Fitting türkçesi Fitting nedir

  • Geçme.
  • Yakışık alır.
  • Ayarlama.
  • Prova.
  • Tertibat.
  • Uydurma.
  • Doğru.
  • Montaj.
  • Kip.
  • Tesviyecilik.
  • Bina tesisatı.
  • Tesisat işlerinde kullanılan parça (rakor veya manşon gibi).
  • Yerleştirme.
  • Terzi provası.
  • Mekanizma.
  • Kurma.
  • Tesisat.
  • Uygun.

Fitting ile ilgili cümleler

English: Ali is fitting in.
Turkish: Ali uygun düşüyor.

English: I would like to try it. Where is the fitting room?
Turkish: Onu denemek istiyorum. Deneme kabini nerede?

English: The fitting room is being used now.
Turkish: Elbise deneme odası şimdi kullanılıyor.

English: I'd like to try this on. Where are the fitting rooms?
Turkish: Bunu denemek istiyorum. Deneme odaları nerede?

English: The fitting room is occupied.
Turkish: Deneme kabini dolu.

Fitting ingilizcede ne demek, Fitting nerede nasıl kullanılır?

Fitting criterion : Uyum ölçütü.

Fitting in : Tam oturan. Yerini bulan. Tam uyan. Yeni bir pozisyona güzelce adapte olan.

Fitting out : Elbiselerini karşılamak. Teçhiz etmek. Donatmak. Gerekli ekipmanlarla donatmak. İhtiyaçlarını sağlamak. Elbiselerini giymek. Gerekli malzemeler ve ihtiyaç maddeleri ile desteklemek.

Fitting proof against water jets : Püskürtülmüş, fışkırtılmış sulardan korunmuş olarak çalışmasını sağlayacak parçaları olan ışıklık. Su geçirmez ışıklık.

 

Fitting room : Elbise deneme odası. Soyunma odası. Deneme kabini.

Ceiling fitting : Seyir yerinin tavanında bulunan aydınlatma kümesi. Doğrudan tavana takılan ışıklık. Tavan ışık kümesi. Tavan ışıklığı.

Anti aircraft fitting : Edilgen korunma gereklerine uygun olarak gerçekleştirilmiş ışıklık. Edilgen korunma ışıklığı (karartma ışıklığı).

Base fitting : Pis ve kirli su kolonlarının yağmur borularının altına konan özel parçası. Altlık. Altlık parçası. Altlık (parçası). Taban bağlantısı.

Fitting shop : Montaj atölyesi. Birleştirme atölyesi.

Asymmetrical lighting fitting : Bakışımsız ışıklık. Işık dağıtışı bakışımsız olan ışıklık.

İngilizce Fitting Türkçe anlamı, Fitting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fitting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adequate : Kafi. Münasip. Elverişli. Yeterli. Ehven. Kifayetli. Yeter.

Concoction : Karıştırarak hazırlama. Uydurmasyon. Hazırlama. Tertip. Karıştırma. Karışım.

Cardboard box : Hayali. Karton mukavva kutu. Karton kutu. Karton koli. Mukavva kutu. Klişe.

Tense : Gergin. Stresli. Gerilmiş. Zaman. Gerginleştirmek. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Çekmek. Sıkı.

 

Constitutions : Meydana getirme. Anayasa. Karakter. Yaradılış. Anayasalar. Oluşturma. Huy. Yapı. Tüzük.

Machines : Makine.

Calumny : Düşman ağzı. Karalama. Suiniyet. Ağır suç atma. Ağır suç uydurma. Kara çalma. Çamur atma. Bühtan.

Adaptable : Uyumlu. Kolayca uyum sağlayan. Uyum sağlayan. Uyabilen. Şartlara uyabilen. Yeni koşullara uyarlanabilen. Uydurulabilir. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uyarlanabilir. Uyar.

Arrangement : Düzen. Tanzim. Düzenlenmiş şey. Hazırlık. Aranjman. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Plan. Diziliş. Düzenleyiş.

Plumbing : Muslukçuluk. Anlamaya çalışma. Kurşun işleri. Su tesisatçılığı. Su tesisatı. Boru tesisatçılığı. Kurşunculuk. Bir binanın pissu, temiz su ve gaz döşemlerinin tümü. Tesisatçılık (sıhhi). Tesisatçılık.

Fitting synonyms : docking, dry run, conformation, calibrations, colourable, authentics, arranging, mode, plumbings, dovetailed, movement, rehearsal, setup, facility, advisable, montage, paradigm, mounting, building, becoming, applicable, according to hoyle, attics, proof sheet, adjustments, example, establishing, mechanisms, seemliest, installment, encroachments, appliances, trials.

Fitting zıt anlamlı kelimeler, Fitting kelime anlamı

Improper : Yakışıksız. Yanlış. Açık saçık. Çirkin. Yolsuz. Ahlaksız. Uygun olmayan. Münasebetsiz. Yersiz. Uygunsuz.

Unjust : Hakkaniyetsiz. Vicdansız. Adaletsiz. Yersiz. İnsafsız. Haksız.

Fitting ingilizce tanımı, definition of Fitting

Fitting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Anything used in fitting up. Proper. Suitable. Appropriate. Fit.