Positioning türkçesi Positioning nedir

Positioning ingilizcede ne demek, Positioning nerede nasıl kullanılır?

Aileron positioning relay : Kanatçık durum değiştirme rölesi.

Global positioning satellite : Küresel konum uydusu. Küresel yer bildirim uydusu. Küresel konum belirleme uydusu.

Global positioning system : Küresel konum sistemi. Küresel pozisyon belirleme sistemi. Global uydu seyir sistemi. Küresel konumlandırma sistemi. Küresel konum belirleme sistemi. Küresel konumlama sistemi. Gps. Dünya çapında uydu ağı ile çalışan navigasyon sistemi.

Machine positioning precision : Makine konumlama kesinliği.

Absolute positioning : Mutlak konumlama. Tam konumlandırma.

Object positioning : Nesne konumlandırma.

Position control system : Konum kontrol sistemi. Konum denetim dizgesi. Konum denetim sistemi.

Oppositionist : Karşı gelen kimse. Muhalif. Göğüs geren kimse. Karşı çıkan kimse. Muhalefet üyesi. Reddeden kimse.

Repositioning : Yeniden konumlandırıyor. Yeniden konumlandırma.

Frame positioning : Çerçeve konumlandırma.

İngilizce Positioning Türkçe anlamı, Positioning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Positioning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Deposited : Yumurtlamak. Yatırmak. Bankaya yatırmak. Para yatırmak. Tevdi edilmiş. Tortulaşmış. Tortu bırakmak. Bırakıntı. Emanet etmek.

Locate : Yerini tayin etmek. İskan etmek (bir yerde). Tespit etmek. Kurmak. Yerini tespit etmek. Yerini öğrenmek. Yerini saptamak. Yerini bulmak. Oturmak.

Repositioning : Yeniden konumlandırma. Yeniden konumlandırıyor.

Pinpoints : Kesin olarak yerini belirtmek. Harita üzerinde iğne saplayarak yerini göstermek. Gerçek nedenini bulmak ya da tanımlamak. Yerini tam olarak belirlemek. İğne ucu. Ufacık nokta. Nokta atışı yapmak. Tam yerini saptamak. Nokta.

Billets : Konaklatmak (askeri terim). Vazife. Pusula. Not. Çelik çubuk. Konaklatmak. Konak yeri. Konaklama yeri. Ödev.

Pinpoint : Nokta atışı yapmak. Kesin olarak yerini belirtmek. Yerini tam olarak belirlemek. Nokta. Harita üzerinde iğne saplayarak yerini göstermek. Ufacık nokta. Gerçek nedenini bulmak. Tam yerini saptamak. Tam yerini göstermek.

Deployment : Konuşlanma. Yayılma. Serme. Açılma. Plana göre yerleştirme. Savaş düzeni alma. Mevzilenme. Dağıtım. Konuşlandırma.

Orientating : Doğrultmak. Doğuya doğru yapmak. Yönlendirmek. Yöneltmek. Uyum sağlama. İntibak etme.

Abort : Baş tutmamak. Uşak salmak. İmtina etmek. Erken doğum yapmak. Lağvetmek. Düşük yapmak. Bebek düşürmek. Yarımcık saklamak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. İptal etmek.

Absolute device : Salt aygıt. Mutlak aygıt.

Positioning synonyms : aligning, establish, acception, collimation, closuring, adjustment, affix, accommodating, attitudes, lays, configuration, look in, adaptions, fixation, dot somebody one, deposit, siting, orientation, establishes, aiming, intervention, arrangement, calibration, position, juxtaposition, deployments, absolute loader, accommodated, closured, apply, adhibit, orienting, ac adapter.

 

Positioning zıt anlamlı kelimeler, Positioning kelime anlamı

Disorienting : Yönünü şaşırtmak. Kafa karıştıran. Kafa karıştırma. Şaşırtmak. Yolunu kaybettirmek. Kafasını karıştırmak.

Inactivity : Tembellik. Durgunluk. Tesirsizlik. Üşengeçlik. Hareketsizlik. Avarelik. Etkisizlik.