The net türkçesi The net nedir

  • İnternet'in lakabı.
  • İnternet.
  • .

The net ile ilgili cümleler

English: He repaired the nets.
Turkish: O ağlarını onardı.

English: I surfed the net late last night.
Turkish: Gece geç saatte internette gezindim.

English: Ajax Amsterdam is the most famous footbal club of the Netherlands.
Turkish: Ajax Amsterdam Hollanda'nın en ünlü futbol kulübüdür.

English: Germany shares a border with the Netherlands.
Turkish: Almanya, Hollanda ile aynı sınırı paylaşır.

English: He fixed the net.
Turkish: O ağı onardı.

The net ingilizcede ne demek, The net nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Net : Oyun alanını ortadan ikiye bölen ve ortasında yerden yüksekliği 91 cm. olan ipten kafes örgü. Çoğu kez düşçül oyunlarda, sahnedeki görüntüye uçuculuk, gerçek dışı, düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde. Masatopu oyununda alanı iki eşit bölüme ayıran, uzunluğu 1.83 m., üst kenarının masa yüzeyinden yüksekliği 15,5 cm. olan ipten kafes örgü. Uçantop oyununda iki takımın alanını ayıran, iki direk arasına belli ölçü ve yükseklikte gerilen, ipten örülü delikli perde. Katkısız ağırlık. katkısız ödeme. ele geçen. Ağ. Süzek. Katkısız. Tenis, bilgisayar, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır. Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan.

 

The netherlands : Hollanda.

Grasp the nettle : Zorluklara göğüs germek. Soruna müdahale etmek. Sorunlarla yüzleşmek. Zor bir probleme çözüm yolu bulmak. Zor durumlarla mücadele etmek.

Over the net installation program : Ağ üzerinden yükleme programı.

This database is on the network : Bu veritabanı ağ üzerinde.

The 1967 borders : 1967 sınırları. Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).

İngilizce The net Türkçe anlamı, The net eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The net ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crotch : Apış. Apışlık. Dalın ağaç gövdesinden ayrıldığı yer. Çatal (ağaç). Kasık. Kalça. Pantalon ağı. Ağ kısmı. Çatal.

Filets : Fileto. File.

Bunts : Tos vurma (keçi). Tos. Balık ağı. Topa hafif vurma (baseball terimi). Hamaylı. Sürme. Yelken eteğinin orta yeri. Yavaşça vurmak (beyzbol). Tos vurma.

 

Gin : Kapan. Cin. Ardıç rakısı. Cin içki. Kapana kıstırmak. Pamuğu çırçırdan geçirmek. Tuzağa düşürmek. Maçuna. Çırçır makinesi. Tuzak.

Dragnets : Trol ağı. Polis kuşatması. Dip tarama ağı. Küçük balıkları yakalamak için kullanılan bir ağ. Sualtı tarama ağı. Gırgır. Çakar.

Fileting : File. Fileto.

Fishnets : Gizleme ağı. Balık ağı.

Cobweb : Temizlenmesi gereken pislik. Hile. Kuruntu. Örümcek. Dayanıksız şey. Tuzak. Örümcek ağı. Örümcek ağının teli.

Crotches : Kasık. Kalça. Apışlık. Ağ kısmı. Çatal. Çatal ağaç. Apış. Pantolon ağı. Çatal (ağaç).

The net synonyms : the internet, grating, bunt, bunted, fishnet, graticule, filet, dragnet.