The sun set türkçesi The sun set nedir

  • Güneş ufuk çizgisinin altına gitti.
  • Güneş battı.
  • Karanlık çöktü.
  • Gece çöktü.

The sun set ile ilgili cümleler

English: I shall keep on painting until the sun sets.
Turkish: Güneş batıncaya kadar resmi yapmaya devam edeceğim.

English: By the time the sun sets, we will arrive at the destination.
Turkish: Güneş batmadan önce, gideceğimiz yere varacağız.

English: We hope to finish planting the field before the sun sets.
Turkish: Biz güneş batana kadar, alanı ekmeği umuyoruz.

English: If you watch the sun setting on a warm, damp day, you can see the moisture changing the shape of the sun.
Turkish: Sıcak, nemli bir günde güneşin batışını seyrederseniz, güneşin şeklini değiştiren nemi görebilirsiniz.

English: The man watched the sun set below the horizon.
Turkish: Adam ufkun altında güneşin batışını izledi.

The sun set ingilizcede ne demek, The sun set nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Sun : Güneş ışığı. Yıl (şiir). Kızgın gaz yığınından oluşan, ısı ve ışık saçan, yeryuvarının da içinde bulunduğu dizgenin özeği olan gökcismi. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Güneşte bırakmak. Güneş. Güneşlendirmek. Güneşe sermek. Güneşletmek. Güneş ışığına maruz kalmak.

 

Set : Etkilemek. Sonucu belirtmede birim olan 15 sayılık bölüm. Yapmacık. Koyulaştırmak. Oyunun, karşılaşıcılardan birinin altı oyun kazanması ile biten bölümü. şöyle ki, kazanan oyuncu karşısındakinden en az iki oyun artık kalmış olsun. yoksa dönem bu durum sağlanıncaya dek sürer. Takım. Bir takımyıldızın adı. Belirlenmiş. Ayarlamak. İçten olmayan.

The sun came out : Tan ağardı. Sabah oldu. Güneş ortaya çıktı. Güneş doğdu.

The sun is coming out : Güneş açıyor.

Expose to the sun : Güneşte bırakmak. Güneşe sermek.

Eclipse of the sun : Güneş tutulması.

Bask in the sun : Güneşte ısınmak. Sıcak veya keyif veren atmosferi soğurmak. Güneşte esmerleşmek. Uzanarak güneşin keyfini çıkarmak. Güneşlenmek. Güneş ışığına maruz kalmak. Güneşe maruz bırakmak. Güneşe uzanmak. Güneşte uzanmak.

Apparent movement of the sun : Güneşin görünürde devinimi. Tutulum ve eşlek düzlemleri arasındaki 23° 27"lık açı nedeniyle, güneşin iki dönence arasında, gidiş ve dönüşü bir yıl süren devinimi.

The sun shines : Güneş ışın yayıyor. Güneş ışıldıyor. Güneş parıldıyor. Güneş etrafı aydınlatıyor.

İngilizce The sun set Türkçe anlamı, The sun set eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The sun set ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The sun went down : Alacakaranık çöktü. Akşam oldu.