Thrilled türkçesi Thrilled nedir

Thrilled ile ilgili cümleler

English: His story thrilled me with horror.
Turkish: Onun hikayesi beni korkudan titretti.

English: I can't tell you how thrilled I am.
Turkish: Ne kadar heyecanlı olduğumu sana anlatamam.

English: Ali will be thrilled to see you.
Turkish: Ali seni görmekten heyecanlanacak.

English: Everybody was thrilled by his story.
Turkish: Herkes onun hikayesi tarafından çok heyecanlandı.

English: He's thrilled with his new job.
Turkish: O, yeni işinde heyecanlanıyor.

Thrilled ingilizcede ne demek, Thrilled nerede nasıl kullanılır?

Be thrilled : Çok sevinmek. Etkilenmek.

Thriller : Heyecanlı kitap. Polisiye hikaye veya roman. Heyecanlı oyun. Heyecanlı film. Heyecanlı hikaye.

Thrillers : Heyecanlı film. Heyecanlı hikaye. Heyecanlı oyun. Polisiye hikaye veya roman. Heyecanlı kitap.

Espionage thriller : Casusluk hikayesi. Şüpheli ve merak uyandıran casus hikayesi.

Thrill : Heyecanlandırmak. Korku. Heyecan verici şey. Heyecan. Titremek. Titreme. Büyük heyecan duymak. Büyük heyecan. Etkilemek. Çok heyecanlandırmak.

Thrift shop : Hayır kurumu mağazası. Yardım amacıyla genellikle bir hayır kurumunun yönetiminde satış yapan mağaza.

Thriftier : Hesaplı. Kanaatkar. Verimli. İdareli. İdareci. Tutumlu. Gür. Tasarruflu.

 

Thrice : Üç kere. Tekrar tekrar. Üç kez. Üç defa.

Thrift institution : Tutumluluk kuruluşu. Ekonomi enstitüsü. Tasarruf kurumu. Biriktirmek için para yatırılan kuruluş.

Thrift : Ekonomi. Tasarruf. Azla yetinme. Deniz lavantası. İktisat. Tutumluluk. Tutum. İdare. Gürlük. Deliotu.

İngilizce Thrilled Türkçe anlamı, Thrilled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thrilled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chicken out : Korkup vazgeçmek. Cesaretini yitirmek. Kaçınmak. Korkudan çekinmek. Çekinmek. Tırsmak. Korkmak. Ürkmek.

Flickered : Oynamak. Titreşmek. Titrek ışık veya alev. Alevlenmek. Hızla ve sessizce önünden geçmek. Alazlanmak. Titreme. Çırpınmak. Titreyerek yanmak (ateş). Oynamak (ışık veya gölge).

Dither : Telaşa kapılmak. Panik yapmak. Kararsız olmak. Tereddüd etmek. Eli ayağı titremek. Duraksamak. Eli ayağına dolanmak. Tereddüt etmek. Telaş.

Breathtaking : Nefes kesen. Olağanüstü. Çok heyecan verici. Nefes kesici. Heyecanlandırıcı. Harika. Soluk kesici. Müthiş.

Crazed : Çılgın. Çıldırmış. Gözü dönmüş. Deliye dönmüş.

Bananas : Kaçık. Üşütük. Kaçırmış. Çılgın. Deli.

Astir : Uyanmış. Ayakta. Hareket halinde. Uyanık. Heyecan içinde. Kalkmış. Harekette.

Concerns : Kaygılar. Endişelendirmek. Kaygılandırmak. Ait olmak. Karışmak. İlgilendirmek. İlişkisi olmak. İlgi.

Emotionalize : Duygulandırmak.

Emote : Duygularını dramatize etmek (argo terim). Duygusal davranmak. Duygu ifade etmek. Heyecana kapılmak.

Thrilled synonyms : aroused, aglow, declamatory, carry away, electrified, adrenalised, agog, worked up, enflamed, get carried away, fibrillated, affects, dictates, dictate, enamoring, enflame, fibrillate, affect, exalting, colour, flushes, working up, bickered, ferment, act on, enchafing, bicker, chill, enflames, fluttered, empierce, concern, get excited.

 

Thrilled zıt anlamlı kelimeler, Thrilled kelime anlamı

Unexcited : Heyecansız.