Tetanode türkçesi Tetanode nedir

  • Eksitasyon dışındaki tetanik evre.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Tetanot.
  • Tetanod.

Tetanode ingilizcede ne demek, Tetanode nerede nasıl kullanılır?

Tetanolysin : Cl. tetani’den ileri gelen hemotoksin. Tetanolisin. Tetanolizin.

Tetanophilic : Tetanofilik. Tetanos toksinine mukavemeti az olan.

Tetanospasmin : Clostridium tetani’nin salgıladığı, gangliyositlere bağlanarak ve nörotransmitterlerin salınımını önleyerek ederek merkezi sinir sisteminin sinaptik terminallerini bloke eden ve böylece tetanosdaki tipik kas kasılmalarına neden olan nörotoksin özelliğinde ekzotoksin. Gangliositlere bağlanan ve nörotransmitterlerin salınımını inhibe eden, merkezi sinir sisteminin sinaptik terminallerini bloke ederek tetanozdaki tipik kas spazmlarına neden olan, en güçlü zehirlerden biri olarak bilinen, clostridium tetani tarafından salgılanan nörotoksin özelliğinde ekzotoksin. Tetanospazmin.

Puerperal tetanose : Doğum sonrası tetanos. Kısrak ve inekler başta olmak üzere birçok hayvan türünde doğum yaralanmaları, metritis, yavru zarlarının atılmaması, döl yatağının çıkması gibi nedenlere bağlı olarak gelişen tetanos, puerperal tetanos. Puerperal tetanos.

Tetanic : Tetanozla alakalı veya tetanoza ilişkin. Tetanik. Tetanosla ilgili olan. tetanos gösteren, tetanosla belirgin. tonik nitelikte kas kasılmaları gösteren. kaslarda tonik kasılmalara neden olan, bu nitelikte herhangi bir ilaç. Tetanozlu.

 

Tetanic convulsion : Tetanik konvulsiyon. Tonik kasılmalar.

Tetaniform : Tetanlform.

Tetanization : Tetanizasyon. Tetaniye tutulma, tetanos sonucu kas kasılması. Tetanozu indükleme. Tetanoza sebep olma. Tetaniye tutulma.

Tetanism : Tonik kasılmalar. Tetanizm.

Tetanically : Güçlü kas spazmlarına sebep olan hastalık şeklinde (tetany: kandaki düşük kalsiyum miktarının sebep olduğu uzun kas spazmları).

İngilizce Tetanode Türkçe anlamı, Tetanode eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tetanode ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdomen : Karın. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Karnın altı. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

 

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı. Abdominal ağrı.

Thermionic tube : Isıl eksicik borusu. Elektron tübü. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Isılüşersel boru. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Isıtılmış alt-üşeği eksicik kaynağı durumunda, içinde toplayıcı üst-üşek ile eksicik akışımını denetleyen ek üşekleri bulunan havası alınmış cam şişe. Elektron tüpü. Eksiciksel düzeneklerde özellikle doğrultucu, yükseltici olarak kullanılan ve içindaki akım iletimi erkin eksiciklerden sağlanan boru. Termiyonik tüp. Radyo ışıtacı.

Tetanode synonyms : tube, abattoir, abdominal fat necrosis, electron tube, a dna, a amplitude mod, abdominal distention, vacuum tube, thermionic valve, abdominal ovariectomy, abdominal palpation, thermionic vacuum tube.