Planting türkçesi Planting nedir

Planting ile ilgili cümleler

English: I am planting an orange tree.
Turkish: Ben bir portakal ağacı dikiyorum.

English: I am planting beans in my garden.
Turkish: Bahçemde fasulye ekiyorum.

English: I'm not planting their trees.
Turkish: Onların ağaçlarını dikmiyorum.

English: Johnny kept planting apple seeds for 46 years.
Turkish: Johnny 46 yıl boyunca elma tohumlarını ekmeye devam etti.

English: Ali is planting flowers in the garden.
Turkish: Ali bahçeye çiçek ekiyor.

Planting ingilizcede ne demek, Planting nerede nasıl kullanılır?

Machine planting : Makineli dikim.

Mattock planting : Çapa dikimi.

Plantings : Bitki kümesi. Ekim. Ekme (ağaç vb). Fidan dikme. Dikme. Dikim. Ağaçlandırma. Ekme.

Explanting : Canlı bir organizmadan veya bitkiden doku almak ve onu bir kültür ortamına koymak. Bitki dokusunu doku kültürüne almak için bitkiden ayırma.

Implanting : Sabit bir şekilde kurma. Yerleştirilmiş olan. Akılda kurma işi. Yerleştirme.

Transplanting : Nakledilmek. Başka yere dikmek. Organ nakli. Nakletme. Nakletmek.

Plant based storage diseases : Bitkisel depo hastalıkları. Geviş getiren hayvanlarda, kimi bitkilerin içerdiği swainsonine adlı alkaloidin, alfa-mannosidaz adlı lizozomal enzimi baskılaması sonucu, beyinde sinir hücrelerinin lizozomlarında iç kaynaklı polimerik maddelerin birikmesiyle belirgin özel bir hastalık grubu.

 

Plantigrade : Ayakta yürüyen. Tabanına basarak yürüyen. Düztaban.

Supplanting : Alt etmek. Yerini alma. Gölgede bırakmak. Yerini almak. Yerine geçmek. Ayağını kaydırmak.

Plant bugs : Başta süne ve kımıl olmak üzere, birçok türü, tarım bitkilerinde önemli zararlara yol açan pis kokulu böcekler familyası. Bitki biti. Ağaç tahtakuruları.

İngilizce Planting Türkçe anlamı, Planting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Planting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wooding : Kereste sağlama. Odun temin etme.

Inoculations : Aşılanma. Aşı yapma. Aşı. Aşılama. İnokülasyon.

Sewings : Birit ilik. Dikiş. Dikilmiş şey. Dikilecek şey.

Implant : Kafasına sokmak. Dikmek. Koyuntu. Vericiden alınan doku parçası veya organı alıcı vücuduna tutturma; hasta doku veya organın çıkarılışını takiben yerine doku veya organı yerleştirme. vücut dokusu içine ilaç veya radyoaktif madde yerleştirme. vücuda yerleştirilen doku parçası, ilaç veya radyoaktif madde. Nakletmek. İmplant. Aşılamak. Aklına sokmak. Radyoaktif madde ile doku içi tedavi.

Erections : İnşaat. Çatma. İnşa etme. Dikme (heykel veya direk vb'ni). Yapı. Dikleşme. Bina. Montaj. Kurma.

Inoculation : İnokülasyon. Peyvent. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. inokulasyon. bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Bir ekin ortamına bakterilerin ekilmesi. aşırı doygun bir çözelti ya da aşırı soğumuş bir sıvıya, doygun ya da soğumuş özdeğin küçük bir örütünü daldırarak sıvı evreredeki örütlenmeyi hızlandırma. Bir materyale veya deney hayvanına hastalık etkeninin ekleme işlemi mikrobiyal üremenin başlaması. bir doku içerisine yerleştirme. aşılama. İnokulasyon. Enfekte materyalin hastalık etkenini teşhis amacıyla kültür ortamına ekilmesi veya deney hayvanına enjekte edilmesi. hastalığa karşı antikor oluşturmak amacıyla sağlam organizma vücuduna ilgili hastalık etkenini aşı biçiminde verme, inokulasyon, vaksinasyon. Calak. Aşılanma.

 

Sprinklings : Serpme. Tutam. Yağmurlama. Çisenti. Azıcık bir miktar. Azıcık miktar. Küme. Bir nebze. Serpinti.

Erection : Kurma. Dikleşme. Dikme (heykel veya direk vb'ni). Montaj. Dikleşme, sertleşme. penisin sertleşmesi ve dikleşmesiyle belirgin durum. İnşaat. Yapı. İnşa etme. Ereksiyon.

Perpendicular : Dik. Düşey. Dikey. Bir noktadan bir çizgiye ya da bir yüzeye dik açı altında inen doğru. Doğru. Dikey çizgi. Amudi. Şakuli.

Implantation : Dikilme. Yerleştirme. Gömülme. Emplantasyon. Yerine koyma. Aklına sokma. Gömme. Yataklanma.

Planting synonyms : arbours, farming, plantations, arbor, sewing, sowing, pillar, seeding, october, only child, arbors, plantings, husbandry, locating, derrick, seedings, erecting, agriculture, fixing, forestation, pillars, insemination, mast, position, culture, positioning, cultures, afforestation, masts, semination, placement, arbour, location.

Planting ingilizce tanımı, definition of Planting

Planting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The carrying on of plantations, as of sugar, coffee, etc. The act or operation of setting in the ground for propagation, as seeds, trees, shrubs, etc. The forming of plantations, as of trees.