The thick türkçesi The thick nedir
The thick ile ilgili cümleler
English: I cannot read the thick book in a week.
Turkish: Bu kalınlıktaki bir kitabı bir haftada bitiremem.
English: One book is thin. The other is thick. The thick one has about 200 pages.
Turkish: Bir kitap ince, diğeri ise kalın. Kalın olanının yaklaşık 200 sayfası var.
English: The flight was canceled because of the thick fog.
Turkish: Uçuş yoğun sis yüzünden iptal edildi.
English: Because of the thick fog, the street was hard to see.
Turkish: Yoğun sis nedeniyle, sokağı görmek zordu.
English: Suddenly, the thick clouds hid the sun.
Turkish: Birdenbire, kalın bulutlar güneşi sakladı.
The thick ingilizcede ne demek, The thick nerede nasıl kullanılır?
The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Thick : En heyecanlı yeri. Sisli. Yakın (arkadaş). Kalın. Dumanlı. Aşırı. Sık. Kalınca. Fazla.
Be in the thick of : -nin ortasında bulunmak. -e bulaşmak. -e karışmak. -e dolaşmak.
In the thick of : -nın en yoğun olduğu yerde. -nın merkezinde. -nın orta yerinde. -nın yoğunluğunda. -nın ortasında.
In the thick of it : Ortasında. Bir işin en civcivli anında. Tam ortasında. En civcivli zamanında. En heyecanlı yerinde.
The 1967 borders : 1967 sınırları. Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi).
In the thick of the battle : Muharebenin en şiddetli yerinde.
İngilizce The thick Türkçe anlamı, The thick eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The thick ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fuming : Dumanla kaplı. Sinirli. Dumanla kaplanmış. Burnundan soluyan. Şiddetli. Sisli. Tüten. Öfkeli. Duman çıkaran.
Compactness : Sıkılık. Küçüklük. Titizlik. Yoğunluk. Tıkızlık. Etkili anlatım. Kompaktlık.
Cloudiest : Hareli. Belirsiz. Bulutlu. Kapanık. Damarlı (ağaç). Kapalı. Gölgeli. Açık olmayan. Töhmet altında.
Sylvans : Ormanlık. Ormana özgü. Ormana ait. Ormanda bulunan. Ağaçlık. Orman. Ormanla kaplı. Ormanda yaşayan. Ormanda yaşayan veya bulunan.
Compacted : Konsantre edilmiş. Sıkıştırılmış. Dayanıklı. Kompakt şekle sıkıştırılmış.
Fumier : Buharlı. Duman gibi. Tütsü gibi. Buharla dolu.
Dodoisms : Aptallık. Tembellik. Yoğunluk.
Busy : Başı kalabalık. Hareketli. Faal. Meşgul. İşlek. Kullanımda.
Bold on : Kalın olsun.
Bold : (harf) siyah. Göze çarpan. Cesur. Utanmaz. Arsız. Kaim. Küstah. Dik. Cesaret isteyen.
The thick synonyms : boldface, denseness, cavernous, fervid, condensed, diam, gravest, thickest, mistier, oftenness, thickish, cloudier, diameter, concentrated, abysmal, fumiest, interval, fruitiness, blistering, busier, crusted, denser, fuliginous, sylvan, busiest, diameters, busily, haziest, frequency, overgrown, frequentness, thicks, hazier.

Bu kısımda The thick kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The thick ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The thick anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The thick ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.