Thrown in türkçesi Thrown in nedir

  • Eklemek.
  • Birbirine geçirmek (dişli vb.).
  • Cabası olarak vermek.
  • Dahil etmek.

Thrown in ile ilgili cümleler

English: History books write that after the Mongol invasion of Baghdad, many books were thrown into the Tigris River and therefore the colour of the river turned blue with the ink of books.
Turkish: Tarih kitapları Moğolların Bağdat'ı işgalinden sonra birçok kitabın Dicle Nehri'ne atıldığını ve bu yüzden nehrin renginin kitapların mürekkebiyle maviye döndüğünü yazıyor.

English: The earth was thrown into chaos.
Turkish: Dünya kaosa yönlendirildi.

Thrown in ingilizcede ne demek, Thrown in nerede nasıl kullanılır?

Thrown : Atılmış. Fırlatılmış. Bükülmüş. Bükülmüş (ipek). Atılan.

In : Gelmiş olan. Olarak. İçinde. Halinde. İç. İçeri. Tutulan. Çok moda olan. Da. Dahili.

Be thrown into prison : Tutuklanmak. Cezaevine konulmak. Hapse atılmak.

Thrown a fit : Kriz geçirmek.

Thrown away : Çöpe atılmış. Kaçırmak.

Thrown out : Reddetmek (tasarı). Çıkma yapmak (inşaat). Saçmak. Savurmak (tehdit). Çıkarmak. Dışarı atmak. İleri sürmek. Sürmek (bitki). Yaymak. Söylemek.

İngilizce Thrown in Türkçe anlamı, Thrown in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thrown in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Affix : Tutturmak. Basmak (damga). Pul yapıştırmak. Takmak. Son ek veya ön ek. Ek. Yapıştırmak. Bağlamak.

Adjoins : Katmak. Yan yana olmak. Yan yana koymak. Bitişik olmak. Bitiştirmek.

Embody : Bir bütün halinde toplamak. Cisimleştirmek. İçine almak. Belirtmek. Şekillendirmek. Katmak. Bünyesinde barındırmak. Kapsamak.

Annexes : Müştemilat. Katmak. Eklentiler. Habersiz almak. Topraklarına katmak. İlave etmek.

Build in : Gömme olarak yerleştirmek. Sabit olarak yerleştirmek.

Incorporates : Katmak. Anonimleşmek. Gerçek değerle hesap edilen değer arasındaki fark. Birleşmek. Birleştirmek.

Throw in : Yandışına çıkan topun, elle baş üzerinden geçirilip arkadan öne doğru oyun alanına atılması. (satılan bir şeyin yanında bir şeyi ücretsiz) vermek. Taç atışı. Verginsiz sağlamak. İlave etmek. Yandışı atışı.

Incorporate : Firma kurmak. İçermek. Kapsama dahil etmek. İçine almak. Birleştirmek. Katılmak. Bünyesinde toplamak. Tüzel. Anonim şirket haline getirmek.

Affixes : Atmak (imza). İliştirmek. Takmak. Basmak (damga). Yapıştırmak (pul).

Accrete : Ekli. Büyümek. Yapışmak. Artmak. Eklenip büyümek. Katılımlarla büyümek. Birleşmiş. Birleşmek.

Thrown in synonyms : add, affixing, count in, incorporating, annexing, accretes, annex, add on, add up to, integrates, integrate, include, embodies, includes, append, attach to, adjoin, add to, accreted.