Theologists türkçesi Theologists nedir

Theologists ingilizcede ne demek, Theologists nerede nasıl kullanılır?

Theologist : Dinbilimci. İlahiyatçı.

Theologian : Tanrıbilimci. Teolog. Kelamcı. İlahiyatçı.

Theologians : İlahiyatçılar. İlahiyatçı.

Theological : Tanrıbilimsel. İlahiyatsal. İlahiyat. İlahiyatla ilgili. Teolojik.

Theologically : Teolojik bakış açısıyla. Teoloji bakımından. Teolojik açıdan.

Theologies : İtikat. İlahiyat. Teoloji. Dinbilim. Tanrıbilim.

Theologize : Teolojik açıdan bakmak. Teolojik hale getirmek. Dini bakımdan ele almak. Teolojik konulardan söz etmek.

Theology : Teoloji. Tanrı'nın varlığı ve nitelikleri üzerinde ileri sürülen bilgi, görüş ve inançları yöntemli biçimde inceleyen bilim dalı. Dinbilim. Tanrıbilim. İtikat. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Herhangi bir dinin inaklar dizgesi. bu dizgeyi inceleyen bilgi dalı. İlahiyat.

Theologue : Dinbilimci. Teolog.

School of theology : İlahiyat bilimyurdu.

İngilizce Theologists Türkçe anlamı, Theologists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Theologists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Speculate : Vurgunculuk yapmak. Kafa patlatmak. Üzerinde düşünmek. Yorumda bulunmak. Kuramsal olarak düşünmek. Kafa yormak. Tahminde bulunmak. Tahmin etmek. Borsada oynamak. Yorum yapmak.

 

Theologize : Teolojik konulardan söz etmek. Teolojik hale getirmek. Teolojik açıdan bakmak. Dini bakımdan ele almak.

Muse : Derin derin düşünmek. Derin düşüncelere dalmak. Esin perisi. Kafa patlatmak. Şiir tanrıçası. Kafa yormak. Düşünceye dalmak. Müz. Sanat tanrıçası. Dalmak.

Theologians : İlahiyatçılar.

Mull over : Kafa patlatmak. Üzerinde düşünmek. Kafa yormak. Derin düşünmek. Uzun uzadıya düşünmek. Düşünüp taşınmak.

Cover : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yetmek. Ödemeye yetmek (bir masrafı). Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Maskelemek. Güvence. Kapak. Kılıf.

Ponder : Ölçüp biçmek. Kafa yormak. Kafa patlatmak. Zihninde tartmak. Düşünüp taşınmak. İyice düşünmek. Fikir yormak. Ölçüp tartmak. Üzerinde düşünmek. Uzun uzun düşünmek.

Address : Göndermek. Söylev vermek. Adres yazmak. Kendini bir işe adamak. Nutuk çekmek. (sorunların) üzerine gitmek. Konuşma yapmak. Ünvan. Söylev. Hitap etmek.

Theologian : Kelamcı. Teolog. Tanrıbilimci.

Treat : Zevk. Yeniden düzenlemek. Ismarlama. İkram. Bir oyun üzerinde yeniden çalışmak. Zevk veren şey. Tedavi etmek. Kullanılır duruma getirmek. Otamak.

Theologists synonyms : ruminate, excogitate, meditate, reflect, deal, handle, plow, mull, think over, theologist, contemplate, theologue, chew over.