The crusaders türkçesi The crusaders nedir

  • Haçlılar.
  • Haçlı seferlerine katılanlar.
  • Tarih alanında kullanılır.

The crusaders ingilizcede ne demek, The crusaders nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Crusaders : Mücadeleci. Haçlı. Haçlılar.

The 1967 borders : 1967 sınırları. Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).

The 2004 tsunami : 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 2004 tsumanisi.

The a team : Televizyonda macera dizisi ismi. A takımı.

The above : Yukarıda anılan. Yukarıdaki. Yukarıki. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada).

The ablative : Çıkma durumu. İsmin -den hali. Ablatif.

İngilizce The crusaders Türkçe anlamı, The crusaders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The crusaders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Armistice : Savaşı bırakma. Savaşan iki gücün isteğiyle çarpışmaya belli bir süre için ara vermesi. Ateşkes. Mütareke. Silah bırakma. Silahları bırakma.

Acropolis : Eski yunan kent devletlerinde yüksekte kurulan ve içinde bir saray ile tapınaklar bulunan berkitilmiş yer. İç kale. Akropol.

Antiquity : Eski çağlar. Eski yapıtlar. Eski uygarlık. Eskilik. Antik çağlar. Eski zaman. İlkçağ. Tarihçe bilinen en eski zamanlardan, genellikle batı roma imparatorluğunun çöküşüne (476) değin geçen zaman kesimi. Kalıntılar. Antikalık.

Crusaders : Haçlı. Mücadeleci.

Barbary : Berberi. Kuzey afrika kıyısında mısır'ın batısında kalan ülkelerin topluca adı: libya, cezayir, tunus, fas. Batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Mağrip. Afrika'nın kuzeyinde batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge.

Barricade : Tabur. Barikat kurmak. Siper. Barikat. Set çekmek. Berkitilmiş tabya ve sığınak. Engel. Mania. Geçiş engeli.

Armour : Zırh. Silah. Yarak. Zırhla kaplamak. Korumalık. Zırhlı güçler. Güney dakota eyaletinde şehir. Zırh kablo. Düşman silahlarının etkisinden korunmak için giyilen çelik giysi.

Areopag : Areopag. Eski atina'da, toplandığı yerin adına göre anılan yüksek yargıçlar kurulu.

Archives : Evraklar. Arşiv binası. Resmi evrak ve kayıtlar. Kayıtlar. Belgelik. Arşiv. Belgelerin saklandığı yer. Arşiv odası. Arşivler.

Areopagite : Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi. Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse. Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi. Areopagit.

The crusaders synonyms : apostle, almanac, autocracy, archon, axis powers, barbarian, archer.