaces, court case, assertion, ordeals, actions, hasps, examinations, attempted, accusation, consultations, examination papers, try on, cause, bid, bores, archetypal, hanks, audience, lawsuit, clinical examination, fists.

Trials zıt anlamlı kelimeler, Trials kelime anlamı

Single : Kırk beşlik plak. Tek gidiş bileti. Gidiş bileti. Bekar. Tek kişilik oda. Münferiden. Dönüş bileti. Yalınkat (çiçek). Bir.

Defense : Savunma katı. Davalı. Defans oyuncusu. Müdafaa. Doğrulama. Vikaye. Savunma silahları. Savunma. Bkz.defence. Sanık.

Prosecution : İlerletme. Takip. Kovuşturma. Sürdürülme. Yerine getirme. Dava. Yeniden kovuşturma. Uygulama. Devam.