The diet türkçesi The diet nedir

  • Diet yapmak.
  • Kurultay.
  • Diyet.
  • Perhiz yapmak.
  • Perhiz vermek.
  • Perhiz.
  • Japonya ulusal meclisi.
  • İki meclisten oluşan japon yasama organı (temsilciler evi ve konsey meclisi).
  • Rejim yaptırmak.
  • Gıda.
  • Diyet yapmak.
  • Rejim yapmak.

The diet ile ilgili cümleler

English: The Diet will open next Monday.
Turkish: Meclis gelecek pazartesi günü açılacak.

English: The Diet has been dissolved.
Turkish: Parlamento feshedildi.

English: The Diet will meet on Tuesday.
Turkish: Meclis salı günü toplanacak.

English: The Diet is now in session.
Turkish: Meclis şimdi oturumda.

English: Tomorrow, I start the diet.
Turkish: Yarın diyete başlıyorum.

The diet ingilizcede ne demek, The diet nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Diet : Günlük besin. Gıda. Perhiz. Rejim yapmak. Rejim yaptırmak. Diet yapmak. Perhiz vermek. Perhiz yapmak. Yiyecek. Rejim.

The 1967 borders : 1967 sınırları. Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).

The 2004 tsunami : 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 2004 tsumanisi. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225.

 

The a team : A takımı. Televizyonda macera dizisi ismi.

The above : Yukarıdaki. Yukarıda anılan. Yukarıki. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada).

The ablative : Çıkma durumu. Ablatif. İsmin -den hali.

İngilizce The diet Türkçe anlamı, The diet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The diet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go on a diet : Perhize başlamak. Diete girmek. Perhize girmek. Rejime girmek. Diyete başlamak. Rejime başlamak.

Ransom : Fidye ile kurtulma. Fidye verip kurtarmak. Fidye ile kurtarma. Fidye. Fidye ile kurtarmak. Kurtulmalık. Fidye karşılığı bırakmak. Tutsaklıktan kurtulmak için ödenen para. Kurtarmalık.

General assembly : Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Eyalet meclisi. Bir ortaklığın ya da bir kuruluşun ortaklarından oluşan en yetkili karar organı. Parlamento. Umumi heyet. Genel kongre. Genel kurul.

Regimens : Rejim. İdare. Sözcükler arası yapısal etkileşim.

Food : Nevale. Halkın geleneksel yollardan elde ettiği, koruduğu ve yaşaması için tükettiği her türlü bitkisel, hayvansal ve madensel ürün, özdek, yiyecek, içecek. Yemek. Besin. Taam. İaşe. Genellikle insan yiyeceği için kullanılan, hayvanlarla ilgili olarak kullanıldığında yem ve besin anlamına gelen kelime. Aş.

Fodder : Kuru ot. Beslemek. Ot. Hayvan yemi. Hayvan yemi (saman veya ot gibi). Yem. Yemlemek. Yem vermek. Saman.

 

Fare : Yolcu. Başından geçmek. Yola çıkmak. Gitmek (iş için). Başarmak. Bilet ücreti. Üstesinden gelmek. Yiyecek. Navlun.

Slimdown : Rejim.

Slimmed : Zayıflamış. Zayıflatmak. Kilo vermek. İncelmek. Rejimle zayıflamak. Zayıflamak.

The diet synonyms : dieted, slims, abstinence, food and drink, train down, fasting, aliments, foods, alimenting, aliment, dieting, diets, regime, grocery store, fares, council, abstains, nourishments, fastings, national diet of japan, blood money, fast, be on diet, be on a diet, foddering, abstain, regimen, nourishment, diet regimen, foddered, fasted, diet, ransoming.