Threaped türkçesi Threaped nedir

Threaped ingilizcede ne demek, Threaped nerede nasıl kullanılır?

Threap : İnatla uğraşmak. Adlandırmak. Vurmak. Dövmek. İnatçılık. İnatlaşmak. İnatçılık etmek.

Thread : Yiv. İplik geçirmek (iğneye). Lif. Arasından geçmek. Filmi projeksiyon makinesine takmak. Tel. Pafta çekmek. Film şeridini takmak. İnce çizgi. Geçirmek.

Thread a needle : İğneye iplik geçirmek.

Thread a screw : Vidalamak. Bir vidada vida dişi açmak. Vidayı döndürmek. Vida dişi açmak. Vidada diş açmak.

Thread beads : Boncukları ipe dizmek.

Thread like horns : İplikboynuzlular. Gövdeleriyle birlikte bütün vücut parçaları ince uzun yapılışta olan çiftekanatlılar topluluğu. a. bk. sivrisinekler.

Thread maker : İplik yapan.

Thread like : İpe benzeyen. İp kadar ince.

Thread dispatching : İş parçacığı işlemci zamanlaması.

Thread of life : Yaşam bağı. Hayat ipi. Son yaşam belirtisi. Son hayat kırıntısı.

İngilizce Threaped Türkçe anlamı, Threaped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Threaped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Designates : Düzenlemek. Belirlemek. Tayin etmek. Görevlendirmek. İsimlendirmek. Atamak. İşaret etmek. Göstermek. Tanımlamak.

 

Birches : Huş ağacı. Kamçılamak. Dökmek. Huş. Sopalamak. Falaka sopası. Sopayla dövmek. Betula. Değnekle vurmak.

Contumacy : Başkaldırı. İsyankarlık. Mahkeme emrine riayet etmeme. Mahkeme davetine uymama. İnat. Mahkeme emrine uymama. Serkeşlik. Asilik. Mahkemeye çıkmayı reddetme.

Be : Var olmak. -dı. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Olmak. -dir. Durmak. Bulunmak. -dır. Berylliumb (berilyum). Kalmak.

Dubs : Düzeltmek. Ünvan vermek. Sözlendirmek. İsim vermek. Dublaj yapmak. Deriyi yağlayıp yumuşatmak. Seslendirmek. Filmi çekimden sonra seslendirmek.

Biffing : Yumruk. Yumruklamak. Bıff. Çarpmak. Am. Vajina. Yumruk vurmak. Darbe. Yumruk atmak.

Offer : Ortaya çıkmak. Sunmak. Gerek. Alıcıya, aranılan özelliğinde satılacak mal olduğunu ederiyle bildirme. genel olarak satılacak mal için ederleriyle birlikte aracıya ve alıcılarına bildiride bulunma. İcap. İkram etmek. Vermek. Teklif vermek. Bildirmek. Takdim.

Dub : Ad takmak. Düzeltmek. Ünvan vermek. Asıl kuşağın karşıt niteliğindeki benzeri. asıl filmin, çeşitli amaçlarla kullanılmak üzere hazırlanmış benzeri (bu anlamda hep pozitif eşlem anlatılır). (bir negatifin eşlemi pozitif, bir pozitifin eşlemi negatifidir.). İsim vermek. Seslendirmek. Dublaj yapmak. Sözlendirmek.

Attack : Saldırı. Akın. Üstüne varmak. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Aşındırmak. Doğrudan doğruya sayı kazanmak amacıyla yapılan hamle. Yakalanmak. Koyulmak. Saldırıda bulunmak. Çatmak.

Threaped synonyms : intractableness, beat, cussedness, belabor, hardheadedness, bastinadoes, endanger, beetled, beat up, intitle, biff, biffs, denominate, dourness, jeopardize, peril, designate, bullishness, crabbedness, designating, doggedness, batters, beats, birch, beating up, call, beetle, banged, boff, intitling, name, biffed, entitle.

 

Threaped zıt anlamlı kelimeler, Threaped kelime anlamı

Unprocessed : Geliştirilmemiş. İşleme tabi tutulmamış. İşleme konulmamış. İşlenmemiş.

Untreated : İyileştirilmemiş. Bakımı yapılmamış. Ham. Tedavi edilmemiş. Tedavi edilmeyen. Müdahale edilmemiş. Arıtılmamış. İşlenmemiş.

Stay in place : Yerinde kalmak.