Plantings türkçesi Plantings nedir
- Ekim.
- Ağaçlandırma.
- Ekme.
- Dikim.
- Ekme (ağaç vb).
- Fidan dikme.
- Dikme.
- Bitki kümesi.
Plantings ingilizcede ne demek, Plantings nerede nasıl kullanılır?
Machine planting : Makineli dikim.
Mattock planting : Çapa dikimi.
Planting : Bitki kümesi. Ekme. Ağaçlandırma. Ekme (ağaç vb). Fidan dikme. Ekim. Dikim. Dikme.
Explanting : Bitki dokusunu doku kültürüne almak için bitkiden ayırma. Canlı bir organizmadan veya bitkiden doku almak ve onu bir kültür ortamına koymak.
Implanting : Yerleştirilmiş olan. Sabit bir şekilde kurma. Yerleştirme. Akılda kurma işi.
Supplanting : Yerine geçmek. Gölgede bırakmak. Alt etmek. Yerini alma. Ayağını kaydırmak. Yerini almak.
Plant association : Bitki topluluğu. Yeryüzünün belli bir bölgesinde, az çok ortak doğal koşullar altında gelişen ve yaşayan bitkilerin oluşturduğu topluluk.
Transplanting : Nakletme. Başka yere dikmek. Nakledilmek. Nakletmek. Organ nakli.
Plant based storage diseases : Geviş getiren hayvanlarda, kimi bitkilerin içerdiği swainsonine adlı alkaloidin, alfa-mannosidaz adlı lizozomal enzimi baskılaması sonucu, beyinde sinir hücrelerinin lizozomlarında iç kaynaklı polimerik maddelerin birikmesiyle belirgin özel bir hastalık grubu. Bitkisel depo hastalıkları.
Plantigrade : Tabanına basarak yürüyen. Düztaban. Ayakta yürüyen.
İngilizce Plantings Türkçe anlamı, Plantings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Plantings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Plantation : Ekili alan. Büyük tarımsal işletme. Sömürge kurma. Çiftlik. Fidanlık. Tarla (ekili). Plantasyon. Büyük çiftlik. Koru. Yerfıstığı, kakao, kahve ve kauçuk gibi ürünleri yetiştirip uluslararası pazarlara satmayı amaçlayan, anaparası çok kez yabancı ortaklıklarca sağlanan geniş topraklar.
Perpendicular : Bir noktadan bir çizgiye ya da bir yüzeye dik açı altında inen doğru. Doğru. Dik. Düşey. Dikey çizgi. Dikey. Amudi. Şakuli.
Culture : Bir halkın ya da bir toplumun özdeksel ve tinsel alanlarda oluşturduğu ürünlerin tümü : yiyecek, giyecek, barınak, korunak gibi temel gereksemelerin elde edilmesi için kullanılan her türlü araç gereç; uygulanan teknikler; düşünceler, beceriler, inançlar, geleneksel, dinsel, toplumsal, politik düzen ve kurumlar; düşünce, duyuş, tutum, davranış ve yaşama biçimlerinin topu. Bakteri kültürü. Hücrelerin, dokuların ya da mikroorganizmaların, laboratuvarlarda besi yerinde yetiştirilmesi. Terbiye. Medenilik. Zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Yetiştirme. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme. Medeniyet. Laboratuvar ortamında mikroorganizmaların uygun besi yerlerinde çoğaltılması işlemi. uygun ortamda çoğaltılmış hücreler. mikrobiyolojide tek bir bakteriden çoğaltılmış bakteri popülasyonu.
Inoculation : Aşı yapma. Bir ekin ortamına bakterilerin ekilmesi. aşırı doygun bir çözelti ya da aşırı soğumuş bir sıvıya, doygun ya da soğumuş özdeğin küçük bir örütünü daldırarak sıvı evreredeki örütlenmeyi hızlandırma. Bir materyale veya deney hayvanına hastalık etkeninin ekleme işlemi mikrobiyal üremenin başlaması. bir doku içerisine yerleştirme. aşılama. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. inokulasyon. bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. İnokulasyon. Aşılama. Peyvent. Aşı. Aşılanma.
Erections : İnşaat. Çatma. Ereksiyon. Dikme (heykel veya direk vb'ni). Montaj. Yapı. Dikleşme. İnşa etme. Bina.
Pillar : Sütun. Topuk. Sütunlarla desteklemek. Önemli üye. Önemli yandaş. Payanda. En önemli kişi. Kagir ayak.
Placement : Bankanın kredi vermesi. Plasman. Para yatırma. Sıralama. Koyma. Atama. Yerine koyma. Ismarlama. Sipariş verme.
Seeding : Tohum ekme. Seribaşı. Sıra başı. Tohum üreten. Özellikle ilk eleme dönülerinde kümeleri dengeleyebilmek için, dizinin başında yer almak üzere her kümeye eşit sayıda dağıtılan ve ve yeterlikleri teknik kurulca bilinen güçlü kılıçoyuncularına verilen ad. Tohumlama. Kura çekiliş sıralaması. Tohumlar veren.
Masts : Bayrak direği. Direk. Palamut. Kayın palamudu. Gönder. Meşe palamudu. Seren. Kozalak. Gemi direği.
Erecting : Kurma. Düzeltme. Montaj. Tesis.
Plantings synonyms : birth prevention, fixing, silviculture, erection, sewing, sewings, october, preparation, afforestation, emplacement, planting, programming, oct, position, location, arbour, implant, mast, pillars, scheduling, inoculations, cultures, sprinklings, forestation, derrick, arbor, masting, seedings, positioning, arbors, semination, implantation, wooding.
Plantings zıt anlamlı kelimeler, Plantings kelime anlamı
Horizontal : Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Düz. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yatay yerleştir. Yatay. Yatay çizgi. Yatay düzlem. Horizontal. Ufka ait. Ufki.
Vertical : Düşey. Dik. Eğikliği 90° olan katman. Düşey katman. Amudi. Düşey düzlem. Vertikal. Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan. Şakuli. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Bu kısımda Plantings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Plantings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Plantings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Plantings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.