Threading türkçesi Threading nedir
- Vida dişi çekme.
- İpe dizmek.
- Düğümleme.
- Takmak (film).
- Beslemek.
- Vidaya diş açmak.
- Arasından geçmek.
- Vida çekme.
- Kaplamak.
- Sarmak.
- Vidalarda diş açma veya çekme.
- İplik geçirmek (iğneye).
- İplik takma.
- Vida açma.
Threading ingilizcede ne demek, Threading nerede nasıl kullanılır?
Threading lathe : Diş açma tezgahı.
Automatic threading : Özdevinimli takma. Filmin göstericiye kolaylıkla takılmasını sağlayan düzen. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Multithreading : Çoklu kullanımlı. Çok kullanımlı. Çoklu kullanım. Çok izlekli.
Rethreading : Yeniden diş çekmek. Yeniden diş açmak.
Threadier : İplik şeklinde. İpliksi. İncecik. İp gibi. İp şeklinde. Lif şeklinde. Tel tel. Lifsi.
Thread guide : İplik kılavuzu.
Threadiest : İncecik. Lifsi. İplik şeklinde. Tel tel. İp şeklinde. İp gibi. İpliksi. Lif şeklinde.
Thread a screw : Vidada diş açmak. Bir vidada vida dişi açmak. Vidayı döndürmek. Vidalamak. Vida dişi açmak.
Thread dispatching : İş parçacığı işlemci zamanlaması.
Thread like : İp kadar ince. İpe benzeyen.
İngilizce Threading Türkçe anlamı, Threading eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Threading ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Excurse : Başından geçmek. Seyahat etmek. İçinden geçmek. Bir uçtan bir uca seyahat etmek. Bir ucundan girip diğer ucundan çıkmak.
Begird : Kuşatmak. Çevrelemek. Etrafını çevirmek. Çevirmek.
Cake : Tane veya tohumların, etin veya balığın yağını veya diğer sıvılarını çıkarmak için mekanik sıkılmalarıyla elde edilen ve hayvan beslemede protein kaynağı olarak kullanılan yan ürün. Kaplanmak. Topak. Kek. Kabuklaşmak. Kalıplaşmak. Kabuk bağlamak. Kalıp. Kabuklaşmış kir.
Strung : Takmak (tel, ip). Dizili. Kılçıklarını ayıklamak. Yutturmak. Tel takmak. Düzenlemek. Aldatmak. Dizmek. Kandırmak. Diz.
Depasture : Çayırda otlatmak. Otlatmak. Çayırda otlamak veya otlatmak.
Embosoms : Kucaklamak. Bakmak. Büyütmek. Kuşatmak. Korumak.
Bred : Yavrulamak. Üretmek. Çoğalmak. Çiftleşmek. Doğurmak. Yetiştirmek.
String : Sicim. Takmak (tel, ip). Germek. Aldatmak. Düzenlemek. Dizi. Dizmek. Damgalar ya da fiziksel öğeler gibi nesnelerin doğrusal bir dizisi. İpe dizmek (boncuk vb).
Speed reading : Hızlı okuma. Hızlı okuma tekniği.
Cherish : El üstünde tutmak. Sevgi ile muamele etmek. Sevgiyle anmak. Hatırasında yaşatmak. Aziz tutmak. Değerli tutmak. Yaşatmak (kalbinde). Gütmek. Üzerine titremek. Kuşsütü ile beslemek.
Threading synonyms : linguistic process, poring over, becloud, bespreads, feeds, interpretation, all pervading, encodes, brood over, fodder, cherishing, bestrewn, run through, blazon, stringing, bush, cherishes, thread, cultivate, browsing, penetrated, brood, browse, bestrewed, skim, bandage, bespreading, studying, belt, appeal, bring up, bandaged, bear.

Bu kısımda Threading kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Threading ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Threading anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Threading ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.