Threap türkçesi Threap nedir

Threap ingilizcede ne demek, Threap nerede nasıl kullanılır?

Threaped : Vurmak. İnatlaşmak. Dövmek. İnatla uğraşmak. Adlandırmak. İnatçılık. İnatçılık etmek.

Thread : Vida dişi. İpe dizmek. Lif. Arasından geçmek. Tel. Filmi projeksiyon makinesine takmak. Yiv. İş parçacığı. Pafta çekmek.

Thread a needle : İğneye iplik geçirmek.

Thread a screw : Bir vidada vida dişi açmak. Vidayı döndürmek. Vidalamak. Vidada diş açmak. Vida dişi açmak.

Thread beads : Boncukları ipe dizmek.

Thread scheduling : İş parçacığı zamanlaması.

Thread local storage : İş parçacığı yerel depolaması.

Thread from hell : Hiç bitmeyen tartışma. Tfh. Bir tartışma grubunda aşırı derecede uzun mesajlar serisi (internet).

Thread like : İpe benzeyen. İp kadar ince.

Thread like horns : İplikboynuzlular. Gövdeleriyle birlikte bütün vücut parçaları ince uzun yapılışta olan çiftekanatlılar topluluğu. a. bk. sivrisinekler.

İngilizce Threap Türkçe anlamı, Threap eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Threap ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Batters : Güm güm vurmak. Sert darbelerle vurmak. Meyilli olmak (duvar). Vuruş yapan oyuncu. Bombalamak. Hor kullanmak. Yıpratmak. Yumruklamak.

 

Designates : İsimlendirmek. Belirlemek. Göstermek. Tayin etmek. Seçmek. Tanımlamak. Uygulamak. Görevlendirmek. Düzenlemek.

Oropharynx : Orofarenks. Ağız boşluğu ve farinks. Farinksin ağız boşluğunun arkasındaki kısmı (anatomi terimi). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Orofarinks. Yutağın ağız boşluğuyla ilgili olan, epitel katmanı çok katlı yassılık gösteren ve lamina propriyada serömüköz bezlerin yer aldığı kısmı.

Biffs : Yumruk. Yumruklamak. Yumruk atmak. Am. Çarpmak. Bıff. Darbe. Yumruk vurmak. Vajina.

Beetled : Tokmaklamak. Çomak. Böcek. Çıkıntı yapılmış. Çıkıntı yapmak. Çakmak. Tokmak. Sarkmak. Dışa doğru çıkıntılandırılmış. Kınkanatlı böcek.

Balkiness : İnatçı olma durumu. Hırçınlık.

Lingua : Dile benzer yapı. Dil.

Beat out : Ritim tutmak. Vura vura söndürmek. Çalmak (tamtam vb.). Çekiçlemek.

Tongue : Uzantı. Lisan. Dil. Konuşmak. Söz. Konuşma. Dil vuruşu yapmak (çalgı). Ahşap geçmenin çıkıntılı kısmı. Ayakkabı dili. Zıvana dili.

Biffing : Yumruk atmak. Vajina. Am. Darbe. Bıff. Yumruk vurmak. Yumruklamak. Yumruk. Çarpmak.

Threap synonyms : upper respiratory tract, luschka's tonsil, gustatory organ, tonsilla pharyngealis, pharyngeal tonsil, pharyngeal recess, third tonsil, digestive tube, tonsilla adenoidea, gi tract, yellow peril, denominates, entitles, neck, frowardness, bullheadedness, boff, denominated, bastes, intitling, entitle, stickle, gastrointestinal tract, tastebud, inflexibleness, denominating, dourness, batter, intractability, baste, cussedness, bash up, bullishness.

 

Threap zıt anlamlı kelimeler, Threap kelime anlamı

Ordinal : Sıra gösteren. Derece gösteren. Sıra sayısı. Sıralı. Takımla ilgili. 2. Takıma ait (biyoloji terimi). Sıra sayı gösterimi 1. Takıma ait. Sıra belirten.

Right : Yolunda. Haklı çıkarmak. Sağa. Çeki düzen vermek. Dosdoğru. Doğru. Düzgün. Hak. Telafi etmek. Tam olarak.

Threap ingilizce tanımı, definition of Threap

Threap kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be pertinacious. To contend obstinately. A pertinacious affirmation. To call. An obstinate decision or determination. To name.