Thick türkçesi Thick nedir
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- Fazla.
- Yakın (arkadaş).
- Aşırı.
- Dumanlı.
- Kalın kafalı.
- En heyecanlı yeri.
- Kalınlık.
- Yoğun.
- Orman gibi.
- Sisli.
- Boğuk.
- Belirgin.
- Kalın.
- Sık.
- Koyu.
- Sıklık.
- Kalınca.
Thick ile ilgili cümleler
English: A thick fog blanketed the city.
Turkish: Kenti yoğun bir sis kapladı.
English: Ali wears thick glasses.
Turkish: Ali kalın gözlük takıyor.
English: Before long, the ghost disappeared into a thick fog.
Turkish: Çok geçmeden önce, hayalet yoğun siste kayboldu.
English: Because of the thick fog, the street was hard to see.
Turkish: Yoğun sis nedeniyle, sokağı görmek zordu.
English: Ali is wearing thick glasses.
Turkish: Ali kalın gözlükler takıyor.
Thick ingilizcede ne demek, Thick nerede nasıl kullanılır?
Thick accent : Koyu şive.
Thick and fast : Hızla ve bol bol. Ardı sıra. Gürül gürül.
Thick as hail : Devamlılıkla. Düzenlilikle. Yağmur gibi gür. Sisteme uygunlukla.
Thick as thieves : Çok samimi.
Thick bearded person : Büyük ve gür sakalı olan kimse. Yumuşak kabarık sakalı olan kimse. Gür sakallı kimse.
Thick bed : Kalınlığı 60-120 cm. olan katman. Kalın katman.
Thick fabric : Kaim doku. Kalın dokusu olan kumaş.
Thick ethernet : Kalın ethernet.
Thick juice : Koyu şerbet.
Thick enough : Yeterince kalın.
İngilizce Thick Türkçe anlamı, Thick eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Thick ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Compactness : Titizlik. Küçüklük. Sıkılık. Kompaktlık. Yoğunluk. Etkili anlatım. Tıkızlık.
Confoundedly : Bela gibi.
Gruffer : Kaba. Ters. Sert. Boğuk sesli. Katı. Huysuz. Sevimsiz. Aksi. Hırçın.
Brutishly : Hayvan gibi. Hayvanca. Hoyratça. Vahşice. Kaba bir tarzda.
Excesses : İlave. İfrat. Aşırılık. Abartı. Fazla olan kısım. Aşırıya kaçma. Fazlalık. Taşkınlık. Ölçüsüzlük.
Cloudier : Gölgeli. Kapanık. Bulanık. Hareli. Bulutlu. Açık olmayan. Kapalı. Damarlı (ağaç). Belirsiz.
Fat : Yağlı. Tombul. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler. Besiye çekmek. İçyağı. Semirtmek. Şişko. Şişman.
Apparent : Sahte. Görünüşte. Görünüşte olan. Göze çarpan. Bariz. Kolaylıkla görülür. Besbelli. Görünüşteki. Ortada.
Frequency : Titreşim sıklığı. Saniyedeki titreşim sayısı. tekrenk ışık için titreşim sayısı = c/x (c = ışığın saniyedeki hızı, x = ışığın dalga boyu). Çokluk. Devir sıklığı. devir süresinin tersi. Bir dalga deviniminin zaman birimindeki çevrim, salınım ya da titreşim sayısı; (genellikle bu zaman birimi saniye olarak alındığından) saniyedeki çevrim, salınım ya da titreşim sayısı. (bu çevrim, salınım ya da titreşimler, dönem adı verilen eşit zaman aralıklarıyla yinelenme özelliği taşırlar. saniyedeki dönem sayısı, yinelenimdir. yinelenimin sı birimi hertz'dir). bir dalga deviniminde, bu dalganın yayılma hızının, dalganın uzunluğuna bölünmesine eşit sayı. ses dalgasında, bu dalgayı oluşturan titreşimlerin saniyedeki sayısı. Belli bir puanla gösterilen ya da herhangi bir sınıf genişliği içinde yer alan denek, gözlem ya da olay sayısı. bir gözlem dizisinde aynı değerlerin yinelenmiş sayısı. Sık sık oluş. Sık sık olma. Sıra. Bir gözlem evreninde incelenen değişkene ilişkin değer ya da seçeneklerin yinelenme sayısı.
Accent char : Vurgu karakteri.
Thick synonyms : deep chested, four ply, foggiest, fumy, gauziest, blazing, closer, gutturals, hazy, evident, access control entry, gravest, chunkily, frequencies, croaky, fumier, dense, creakier, frequence, access control, contiguousness, oftenness, fumiest, gruffest, clean cut, ex, gruff, extra, incidence, crassest, breakneck, de trop, cavernous.
Thick zıt anlamlı kelimeler, Thick kelime anlamı
Narrow : Çekmek. Cüzi. Kıt kanaat. Dar. Kısmak. Daraltmak. Sıkı. Ensizleşmek. Dar geçit. Anca yeten.
Thinness : Süzgünlük. Narinlik. Hafiflik. Seyreklik. Zayıflık. Cılızlık. Kuvvetsizlik. İncelik.
Thin : Seyreltmek (bitkileri). Seyrelmek. Ayırmak. Cılız. Seyrek. Güçsüz. Zayıf. İnceltmek. Hafif. Cıvık.
Thick antonyms : distributed.
Thick ingilizce tanımı, definition of Thick
Thick kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fast. Frequently. - - said of a solid body. Measuring in the third dimension other than length and breadth, or in general dimension other than length. To thicken. The thickest part, or the time when anything is thickest. As, a timber seven inches thick. Quick.

Bu kısımda Thick kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Thick ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Thick anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Thick ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.