Sprinklings türkçesi Sprinklings nedir
Sprinklings ingilizcede ne demek, Sprinklings nerede nasıl kullanılır?
Sprinkling can : Süzgeçli kova.
Sprinkling of : Azıcık. Bir tutam.
Sprinkling system : Yağmurlama jüyesi.
Besprinkling : Saçmak. Serpmek. Lekelemek.
Sprinkle : Saçılmak. Saçmak. Çisenti. Serpinti. Serpmek (yağmur). Serpiştirmek. Islatmak. Sulamak. Lekelemek. Ekmek.
Sprinkle water : Su serpiştirmek. Su serpmek.
Sprinklers : Yağmurlama sistemi. Püskürtücü. Fıskiye. Yangın söndürücü. Sulama sistemi. Kutsal su kabı.
Sprinkled : Fışkırtılmış. Serpiştirilmiş. Damlalar halinde dağıtılmış. Rastgele saçılmış. Üzerine dağıtılmış. Taşırılmış. Saçılmış. Serpilmiş.
Sprinkler vehicle : Sulama taşıtı. Arkasında taşıdığı birikimlikten su serperek yol ve alanları sulayan yüklet.
Sprinkle of : Bir tutam. Azıcık.
İngilizce Sprinklings Türkçe anlamı, Sprinklings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sprinklings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Nest : Yuva yapmak. Kuluçka. Yuvalamak. İçiçe düzenlemek. Aynı unsurlardan oluşan küme, özellikle hücrelerin kendilerine yabancı bir dokuda birikmesiyle oluşan kümelenme. kimi neoplastik ve hamartomatöz dermatozislerde, en çok epidermis ve/veya dermis içindeki hücrelerin sınırlı gruplaşmasında görülür. kuşların, yumurtlamak ve yavruların büyütmek üzere hazırladıkları yatak, kuş yuvası veya barınağı. İç içe yerleştirmek. İçiçe girmek. Yuvalanmak. İçice düzenlemek.
Tufts : Öbek. Demet. Sorguç. Perçem. Püskül.
Implantation : Gömme. Yataklanma. Yerleştirme. Çeneye diş yerleştirme. Yerine koyma. Radyoaktif bir maddenin veya bir cihazın vücuda yerleştirilmesi. Dikilme. Dikme.
Somewhat : Bir şekilde. Az çok. Bir miktar. Bir tür. Birazcık. Bir dereceye kadar. Biraz. Oldukça. Kısmen.
Perfusion : Sıvı içitimi. Serpilme. Üzerini sıvama. Perfüzyon. Üzerine veya içine dökme. sıvı biçimindeki ilaçları vücuda verme.
Wisp : Küçük süpürge. Demet deste. Bağlam. Ufacık şey. Deste. Belli belirsiz bir şey. Demet. Uzunca birkaç tel (saç). Ufak demet.
Glimmer : Önemli kayaç yapıcı mineral grubu. (demir ve magnezyum karışığı ile birlikte alüminyum silis tuzları. hepsinin metalik olmayan parıltısı, tam bir dilinimi ve altı kenarlı enine kesitleri vardır. en önemli çeşitleri: muskovit (ak mika): potasyumlu mika, kaı2 (oh,f2 / aısi3o9); ak, sertlik 2-2.5, özgül ağırlık 2.78-2.88; serisit: ufak taneli ve normal kristal şeklini göstermeyen muskovit; biotit (kara mika): magnezyum ve demir mikası, k (mg, fe)3 (oh)2 (al, fe) si3o10 kahverengi, yeşil, kara; çizgi ak, kahverengi yeşilimsi; sertlik 2.5-3, özgül ağırlık 2.8-3.2. Zayıf bir şekilde parlamak. Zerre. Parıltı. Donuk ışık. Hafif pırıltı. Işık vermek (hafif). Seziş.
Fallouts : Nükleer atık. Yan ürün. Nükleer patlamada yayılan. Radyoaktif kalıntı. Radyoaktif serpinti. Atom bombası serpintileri. Yansımalar. Atık. Döküntü.
Drizzles : Serpiştirmek. Ahmak ıslatan. Atıştırmak. Çiseleme. Çiselemek. Tozarmak. Çiseleyen yağmur. Serpmek.
Batch : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir defada alınan miktar. Yığın. Bir fırın ekmek. Bir pişimde pişirilenler. Yaprak. Harman. Kuru gereç karışımı. Parça. Komşu.
Sprinklings synonyms : small indefinite quantity, small indefinite amount, a modicum of, aspersions, backwashes, deniers, clumped, implant, clumps, distribution, agglomerations, pinch, siftings, wisps, jimmies, sowing, planting, bank, spattered, clusters, baptism, spatters, clamp, scotch mist, nests, glimmers, cluster, backwash, denier, spatter, glimmered, soupcon, aspersion.

Bu kısımda Sprinklings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sprinklings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sprinklings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sprinklings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.