Fuming türkçesi Fuming nedir

Fuming ile ilgili cümleler

English: Jane was fuming.
Turkish: Jane kızgındı.

Fuming ingilizcede ne demek, Fuming nerede nasıl kullanılır?

Fuming nitric acid : Kahverengi azot oksit dumanları salan, % 86 hno3 içeren, güçlü yükseltgen asit. Dumanlı nitrik asit.

Fuming sulfuric acid : Dumanlı sülfürik asit. İçinde yaklaşık % 20 oranında çözünmüş so3 içeren derişik sülfürik asit.

Fumingly : Öfkeli bir biçimde. Dumanlı bir şekilde.

Perfuming : Parfüm sürmek. Güzel koku vermek.

Fumier : Buharlı. Dumanlı. Tütsü gibi. Buharla dolu. Duman gibi.

Fumigation : Buharla dezenfeksiyon. Fumigasyon. Buharla dezenfekte etmek. Dumanla dezenfekte etme. Tütsü. Gaz ile dezenfekte etme. Buhardan geçirme. Tütsüleme. Isı yardımıyla uçabilen maddelerin koklatılması. buhar ve pulvarize ilaçların tedavide kullanılması, fumigasyon.

Fumigant : Böcekleri öldürmek için vaporize edilmiş bileşikler. Dezenfektan gaz. Tütsü. Fumigant. Dezenfektan. Dezenfektan (gaz). Gaz dezenfektan. Tüter ilaç.

Fumigator : Bitkilerin üzerinde yaşayan zararlıları öldüren cihaz. Böcek öldürücü yapı. Dezenfekte aleti. Fümigatör. Tütsüleyen kimse veya şey. İçinde bitkilerin dumanla dezenfekte edildikleri yapı (böcekleri yok etmek için).

 

Fumigated : Tütsülenmiş. Dezenfekte etme veya zararlıları yok etme amacıyla duman veya buhara maruz bırakılmış. Fümige edilmiş. Tütsülenen.

Fumigants : Tütsü. Dezenfektan gaz. Fumigant.

İngilizce Fuming Türkçe anlamı, Fuming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fuming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coming : Gelme. Gelecek. Gelen. Yaklaşan. Zuhur. Yaklaşma. İlerleyen. Gelecek (ay, yıl). Gelmekte olan. Başarılı.

Cranky : Eksantrik. Çabuk sinirlenen. Çabuk öfkelenen. Alıngan. Dengesi her an bozulabilir. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Huysuz. Asabi. Tuhaf. Aksi.

Planting : Fidan dikme. Dikim. Dikme. Ağaçlandırma. Ekim. Ekme. Ekme (ağaç vb). Bitki kümesi.

Fogged : Sisle yoğunlaşmış. Puslu. Belirsiz. Bulutlu. Buğulannış. Açık olmayan. Karışık. Bulanık. Anlaşılmaz. Buğulu.

Apoplectic : Apoplektik. Felç. Felce ait, felce meyilli. Felce ait. Felce meyilli. Felçli. Nüzullü. Felçle ilgili.

Hydroponics : Topraksız bitki yetiştirme. Suda bitki yetiştirme. Toprak kullanmadan mineralli su içinde bitki yetiştirme. Su içinde bitki yetiştirme. Hidroponi.

Harvest : Ekin toplama. Ürün. Hasat etmek. Toplanan ekin. Vericiden (donörden) nakledilecek iliği veya organı toplamak veya almak. Hasat zamanı. Tarladan kaldırmak. Rekolte. Toplamak. Hasat.

Discomposedly : Telaşlı. Acele.

Untimeliness : Yersiz oluş. Vakitsizlik. Zamansız oluş.

Preceding : Önce gelen. Önceki. Önce gelme. -den önceki. Mukaddem. Önde bulunan.

Fuming synonyms : tank farming, strip cropping, pastness, nowness, temporal arrangement, temporal order, tree farming, harvest time, frantic, smoking, burning, foggier, dairy farming, futurity, timeliness, acuter, acutest, annoyed, middle, crotchety, hazy, brumous, brutal, bittering, approaching, truck farming, acute, foggy, smokier, tilling, angry, acutes, ranching.

 

Fuming zıt anlamlı kelimeler, Fuming kelime anlamı

Punctuality : Dakiklik.

Late : Son zamanlarda olan. Son. Eski. Geç kalan. Geç. Geçen. Her zamanki. Gecikmiş. Rahmetli. Son zamanlardaki.

Lateness : Gecikme. Geç kalma. Geç olma. Tehir.

Fuming antonyms : pastness, tardiness, timeliness, preceding, unseasonableness, futurity, untimeliness, early, middle, future, succeeding, past, earliness, seasonableness, presentness, present.

Fuming ingilizce tanımı, definition of Fuming

Fuming kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Producing fumes, or vapors.