Explanting türkçesi Explanting nedir

  • Bitki dokusunu doku kültürüne almak için bitkiden ayırma.
  • Canlı bir organizmadan veya bitkiden doku almak ve onu bir kültür ortamına koymak.

Explanting ingilizcede ne demek, Explanting nerede nasıl kullanılır?

Explant culture : Eksplantın kültürde muhafazası ya da büyümesi. Eksplant kültürü.

Explant : Canlı bir organizmadan veya bitkiden doku almak ve onu bir kültür ortamına koymak. Dokuların asıl yerlerinden alınarak büyümesi için yapay ortama taşınan kısmı. Fabrikada teslim. Eksplant. Yapay ortamda yaşatılan doku.

Explanted : Doku kültürüne alınmak için bitkiden ayrılmış (bitki dokusu). Canlı bir organizmadan veya bitkiden doku almak ve onu bir kültür ortamına koymak.

Explanation : İzahat. Açıklama. İzah. Yorum. Şerh. Tanımlama. Mana. Anlam. Bir olay ya da bir kavramı örtük ve kapalı yönleriyle çözümleyerek, tüm içerimlerini sayıp dökerek açıklığa kavuşturma. Neden, yasa vb. aracılığıyla incelenen konunun özünü aydınlatmayı amaçlayan bilimsel inceleme aşaması ya da biçimi.

Explanations : İzahat. Açıklama. Anlam. Mana. İzah. Tanımlama. Yorum.

Explanatory : Açıklayıcı.

Explanatory tale : Konusunu oluşturan usdışı olaylara açıklık getirmeye çalışan anlatı türü. bk. masal krş. nedenli masal. Açıklayıcı masal.

 

Explanatory method : Açıklama yöntemi. Bir olayı yaratan gerçek nedeni ya da nedenleri ortaya çıkarmayı amaç edinen öğretim yöntemi.

Explanatory note : Açıklayıcı bilgiler veren not. Açıklama notu. Açıklayıcı not.

Explanatoriness : Açıklayıcılık.

İngilizce Explanting Türkçe anlamı, Explanting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Explanting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collection : Tabaka. Biriktirme. Tahsilat. Koleksiyon. İane. Biriktiri. Bir alacak veya borcun ödenmesiyle hesabın kapatılması. (collection) mali ve ticari belgelerin, alınan talimat uyarınca ödenmesinin ve/veya kabulünün sağlanması, ödeme ve/veya kabul karşılığında veya diğer koşullara bağlı olarak belgelerin teslimi için bankalarca işlem yapılması. Yığın. Tahsil. Tecimsel bir belgitte, bir arıtma belgitinde ya da bir başka ödeme belgitinde yazılı paranın alınması, para alma.

Aggregation : Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Yığışım. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birleştirme. Toplam olma. Yığın. Agregasyon. Yığışma. Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması. Toplanma.

Assemblage : Meclis. Bir araya toplama. Küme. Bir araya toplanma. Kalabalık. Toplantı. Toplanma. Topluluk. Montaj. Birleştirme.

Emplacement : Yere koyma. Dipsiz kayacın, taşyuvardaki yerli kayaçları iterek ya da eriterek onların yerini alması. Yerleşme. Yerleştirme. Magma yerleşmesi. Konuşlandırma. Tabya. Batolit gibi bir sokulucu kütlenin, yerkabuğundaki kayaçları iterek ya da eriterek onların yerini alması. Mevzilenme.

 

Locating : Yerleşmek. Yerleştirmek. Yerleştirme. Yerini saptamak. Oturmak. Bulma.

Location : Konumlama. İşlik arsası. Bk. bellek yeri. Dışarıda çevirimler için ayrılmış, geniş, boş, işliğe bitişik ya da başka bir yerde bu işte kullanılan arsa. Konum. Gözlemleri bir eksenler dizgesinde yatay ve düşey eksene olan uzaklıklarıyla göreli yerlerine yerleştirme. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yer.

Placement : Atama. Yerine koyma. Yatırma (para). Paranın gelir getirici bir alacağa, taşınır ya da taşınmaz değerlere bağlanması. bk. mali yatırım. Sıralama. Bankanın kredi vermesi. Ismarlama. Yatırım. Getirim. Yerleştirme.

Accumulation : Birikim. Yığın. Toplanma. Yığma. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi. Yığılma. Toplumların ekinsel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci. Teraküm. İktisat, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birikinti.

Positioning : Koymak. Uçak veya geminin getiri kazandığı noktaya gidişi. Ayarlama. Yerleştirmek. Konum. Konumlanma. Pozisyon alma. Yerini belirlemek. Konumlama.

Position : Statü. Duruş. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Görev. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. İş. Mevki. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Durmak (bir yerde). Yerini belirlemek.

Explanting zıt anlamlı kelimeler, Explanting kelime anlamı

Explanting antonyms : nonpsychoactive.