The channel türkçesi The channel nedir
- Yöneltmek.
- Yönlendirmek.
- Oymak.
- Kanal.
- Bağlantı.
- Nehir yatağı.
- Hat.
- Manş denizi.
- Maceraya sevk etmek.
- Kanala dökmek.
- Kanal açmak.
The channel ile ilgili cümleler
English: The swimmer, Cindy Nicholas, barely made it ashore at Dover at the end of the exhausting swim, but a spokesman from the Channel Swimming Association announced that she was in very good shape.
Turkish: Yüzücü, Cindy Nicholas, yorucu bir yüzmenin sonunda zorlukla Daver'de kıyıya vardı fakat Kanal Yüzme Derneğinden bir sözcü onun çok iyi bir durumda olduğunu duyurdu.
English: Change the channel, please; that music is unbearable.
Turkish: Lütfen kanalı değiştir; o müziğe tahammül edilemez.
English: Fifteen hundred migrants stormed the Channel Tunnel.
Turkish: On beş bin göçmen Kanal Tüneli'ne saldırdı.
English: Ali flipped through the channels.
Turkish: Ali kanallara göz attı.
English: Can I change the channel?
Turkish: Kanal değiştirebilir miyim?
The channel ingilizcede ne demek, The channel nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Channel : Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Kanala dökmek. Bağlantı. Nehir yatağı. Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol. Alıcı oluğu. Maceraya sevk etmek. Arna. Kanal açmak. Arna açmak.
The 1967 borders : Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). Yeşil hat. 1967 sınırları.
The 2004 tsunami : Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 2004 tsumanisi.
The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.
The above : Yukarıda yazılanlar (bir sayfada). Yukarıda anılan. Yukarıki. Yukarıdaki.
The ablative : Çıkma durumu. Ablatif. İsmin -den hali.
İngilizce The channel Türkçe anlamı, The channel eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The channel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Canaling : Ocak oluğu. Ark. İçinden sıvı geçen yol. İçinden sinir geçen yol. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Oyuk. Suyolu. İçinden damar geçen yol. Yapay suyolu.
Errs : Günah işlemek. Yanılgıya düşmek. Hata. Yanlış olmak. Yanılmak. Hata yapmak. Hata etmek.
Anastomosis : Kesişerek ağızlaşma. Uç birleştirme. Ağızlaşma. Arterlerin, venlerin, sinirlerin ve vücudun birçok bölgesindeki kılcal damarların birleşerek ağ meydana getirmesi. Anastomozis. Arterlerin, venlerin, sinirlerin, yaprak damarlarının ve vücudun birçok bölgesindeki çok ince uç dallarının birleşerek ağ meydana getirmesi. Geçit şebekesi. İki vücut parçasını birleştirme operasyonu. Anastomoz.
Association : Yer, zaman, neden, etki ve sonuç bakımından aralarında birlik, benzerlik ya da karşıtlık gibi ilişkiler bulunması dolayısıyle düşüncelerin kendiliğinden birbirini ansıtması olayı. ruhsal etkinlikler ve durumlar arasında kurulan görevsel ilişkiler. Bilgisayar, biyoloji, hukuk, eğitim, fizik, kimya, uzay, gramer, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir kelimenin anlam, şekil ve ses yakınlığı yoluyla başka kelimelerle kurduğu bağlantılar: ağaç, kıraç, tokaç; gelen, gören, bilen; ağırbaşlılık, ciddiyet, ciddilik, resmilik, oturaklılık vb. bk. çağrışım ilişkileri. Akla getirme. Hemen hemen aynı tür yıldızlardan oluşmuş, samanyolunun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. Tekizlerin eklenmesiyle çoğuz birleşiklerin oluşumu. Arkadaşlık. Tedai. Çağrıştırma. Düşünsel olarak bir araya getirme.
Chiselling : Kesme işlemi. Kazıklamak. Sızdırmak. Yontmak. Yontma. Taraklama. Pürüzlendirme. Dolandırmak.
Carline : Cadı. Yol. (iskoç argosu) kocakarı. Yaşlı kadın. Cadaloz. Kötü yaşlı kadın. Hasis ve çirkin yaşlı kadın.
Coulisse : Borsadaki gayri resmi faaliyet. Borsa dışında alışveriş yeri. Kulis. Oluk. Bir şeyin içinden kayması için olan oluk. Sürme pencerenin hareket ettiği oluk.
Channel : Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Maceraya sevketmek. Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Çevirmek.
Channelizes : Odaklanmak (ayrıca 'channelise').
Commitment : Bağlılık. Havale. Söz verme, zorunluluk, yüklenme. Teslim etme. Kesin karar. Sadakat. Hapis hükmü. Vaat. Söz.
The channel synonyms : aimed, chiseling, charactered, channels, channelized, channeled, canals, canalize, govern, guideline, attaching, cave in, ichno, bracing, bracings, watercourse, conduits, the english channel, diverted, canallers, affiliation, communication, railway track, canalizing, conduct, attachment, chisel, character, conducts, couloir, connecting, err, conduit.

Bu kısımda The channel kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The channel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The channel anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The channel ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.