Serpme nedir, Serpme ne demek
- Serpmek işi.
- Koni biçiminde, ucuna bir sıra kurşun dizilmiş balık ağı, serpme ağ, tepeden inme.
- Serpilmiş durumda olan

"Serpme" ile ilgili cümle örnekleri
- "Serpme benli."
- "Derenin oturduğumuz yerinden görünmeyen bir tarafında, serpmeyle derede avlanan bir adamın zaman zaman ağını derenin durgun sularına attığı işitiliyordu." - M. Ş. Esendal
Yerel Türkçe anlamı:
Balık avlamakta kullanılan bir tür ağ
Yelden korumak için bağ çubukları boyunca çakılan kazıklar.
1.Gelin duvağı 2.Örtü. 3.Dört köşesi kara ve sarı iplikle işlenmiş başörtüsü.
1.Bir çeşit balık ağı. 2.Kuş tutmak için kullanılan ağ.
Bir çeşit balık ağı.
Bilimsel terim anlamı:
Tek tük halinde olan; öbek karşıdı. ( SERPME değişiklik, Changement sporadique ).
Fransızca'da Serpme ne demek?:
sporadique
Serpme anlamı, tanımı:
Serpme ağ : Serpme.
Boşluklu serpme : Zımpara üretiminde tanecikler arasında % 50 boşluk kalacak bir biçimde düzenlenen tane yapıştırma işlemi.
Dolu serpme : Zımpara üretiminde tanecikler arasında belirli boşluklar kalmayacak biçimde düzenlenen tane yapıştırma işlemi.
Elektrostatik serpme : Zımpara taneciklerinin kâğıt veya beze yapıştırılırken yüksek gerilimli bir elektrostatik alandan yararlanılarak düzenli dağılımını sağlayan yöntem.
Serpmek : Vermek, saçmak. Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek. Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek. Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak.
Ümit serpmek : Umut serpmek.
Umut serpmek : Umutlandırmak.
Yüreğine su serpmek : Bir kimseyi kaygı sebebinin ortadan kalkmasıyla veya yeniden umut verecek bir haberle ferahlatmak.
Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.
Koni : Bu biçiminde olan. Bu yüzeyle sınırlı katı cisim. Çembersel bölge üzerindeki her noktanın çember düzlemi dışındaki bir nokta ile birleşiminden oluşan geometrik cisim. Durağan bir noktadan geçen ve kapalı bir eğriye dayanarak hareket eden bir doğrunun çizdiği yüzey, mahrut.
Biçim : Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Biçme işi. Yakışık alan şekil, uygun şekil.
Kurşun : Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb). Bu elementten yapılmış. Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi.
Dizi : Dizi film. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü.
Balık : Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı. Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı.
Tepe : Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri. Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Bir şeyin en üstteki bölümü. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Birinin yanı başı, baş ucu. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü.
Serpme ağı : Su ürünlerini üstten kapayarak, dairesel yapılı, kenarlarında kurşun yakası bulunan ve farklı biçimlerde donatılabilen, genellikle torba gibi büzülebilen, kullanılacağı yere göre çarmıklı, büzmeli, cepli biçimlerde yapılan kapama ağları, saçma.
Serpme ekim : [Bakınız: savurma ekim]
Serpme halkası : Serpme ağlarının bağlandığı metal halka.
Serpme sıva : (Mimarlık) Bir binanın dış yüzüne serperek yapılan sıva.
Serpmeçul : İşli, nakışlı bir çeşit çul. Üstüne çeşitli örnekler işlenmiş çul.
Serpmekaya : Bingöl ili, Karlıova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Serpmetaş : Van ilinde, Çaldıran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Diğer dillerde Serpme anlamı nedir?
İngilizce'de Serpme ne demek? : n. sprinkling, strewing, spreading, aspersion, distribution, perfusion, splash
Fransızca'da Serpme : épervier [le], effusion [la], saupoudrage [le]
Almanca'da Serpme : n. Bestreuung, Streuung
Rusça'da Serpme : n. рассеивание (N), вкрапление (N), вкрапленность (F), вспрыскивание (N)

Bu kısımda Serpme nedir? Serpme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Serpme tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Serpme hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.