The future türkçesi The future nedir
The future ile ilgili cümleler
English: I'm very concerned about the future of my marriage.
Turkish: Evliliğimin geleceği hakkında çok endişeliyim.
English: I fear for the future of humanity.
Turkish: İnsanlığın geleceğinden korkuyorum.
English: Burak asked Tugba what her plans for the future were.
Turkish: Burak Tuğba'ya gelecek için planlarının ne olduğunu sordu.
English: Ali asked Mary what her plans for the future were.
Turkish: Ali Mary'ye gelecek için planlarının ne olduğunu sordu.
English: All of us are connected with the past and the future as well as the present.
Turkish: Hepimiz şimdiki zamanın yanı sıra geçmişle ve gelecekle bağlandık.
The future ingilizcede ne demek, The future nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.
Future : Gelecek zaman kipi. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalıya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zamandır. bk. bildirme kipleri. İleri. İlerideki. Yarın. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. Vadeli. Ati. Gelecekte olacak şey. Gelecek zaman.
The future tense : Gelecek zaman.
Anticipate the future : Geleceği öngörmek. Gelecekte olacak şeylere hazırlıklı olmak. Geleceği tahmin etmek. Geleceği sabırsızlıkla bekmelek.
Back to the future : Michael j. fox ve crispin glover'ın rol adlıkları 1985 yapımı film (steven spielberg tarafından yönetildi). Geleceğe dönüş.
Dip deep into the future : Gelecekle ilgili olarak derinlemesine araştırmak.
Bid ill for the future : Şanssızlık. Kötüye işaret. Uğursuzluk. Kötü emare.
İngilizce The future Türkçe anlamı, The future eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The future ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Futurities : Gelecekteki durum. İstikbal. İlerisi. Gelecekçilik.
Aftertime : İstikbal.
Morrow : Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Sabah. Yarın. Georgia eyaletinde şehir. Ertesi gün.
Oncomings : Yaklaşan. İlerleyen. Yaklaşma. Yaklaşmakta olan. Yetişmekte olan.
Next : Sonra. Bir dahaki. Bundan sonra. Müteakip. Ardından. Ardından gelen. En bitişik. Bir sonra.
Futurity : İlerisi. İstikbal. Gelecekteki durum. Gelecekçilik.
Oncoming : Yaklaşma. Yetişmekte olan. Yaklaşmakta olan. Gelen. Yaklaşan. İlerleyen.
Future : İlerki. Vadeli. İstikbal. Müstakbel. Gelecek zaman kipi. Gelecekte olacak şey. İlerideki. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalıya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zamandır. bk. bildirme kipleri. Gelecek zaman.
Fates : Moirai. Talih. Akıbet. Çarkıfelek. Alın yazısı. (yunan mitolojisi) insanların hayatlarını kontrol eden kader tanrıçası. Ecel. Kader. Kısmet.
Coming : İlerleyen. Önümüzdeki. Gelecek (ay, yıl). Varış. Yaklaşan. Yaklaşma. Gelme. Gelmekte olan. Başarılı.
The future synonyms : ensuing, forthcoming, fate, outlook, morrows, fortune, the next day, hereafter.

Bu kısımda The future kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The future ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The future anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The future ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.